Casusluk iddianamesi: Aynı örgütteler ama birbirlerini pek de tanımıyorlar

‘Casusluk’ iddianamesine giren telefon mesajında Hüseyin Gün Necati Özkan’a “Birbirimizi iyi tanımıyor olsak da aynı düşüncelere sahip olanların zor zamanda birbirine destek olması gerektiğine inanıyorum” diyor.

Casusluk iddianamesi: Aynı örgütteler ama birbirlerini pek de tanımıyorlar

ÖZEL HABER

GAZETE PENCERE - Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan ‘siyasal casusluk’ iddianamesinde, şüphelilerin 20 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmaları talep edildi. İddianame şüphelilerinden Gün’ün, Özkan’a WhatsApp’tan attığı, “Birbirimizi iyi tanımıyor olsak da Jöntürk terbiyesi gereği, aynı düşüncelere sahip olanların zor zamanda birbirine destek olması gerektiğine inanıyorum” sözleri iddianameye delil olarak girdi. Söz konusu ‘delil’, iddianameye göre ‘aynı örgütten’ oldukları ileri sürülen Özkan ve Gün’ün, aslında birbirlerini çok da iyi tanımadıklarını ortaya koydu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkındaki ‘siyasal casusluk’ iddianamesini tamamladı. İddianamede, 4 kişiden oluşan ve ‘istihbari örgüt’ mensubu olmakla suçlanan şüphelilerin 20 yıla kadar hapisleri istendi. İddianameye giren 10 Mart 2025 tarihli bir WhatsApp görüşmesi, ‘casusluk örgütü’ üyesi olmakla suçlanan şüphelilerine aslında birbirlerini çok da iyi tanımadıklarının delili oldu. Gün ve Özkan arasında geçen ve iddianamede yer verilen WhatsApp görüşmelerinin büyük bölümü; 2019 yılının Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ait. Gün ile Özkan arasında 3 Eylül 2019’dan sonra herhangi bir yazışma bulunmuyor. Aradan geçen 6 yılın sonunda ortaya çıkan Gün, 10 Mart 2025’te Özkan’a bir mesaj atıyor.

‘ÖZKAN, GÜN’E 1 GÜN SONRA YANIT VERİYOR’

İddianamenin 71’nci sayfasında yer alan mesajda, Gün’ün Özkan’a, “Necati Bey; uzun zaman oldu konuşmayalı. Hatırlayacağınız üzere, en son diyaloğumuz Eylül 2019. ‘Umarım afiyettesinizdir’ demek isterdim, ancak size karşı yürütülen akıl dışı komplo çabalarını yeni duydum. Çok geçmiş olsun. Yardımcı olabileceğim bir şey varsa, lütfen çekinmeden söyleyin. Bunu tüm samimiyetimle iletmek istiyorum. Birbirimizi iyi tanımıyor olsak da Jöntürk terbiyesi gereği, aynı düşüncelere sahip olanların zor zamanda birbirine destek olması gerektiğine inanıyorum. Hüseyin” dediği görülüyor. Özkan’ın Gün’e, 11 Mart 2025’te, “Teşekkürler Hüseyin Bey. Dostluğunu yeter. Selam ve sevgi,” şeklinde kısa ve matbu bir yanıt verdiği de iddianamede yer alıyor.

ÖZKAN: 23 HAZİRAN 2019 SEÇİMLERİNDEN SONRA TÜM İLİŞKİYİ SONLANDIRMIŞIZ

Özkan, casusluk soruşturması ve Gün’le irtibatı hakkında T24’ten Cansu Çamlıbel’e, 17 Kasım 2025’te röportaj vermiş ve özetle, “Hüseyin Gün ile seçim öncesi bir kez görüştüm. Zihnimde kalmış olan tek görüşme de o; 11 Haziran 2019’da benim ofisime ‘manevi anne’, ‘anne’ veya ‘mami’ diye hitap ettiği Seher Alaçam’la yaptığı tanışma ziyareti. 23 Haziran seçimlerinden tam bir ay sonra hem beni tebrik etmek hem de proje satışı ve sunumu için desteğimi istemek üzere bir öğle yemeğinde buluşmuşuz. Hatırladığım kadarıyla sonra sunumu yapmıştı. Sonrasında, biz kendilerine projelerinin yetersizliği ve önerdikleri bütçenin afakiliği nedeniyle teşekkür edip tüm ilişkiyi sonlandırmışız. Bir de Ekrem İmamoğlu ile çok kısa bir tebrik ziyareti ve fotoğraf çekimi yapılmış” ifadelerini kullanmıştı.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar