Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın savunmasının tam metni
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar savunmasını yaptı "Aziz İhsan Aktaş‘tan 300 bin dolar ben para almadım." dedi
GAZETE PENCERE - Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı organize suç örgütünün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla, 33'ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşmasının ikinci günü, sanık savunmalarıyla başladı. Savunma yapanlardan biri de Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar oldu.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında tutuklu yargılanan CHP'li Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın savunmasının tam metni şöyle:
Başkanım ben 2024 yılında mart ayında Ceyhan belediye başkanı seçildim.
İhalesi yenilenmemiştir ihsan Aktaş ve yakınlarının şirketlerine usulüne uygun bir biçimde ödeme yapılmıştır şöyle ki aynı tarihte başka firmaların da alacaklari öğrenmiştir yani İsa akkaş ve yakınlarının şirketlerine özel ödemeler değil belediyeden aldığı alacak olan diğer firmalar da aynı şekilde ödemelerini almıştır İhsan Aktaş fiyatı 4 milyon TL olan daireyi 20 milyona aldığını söyleyerek rüşvet verdiğini iddia etmiştir
Ancak yine Aziz İhsan Aktaş babamla ev pazarlığı yaptığını iddia ettiği 25-26 Temmuz’da akrabalarının şirketlerinin belediyeden alacağı sadece 1 buçuk milyondur. Yani akrabaların şirketten akrabalarının şirketlerinin belediyeden alacağı olan 1 buçuk milyondur. Tapuyu aldığı tarihte ağustos ayında yine alacağı 1 buçuk milyondur. Sayın başkanım Aziz İhsan Aktaş kasım ayında 300.000 dolar verdiğini iddia ediyor o tarihte ise şirketlerinin belediyeden alacağı 1 kuruş ödeme yoktur yani başkanım bir insan 1 buçuk milyon alacağı için 20 milyon TL ödeme yapar mı? Kasım ayında 1 kuruş alacağı olmayan şirketinin tahsili için 300.000 dolar verir mi? Sayın başkanım temmuz ayında yapılan ödemenin rüşveti 4 ay sonra mı ödenir? Yani veresiye rüşvet mi olur?
Belediyenin temmuz ayında ödediği şirket alacağını rüşvet konusu bana kasım ayında ödenmiş yani 4 ay sonra bunu sizin yorumunuza bırakıyorum. Savcının yaptığı araştırmalar sonucunda dahi iddianamede belirttiği gibi bir dairenin değerinin 7 buçuk milyon olduğu tespit edilmiş olup yine savcının yaptığı değer tespitinden bu dairelerin toplamların 15 milyon olduğu tespit edilmiştir.
Bu daireler iki bağımsız bölümden oluşup tek daire haline getirilmiş son derece lüks özel tasarım ve ful eşyalı dairelerdir. Savcılığın bile iddianamesinde çıplak haliyle 15 milyon TL olarak belirttiği daireler, babam ful eşyalı bu özel tasarım daireyi Aziz İhsan Aktaş’a 15-16 milyona satmıştır.
DEVLET KAYITLARINDA VAR
İhsan Aktaş ifadesinde 20 milyon TL’ye evleri satın aldığını söylemiştir. 20 milyon TL’yi de 4 milyon tapuda 6 milyonu ayrıca ve 300 bin dolar olarak, 300bin dolar ödemiş olmak üzere ifade ediyor. İhsan Aktaş’ın yaptığı 6 milyonluk ödeme dairelerin satışları ile alakalı değildir. Yine babam tarafından kendisine 01 CYH 04 plakalı aracın kasko değeri yine savcılık tarafından tespit edildiği üzere 12 milyon TL olup ama 6 milyona satılmıştır. Aracın trafik devri yapılmış trafik devrinden önce de fiziki olarak teslim edilmiştir. Araç Aziz İhsan Aktaş’lar tarafından kullanılmış olup HGS, mobese ve trafik cezaları ile bu devlet kayıtlarında da görülebilir.
Aziz İhsan Aktaş’ın iddia ettiği gibi araç, bırakın değerinden fazlaya satılmayı piyasa değerinin altında kendisine satılmıştır.
Sayın başkanım bu anlattığım ifadeler bu anlattığım rakamlar savcılığın tespiti sonucu dosyaya girmiştir. Aziz İhsan Aktaş‘tan 300 bin dolar ben para almadım. Eğer İhsan Aktaş‘tan bu parayı almış olsaydım aldığımı söylerdim çünkü burada babamla yaptığı bir ticaret vardı.
Babam daireyi kendisine satmıştır, kendisine daireyi sattığını söylüyor da ben bu parayı aldı mı diye inkar edeyim. Bir suçu yok ki babam daire satmış ve bu daireyi sattığını söylüyor. Aziz İhsan Aktaş babama sadece 4 milyon TL ödeme yapmıştır ben 300 bin dolar almış olsaydım bunu inkara gerek olmadığı gibi kendisine ve değeri 16 milyon olan, satılan iki adet daire karşılığında olan dairenin parasını da aldığımı söylerdim.
Türkiye’de ticaret yapmak suç değildir eğer dediği gibi 4 milyonluk daireyi 20 milyona almış olsaydı bu suç olurdu ama dairenin değeri savcılık tespit ettiği gibi 16 milyondu bu da savcılık tespitidir.
Babam zaten ev sattığını kabul ediyor. Ayrıca belirtmek isterim ki ben babamın hiçbir ticari ilişkisine dahil olmadım çünkü babam birçok alanda faaliyet gösteren şirket sahibidir. Türkiye çapında müteahhitlik yapmaktadır. Ceyhan ticaret borsa başkanıdır ayrıca başarılı bir işadamıdır. Babam Aziz İhsan Aktaş ile yalnızca ticaret yapmıştır. Aziz İhsan Aktaş uygun bedellerle yapılan bu ticaretin kazanan tarafıdır. Bugüne kadar babamın hiçbir ticaretine müdahil olmadığım gibi ben gözaltından sonra bu hususlara vakıf olmak zorunda kaldım.
NASIL TANIŞTIK
Şimdi izninizle Aziz İhsan Aktaş‘la nasıl karşılaşıp tanıştığımı anlatmak istiyorum. Sayın başkanım Aziz İhsan Aktaş ile ilk karşılaşmam babamın yapmış olduğu Alara My World isimli tatil sitesinde olmuştur. Kendisi babamın sitesinde daire bakmış, daireyi beğendiğini söylemiş ve komşu olacağımızı söylemiştir. Ben de o sitede oturmaktayım, bundan dolayı aramızda komşuluk ilişkisi başlamıştır. Kendisi İstanbul’da yaşadığından dolayı ben de bir etkinlik için İstanbul’a gittiğimde kendisine bu komşuluk ilişkisinden dolayı iadeyi ziyarette bulundum.
İfadesinde otel ücreti konaklama hususunu da belirtiyor o konuyu da gelince başkanım, benim kendisinin otel ücretini ödediğiniğinden haberim yoktu. Soruşturma esnasında öğrendim ve daha sonra otel ücretini de iade ettim. Zaten restorandır, oteldir bu işlemleri rezervasyonları benim yardımcılarım yapar. Onlar öder ben sadece girer çıkarım. Soruşturma esnasında öğrendikten sonra bu konuyu yardımcıma sordum, kendisi ödemek için iletişime geçtiğini ödendiğini ona ilettiklerini o da benim ödediğimi zannettiğini söyledi, bu konuyla böyle bir açıklık getirmek istiyorum.
Ankara ziyaretime gelince Aziz İhsan Aktaş aynı sitede bizim komşumuzdur, kendisi babam hastaneye yattığında, amcam vefat ettiğinde ailemizin kötü günlerinde her zaman yanımızda olmuştur. Ama biz de hem insan olarak hem bir komşuluk ilişkisi hem de bunların bir gereği olarak zaten tanımadığım insanların cenazelerine düğünlerine gidebilir, bana gelen komşulara Ankara’da iadeyi ziyaretlerde bulundum.
İfadenin başından bu yana özetleyecek olursam Aziz İhsan Aktaş‘a iki adet daire bir araba satılıyor, toplam değeri 22 milyon değerinde. Aziz İhsan Aktaş’ın ödemesi ise 4 milyon. Daireler için 6 milyon, araba için ödemedi ama onun ödediğini farzedelim 300 bin dolar ödemiş olsun toplam 20 milyondur.
O dönem tarihi ile Aziz İhsan Aktaş 20 milyon ödediğini iddia ediyor, zaten iki daire ve bir aracın fiyatı savcılık tespiti ile de 22 milyondur. Yani soruşturmada iddianamede konu olan değerinden yüksek ve kimseye zorla bir şey satılmamıştır. Bir şeyi değerinden bir şey değerini satmak için de belediyenin gücüne ve de babamın ticaretinde bana ihtiyacı yoktur. Sayın başkanım Aziz İhsan Aktaş bu ticarette daha 2 milyon TL ödemesi gerekiyor.
Aldığı malların bile bedelini ödemeyen adam Aziz İhsan Aktaş’ın verdiği rüşvet nerede? Rüşvet verdim diyor ama rüşvet verdiğini söylediği para bile malların bedelini karşılamıyor. Çünkü ortada bir rüşvet yok ortada bir ticaret vardır. Bu ticaret benim dışımda gelişmiştir, tüm deliller ve dosya kapsamına bakıldığı zaman başkanım ben suçsuzumdur. 9 aydan bu yana tutukluyum. Operasyon yapıldığında evde yoktum operasyon olduğunu öğrendikten sonra kendim gidip teslim oldum. Kaçma şüphem yoktur ben belediye başkanıyım.
Bu ülkeden kovsalar da ve hiçbir yere gitmem o yüzden kaçma şüphem de yoktur. Yargılama esnasında önce tahliyemi sonra beraatımı istiyorum.
Kaynak:Haber Merkezi