AK Parti'den CHP'ye 6.9 puanlık kayma var: Özel, oy oranlarını canlı yayında açıkladı

CHP lideri Özgür Özel, Türkiye Raporu Direktörü Can Selçuki'nin son araştırmasında AK Parti'den CHP'ye 6.9 puanlık bir oy kayması olduğunu belirtti. Özel, "Yerel seçimde biz AK Parti’den çok alamadık ama bu seçimde biraz daha iyi bir noktadayız" dedi.

AK Parti'den CHP'ye 6.9 puanlık kayma var: Özel, oy oranlarını canlı yayında açıkladı

GAZETE PENCERE - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karar TV'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, en düşük emekli aylığının 20 bin lira olarak TBMM'den geçmesine ilişkin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye çağrı yaptı.

Özel şunları kaydetti:

"Meclis'teki aritmetiğe bakıldığında AK Parti'nin 275 milletvekili var, MHP'nin de 47 milletvekili var. Bir arada çoğunluğu sağlayıp istedikleri her kanunu geçiriyorlar. AK Parti ile MHP bir olunca biz hep azınlıktayız. Emekliler arasında bu rakama bir infial oluştu. Bütün partiler tepki verdi. Bahçeli de, 'Bu bir sefalet ücretidir' dedi. 'Herkes sözünü tutarsa siz çoğunluktasınız' dedim. MHP'den herhangi bir itiraz gelmedi evvelki güne kadar. 'Biz ittifak ortağıyız ama iktidar ortağı değiliz, CHP bu maaşlar üzerinden aramıza nifak sokmaya çalışıyor' dendi. Biz öyle bir şey yapmıyoruz.

İstediğimiz şey de çok büyük bir şey değil. 2019 yılı dahil en düşük emekli maaşının iki katıydı ortalama emekli maaşı. Bugün 23/20. Bütün emeklileri tabanda birleştirdiler. Birkaç yıl sonra bütün emekliler en düşük emekli maaşını alır hale gelecekler.

"DEVLET BEY BÜYÜĞÜMÜZ, BİR BÜYÜKLÜK YAPSIN"

Bizim önergemiz reddedildi. Biz, '28 bin lira' dedik. Gerçekçi olmasa bile gerçekçi olanı onlar söylesin. Devlet Bey büyüğümüz. Bir büyüklük yapsın. Tırnak içinde raconu kessin. Desin ki, 'Bunun oluru 24'. Devlet Bey'in hatrı için 20 binin üzerindeki her rakama oy vereceğiz. Biz bu 20 bin liraya 'hayır' oyu vereceğiz. Geçen hafta biraz ümitliydik ama Devlet Bey'in bu yaklaşımıyla ümitlerimiz kırıldı."

“BİRİNCİ PARTİYİZ”

“Cumhuriyet Halk Partisi, emeklilerin partisi değildi. Hatta bir ara şöyle bir şey olmuştu, hatırlayın, Kemal Bey noterden taahhüt verdi emekliler için. Tayyip Bey de sonra dedi ki ‘O taahhütname verdi, emekliler oyu bana verdi.’ Yani Tayyip Bey o zaman çok emindi emeklilerden oy aldığına. Zaten şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’nin birinci parti olmasını sağlayan en önemli dinamikler, bir belli bir yaş grubunda ve özellikle emeklilerde 55 yaş üstünde açık ara birinci parti olmasıdır. 18-25 yaş arasında açık ara birinci parti olması, bunun yanında düşük eğitim ve onlar zaten çok atbaşıdır, düşük gelir seviyelerinde ilk kez birinci parti olması. Burada açık ara değiliz. Ama ilk kez birinci partiyiz. Hep CHP eleştiriliyordu işte ‘siz elitlerin partisisiniz’ filan. Tabii orada Meclis’e giderseniz, AUDİ’lerin nasıl yer değiştirdiğini de görürsünüz. En mütevazı arabalar CHP’lilerde, en fiyakalı arabalar AK Partililerde artık. Ama bu süreçte düşük gelir seviyesinin, yüksek yaş grubunun, emeklilerin ve gençlerin birinci partisi olmasıyla, birinci partisi olma pozisyonumuzu güçlendiren dört ana kolon bu.”

“KARARSIZLAR DA CHP’YE GELİYOR”

(Partinin oy oranında bir direnç noktası var mı?) “Mesela biz nerede birinci değiliz? Ev hanımlarında birinci değiliz. Farkı kapatıyoruz ama hala AK Parti birinci. AK Parti döneminde istihdam olmuş devlet memurlarında ve AK Parti döneminde iş bulmuş kişilerde, AK Parti döneminde işe girmiş kişilerde yani beyaz, mavi, gri yakalılarda en yakın buradayız. İş kuranlarda biraz daha gerideyiz. AK Parti döneminde devlete girmiş olanlarda daha gerideyiz. Ayrıca 18-25 yaş arası öndeyiz ama 25-35 yaş arası kafa kafayız. 45-55 yaş arası AK Parti önde. Bunlar da bizim her gün baktığımız kırılımlar. Bütün seçmen gruplarında emeklilerde olduğu kadar önde olsak, zaten dediğiniz cam tavan tuzla buz olur. Yüzde 45 bandında olur CHP. Şimdi CHP nerede onu söyleyeyim samimiyetle. Düzenli olarak takip ettiğimiz 9 anket firması var. Düzenli derken örneğin kimi takip etmiyoruz? Referandum akşamı herkes sonuçları yüzde 51 - 48 arasında bulurken yüzde 64 bulan firmaya bakmıyoruz. Yerel seçimlerde son ana kadar ‘AK Parti, CHP’nin elindeki 11 büyükşehirin 16’sını alıyor, CHP 5’e düşecek’ deyip de seçim gecesi büyük yanılana bakmıyoruz. Ama 9 tane her ay ya da 2-3 aylık. Mesela Panorama Ağustos’ta yapmaz. Yılda 2 ay yapmıyor yanılmıyorsam. Her ay yapanları ya da yılda en az 2 ayda bir de olsa düzenli bir trendi olan bütün firmaları arkadaşlar bir de denek sayılarına göre de ağırlıklandırarak bir trend çıkarıyorlar. Orada AK Parti geçen yılı kararsızlar dağıtılmadan, yüzde 28,5 filanla tamamlıyordu. Cumhuriyet Halk Partisi de 32,7 yani 33 ile tamamladı. Oraya baktığınızda aslında 4,2 puan gibi bir fark var. Kararsızlar dağıtıldığında,, bu kararsızları nasıl dağıttığınız önemli. AK Parti dediğiniz rakamlara, yüzde 36-37-38’lere filan geliyor. Ama Tayyip Bey’in deyimiyle bir de kararsızları ‘silkelemek’ var. Yani kararsıza gidip ikinci, üçüncü soruyla ‘Kime kesin oy vermezsin? Kime oy verebilirsin?’ diye bakınca bu bazen CHP’yi yüzde 30-40-41 bulan, AK Parti’yi yüzde 32-33’lerde bulan ve farkı 8 puana çıkaranlar da o kararsızların silkelenmesi. Onu efendim işte ‘Korkuyorlar’, ‘Daha var. Bakalım, görelim, ne vaat edecekler? Hemen oraya gitmeyelim’ diye düşünenlerle, kararsızların AK Parti'ye dönme refleksi CHP’ye gelme refleksinden yarı yarıya düşük. Dört kararsız varsa, ikisi CHP’ye geliyor, biri AK Parti’ye gidiyor, biri kararsızda kalıyor. Kararsızlarla ilgili bir zorlama, ikinci, üçüncü, dördüncü sorularla yapılırsa. Ben genel olarak pozisyonumuzu kötü görmüyorum. Yüzde 35 bandındayız, önümüz açık. İleriye doğru gideriz diye düşünüyorum.”

“AK PARTİ’DEN 6,9 PUANLIK KAYMA GÖZÜKÜYOR”

(CHP, yerel seçimlerde AK Parti’den gelen oyları tutabiliyor mu?) “AK Parti’den bize genel seçimlerde yüzde 1.7 gibi bir oy gelmişti o oy geçişlerini gösteren. Daha çok yerel seçimlerde kaymalar böyle doğrudan yerine, bize AK Parti’den gelen oydan çok yerel seçimlerde seçmen bizim Türkiye İttifakı diye söylediğimiz çizgide ve kendi partisinin adayının olmadığını ya da şanslı görmediği noktada bize destek vermişti. O duruyor. Ama yerel seçimlerde olmayan, örneğin Can Selçuki’nin araştırması dün yayınlandı. Mesela yerel seçimlerde bize AK Parti’den geçiş yüzde 7,1’ydi. Can Selçuki yüzde 6,9 olarak ölçmüş. Yani yerel seçimde gelmeyen bir kısım geliyor. Yerel seçimde gelen bazı oyların geri gitmesi çok normal. Örneğin DEM seçmeni. Adayı olmayan yerde bize oy verdiler ama genel seçimde kendisine oy verir. Ama Cumhurbaşkanı adayında kim kendisine daha yakınsa ya da geleceği açısından görüyorsa öyle verir. O yerel seçimden gelen oyu… Bugün yerel seçime yakın bir oydayız. Ama ‘Yerel seçimde oy veren herkesi biz tuttuk’ diye bir şey söylersek, DEM seçmenine... İYİ Parti’nin AK Parti olmasın diye… İşte Balıkesir’de aldığımız sonuç, Manisa’da, Trakya’da, Antalya’da aldığımız sonuçlar İYİ Parti’den gelen seçmen. Yerel seçim dinamiği içinde gelmişti. Bir kısmı tekrar bizi tercih edebilir. Bir kısmı partisine dönebilir. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi’nden, yine söylüyorum. Can Selçuki’nin evvelsi gün yayınlanan son araştırmasında 6,9 puanlık Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir kayış var. Yani yerel seçimde biz AK Parti’den çok alamadık ama bu seçimde biraz daha iyi bir noktadayız.”

“LİSTELERDE TESETTÜRLÜ, BAŞÖRTÜLÜ MİLLETVEKİLLERİ GÖRECEKSİNİZ”

(CHP’nin merkez parti haline gelmesi ve açılımlara ilişkin olarak) “Burada samimi kanaatimi söyleyeceğim. Aslında bu açılım - maçılım meselesi, lider için şöyle konforlu bir şey. Bu liderlik algısını pekiştiren bir şey. Yani ‘Ben yaptım’ filan. Ben bu açılım meselesini şöyle görüyorum. Açmamış bir çiçeği, olgunlaşmamış bir meyveyi ortaya çıkarmak için yaptığınız iş doğal değildir. Doğal olanı onun organik olarak orada açabiliyor olması. Benim Parti Meclisi üyem ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’mdeki Gençlik ve Spor Bakanım, bundan önceki iki yılda da Değişim Kurultayı ile birlikte; Sevgi Kılıç. Öyle ‘Efendim bize de bir başörtülü lazım, tesettürlü lazım’ diye değil de Beykoz’un, Beykoz’un bir köyündendir Sevgi. Beykoz’un köyünden, Beykoz’un CHP siyasetindeki mücadele ile belki de başörtüsünün yarattığı zorluklara rağmen, belli dönemlerde, bugün değil ama ilk başlarda yüksele yüksele gelmiş. İstanbul Gençlik Kolları’na kendini kabul ettirmiş. Değişim Kurultayı’nda irade koymuş. Bir kere delege olmuş, bizimle birlikte hareket etmiş. Sonra da hani alnının teriyle, anasının ak sütü gibi helal. CHP’nin ilk başörtülü Genel Başkan Yardımcısı olmuş kişidir. Veya Emine Uçak. Emine Hanım bizim yerel seçimler sürecinde bizim birlikte çalıştığımız Reform Enstitüsü’nde çok doğru raporlamalar yapan bir arkadaşımız olarak, değişim hareketinin sahadaki hem yerel seçim sürecinde, hem devamında çok faydalandığımız bir arkadaş olarak, hak ederek, benim kendisine teklifimle partimize gelen, Parti Meclisimizde yanılmıyorsam 6 Nisan’dan beri olan… 6 Nisan’da ilk aldık ve 21 Eylül’de bir daha seçildi. Şimdi üçüncü kez seçildi. Böyle bir arkadaşımız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin listelerinde gelecek dönem tesettürlü, başörtülü milletvekilleri göreceksiniz. Ama bu açılım olsun diye değil. Yani olgunlaşmamış bir meyveyi zorla açarak değil. Zamanı geldi artık. Artık bu anormal bir şey değil. Kimse Sevgi’ye bakınca ‘Bu da CHP’nin başörtülüsü.’ Bu onlara da hakaret, partiye de hakaret, Türkiye’ye de hakaret.”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar