Özel'den dikkat çeken 'Erdoğan' uyarısı: Trump ile ilişkisine dikkat çekti
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından CHP'nin başlattığı mitinglerin 79'uncusu Beykoz'da düzenledi. CHP lideri Özgür Özel konuşmasında Erdoğan ve Trump arasındaki ilişkisiye dikkat çekti.
CHP'nin Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitinginin İstanbul'da bu haftaki ayağı Beykoz'da düzenleniyor.
Mitingde CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ilişkin mesajlar verdi.
Mart ayından bu yana 79'uncu kez düzenlenen mitinge yurttaşlar, soğuk havaya rağmen yoğun ilgi gösterdi.
ÖZGÜR ÇELİK KÜRSÜDE
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik kürsüye çıktı. Özgür Çelik soğuk havaya rağmen meydanları dolduran Beykozlulara teşekkür ederek başladı. Konuşmasına "Beykoz'da halk iradesinin gaspını" anlatarak başlayan Çelik, tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'e selam gönderdi. "Beykoz halkının iradesine ihanet edenler" diyerek CHP'den AKP'ye geçen belediye meclisi üyelerini de yuhalayan Çelik, "Tarih bu ihaneti asla unutmaz" dedi. "Bu parti değiştirenler, insanları belediyeden işten çıkarmaya başladılar, insanların ekmeğiyle oynamaya başladılar" diye sözlerine devam eden Çelik "Şunu unutmayın, tarihin karanlık sayfalarında bir kere, yüz kere hain ilan edileceksiniz" dedi.
ÖZEL'DEN BÜYÜK MÜCADELE ÇIKIŞI
CHP lideri Özgür Özel'in konuşmalarından satır başları şu şekilde:
"İmamoğlu Erdoğan'ı yendi, hazmedemediler. Bunu kabullenmeyenler, CHP'yle baş edemeyenler bunda 294 gün önce Ekrem Başkanın evine polisimizi yollayarak sanki bir suçluymuş gibi alarak bir darbeye giriştiler
Yapılan bir sonraki cumhurbaşkanına darbeydi. Direnmekten başka çare yoktu. Bir çağrı yaptık. Her darbenin bir nedeni vardır, bunun nedeni İmamoğlu'nun başkanlığını engellemekti. Gelen seçtiğinize sahip çıkın dedik. 10 gün boyunca toplanmayı gösteri yapmayı yasakladılar.
110 bin kahraman geldi, seçtiğinin arkasında durdu. Oraya akan tüm İstanbullulara selam olsun, helal olsun sizlere. Haklı olan kazanacak, güçlü olan değil haklı olan kazanacak. Bu meydanda ahlaki üstünlük vardır.
Büyük mücadele olacak, haklı olan kazanacak. Biz kazanacağız!
Alaattin Başkan'ın nihayet iddianamesi yazıldı, mahkemeye çıktı, sorulanları cevaplayınca, kumpaslar tek tek dökülünce, mahkemeyi gören hâkim tutukluluğunun kaldırılmasına karar verdi. Köseler kalktı geldi, sizle kucaklaştı. Tam göreve iade zamanı gelmişti ki bir şey oldu. Köseler yokken başkanvekili olan şahsa gel bir anlaşma yapalım dediler. Bir anda 67 bin liralık uçak, yemek parasını cebinden ödeyen adamı, ertesi gün tutuklatıp Silivri'ye götürdükleri günün hemen ertesinde, güya CHP'li olan, Köseler gözaltına alınınca AKP'ye 'irade hırsızları' diyen, 'hırsızları defetmeye geldik diye tweet atan' o kişi, 9 Eylül günü Köseler'in özgürlüğünü takas ederek AKP'ye geçti. Sizin oylarınızı AKP'ye peş keş çekti. Haram zıkkım olsun. İşte bunlar bu ahlakın insanlarıdır. Bunların hazmetme kapasitesi böyledir.
Köseler er ya da geç çıkacak, o belediyeye gelecek. Ne yaparsanız yapın, isterseniz hepimizi alın, isterseniz sonraki seçime kadar içerde tutun. And olsun ki bu ellerimle bu Beykoz el değiştirirken aldığımız Atatürk resmini geri asacağım. Beykoz'daki AKP'lilere söylüyorum: Sizin seçimle kazanamadığınız yere böyle çirkinlikle çökülmesi sizin içinize sinmez. Bu belediyeyi bu hırsızlardan geri alacağım.
Atanmış savcılarla, atanmış hakimlerle belediye alacağımıza 50 yıl daha almayalım daha iyi. Eğer patron milletse, gelin birlikte oy verelim Erdoğan, Beykoz'un önünde tekrar kantara çıkalım, tekrar seçimleri yenileyelim, var mısınız?
"DÜZENLEME GELMEZSE MECLİS'İ TERK ETMİYORUZ"
Aydın'da, Gaziosmapaşa'da, Bayrampaşa'da, Beykoz'da, Söke'de yargı oyunlarıyla belediyelerimizi elimizden aldığını sanıyorsun. Cesaretin varsa buralarda sandığı koyalım, kararı millet versin.
CHP grubu Meclis'te, biz de sokaklarda, meydanlarda emekli için her şeyi yapacağız. 2018'den beri her şeyin fiyatı arttı. Emekli maaşı artmadı. Yarın gerekli düzenleme yapılmazsa Meclis'i terk etmiyoruz.
“EMEKLİ AYLIĞI 2018’DE BİLE ÇOK DAHA GÜÇLÜYDÜ”
“Değerli Beykozlular, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekilleri, emekliler hakkını alana kadar Meclis’te mücadeleye devam edecek. Biz de hep beraber meydan meydan, her çarşamba İstanbul’da, her hafta sonu Türkiye’nin bir başka şehrinde, örneğin bu pazar Denizli’de bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bakın Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 2018’de bin 63 lira olan emekli maaşı bile, yani Tayyip Erdoğan ‘Her şeyi ben halledeceğim’ dediği tek adam rejimini başlattığı günkü maaş bile bugüne göre çok daha güçlü bir maaştı. 2018’de kıymanın kilosu 40 liraydı, şimdi bin lira oldu. Yüzde 2 bin 400 zamlandı. Yani emeklinin kıyma kadar değeri olsaydı, bugün emekli maaşı 26 bin 500 lira olacaktı. 2018’de kaşar peyniri 18 liraydı. Bugün 640 lira. Yüzde 3 bin 450 zamlandı. Yani emeklinin kaşar peyniri kadar Tayyip Bey’in gözünde değeri olsaydı, bugün maaş 37 bin 800 lira olacaktı. Bu yüzden bu 19 bin liralık maaşa, kök maaşları artırıp, seyyanen zam yapılıp insanca bir noktaya getirilmesi için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Türkiye şunu görmüştür: Mücadelenin birbirimize güç verdiği, hep birlikte olduğumuzda kazanmaya yaklaştığımız, karşımızdakilerin dizlerinin titrediğini görmüştür.”
“AÇ, YOKSUL BIRAKANLARA KARŞI MEYDANLARDAYIZ”
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin AK Partililer düşmanı değildir, kardeşidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin düşmanı, AK Parti’nin kara düzenidir. Cumhuriyet Halk Partililerin, MHP’liler düşmanı değildir. Komşularımız, akrabalarımızdır. Ama MHP’nin destek verdiği AK Parti’nin kara düzeni düşmanımızdır. Aç bırakana, yoksul bırakana, işsiz bırakana ve yarınlardan endişe duyurtanlara karşı, Cumhuriyet Halk Partililer bu meydanlarda bütün demokratlarla bir aradadır. Sosyal demokratlar bu meydandadır. Muhafazakar demokratlar bu meydandadır. Milliyetçi demokratlar bu meydandadır. Kürt demokratlar bu meydandadır. Sosyalistler bu meydandadır. Ülkücüler bu meydandadır. Türk milletinin evlatları bu meydandadır. Omuz omuza Türkiye İttifakı bu meydandadır. Şu kadarını söylüyorum: Düşman siyasetinden beslenen Erdoğan bundan sonra bize kötü söylerse kötü söz duyar. Ama Erdoğan’a rağmen AK Partililer, MHP’liler sorunlarının çözümünü duyacaklar. Bizim onları nasıl kucakladığımızı, nasıl yarınlarını güzel yapacağımızı, nasıl AK Parti’den önce 1,5 asgari ücret alıyorsa emekli, yani hiç dokunmasa o hesapla bugün 42 bin lira emekli maaşı alacakken 19 bin liraya mahkum edilen emeklinin partisi vardır, ama bu işin partisi olmaz. Bütün emeklileri, o elleri nasırlı, dirsekleri çürümüş, gözlük camları büyümüş ama bugüne gelince karşısında hürmet yerine haksızlık görmüş emeklileri saygıyla selamlıyorum. Yürekten selamlıyorum. Onlar için çalışacağız, onlar için başaracağız.”
“DÜNYA LİDERİ DEĞİL, YEREL BİR OTOKRATSIN”
“Bir yandan da Erdoğan hem bu kadar kötülüğü yapacak, hem de sonra efendim olur olmaz iler tutmaz işlerle dünya lideri pozlarıyla çıkacak, ‘Efendim açlığı unutun, yoksulluğu unutun, sefaleti unutun. Gelin dünya liderine oy verin.’ Yemişler öyle dünya liderini. Sen bu yaptıklarınla bir dünya lideri değil, yerel bir otokratsın. Tarihe demokrat olarak geçmeyi elinin tersiyle iten ve her türlü kötülüğe tenezzül eden, gelecekte de ‘Sandıkla ama gitmemek için her şeyi yaptı, ama bu millet yakasından silkeleyip attı’ diyecekleri birisin sen. Biz elbette Cumhurbaşkanlığı makamı güçlü olsun isteriz. Ama Erdoğan - Trump ilişkisi Türkiye için büyük bir tehdittir. Erdoğan Trump’tan Türkiye için değil, kendisi için bir gelecek talep etmektedir. Kendi şahsı için korkmakta, şahsi beklentilerini konuşmaktadır. Mal varlığıyla tehdit edilmekte, Trump’ın oğluyla pazarlık etmekte, ülkenin varlıklarını Amerika’ya peşkeş çekmekte, Amerika’dan icazet, cesaret ve güya meşruiyet almaktadır. Buradan Erdoğan’a söylüyorum: Ne Junior Trump’tan, ne baba Trump‘tan, meşruiyet alacaksan Beykoz’dan, Beykoz’dan, Beykoz’dan.”
“ÖYLE BEDAVA SİYASET DÖNEMİ BİTTİ”
“Değerli Beykozlular çıkmış bugün susuzluk sorunu yüzünden CHP’li belediyeleri, Ankara’da Mansur Yavaş’ı suçluyor. Bir kere öyle bedava siyaset dönemi bitti. Şehirlerde suyun şehre getirilmesinden, barajından ve şehre ulaştırılmasından DSİ sorumludur. Belediyeler ise suyun akmasından, dağıtılmasından, şebekeden sorumludur. Geçtiğimiz yıllarda daha 5 Temmuz 2021’de kürsüye çıkan Erdoğan, ‘Gerede sistemiyle Ankaramızın 2050 yılına kadar içme suyunu çözdük’ deyip hava atarken, ikinci etabın açılışında Bakanı ‘Ankara’nın su sorununu 2050’ye kadar çözüyoruz’ derken, o bahsettikleri Gerede sisteminden 2013’te gelenin altında biri kadar bu sene su gelebilmiştir. Bu sene mayıstan ekime Gerede sisteminden bir metreküp su akmamıştır. Bunu yapamayan varsa AK Parti’dir. Ancak ben bu haksızlığı yapmam. 50 yılın en kurak yılında, bütün dünyada kuraklık varken ‘Gerede’den akmayan suyun sorumlusu sensin’ demem. Ama sen bugün çıkar, Mansur Yavaş‘a ‘Ankara’yı susuz bıraktın’ dersen bu çok ucuz siyasettir, bedavaya siyasettir, son derece korkakça ve tamamen sadece milletin aklıyla alay ederek yapılan siyasettir. Buradan bütün Beykozluların huzurundan söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partili belediyelere oy veren kimse verdiği oya pişman olmadı, olmayacak. Bu şehrin yarınlarında da bu ülkenin yarınlarında da Cumhuriyet Halk Partisi olacak. Ekrem İmamoğlu olacak. Mansur Yavaş olacak. Biz olacağız, milletimiz olacak.”
Kaynak:Haber Merkezi