DEM Parti'den Halep tepkisi: Şam'ın tekçi zihniyetine karşı direnenlere dayanışma içindeyiz
Halep'te HTŞ ve SDG arasındaki gerilim sürerken DEM parti Suriye ordusunun yaptığı saldırılara karşı açıklama yaptı
Suriye ordusu, Halep'te Kürt nüfusun yoğun olduğu mahallelerdeki güvenlik noktalarına karşı "kapsamlı savaş" ilan ettiğini duyurdu.
Ordu, Şeyh Maksud ve Eşrefiye bölgelerindeki Suriye Demokratik Güçleri (DSG) mevzilerinin artık doğrudan askeri hedef olduğunu bildirdi. Suriye ordusundan yapılan açıklamada, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde bulunan tüm DSG askeri mevzilerinin Suriye Arap Ordusu için meşru "askeri hedef" sayılacağı belirtildi
Öte yandan sivillerin bir kısmı da bölgeden tahliye ediliyor. Halep’te bu gelişmeler yaşanırken DEM Parti’den yaşanan olaylara ilişkin açıklama geldi.
DEM Parti tarafından yapılan açıklamada “Suriye’yi Şam’da tekçi bir rejime ve anlayışa teslim etme çabaları son derece yanlış, parçalayıcı ve yeni bir çatışmayı tetikleyici niteliktedir. Bu çabalar asla kabul edilemez. Bu çabalar karşısında direnenlerle dayanışmamızı sürdüreceğiz” ifadeleri kullanıldı
Yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
"Şam Yönetiminin dün geceden bu yana Halep’teki Kürt mahalleleri Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ile Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı Beni Zeyd’e yönelik tank, top, obüsler ve dronlarla gerçekleştirdiği saldırılarda Halep İç Güvenlik Güçlerinin yaptığı açıklamaya göre 7 sivil katledilmiş, en az 46 kişi yaralanmıştır. Bu saldırılarda Türkiye’nin desteğini aldığı bilinen Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi gruplarının da yer aldığı belirtilmektedir.
Mahallelerde yaşayan sivillerin temel ihtiyaçlarını aylardır engelleyen Şam Yönetimi ve ona bağlı güçlerin bu saldırıları, Suriye’nin siyasi ve idari bütünlüğüne ve istikrarına açık bir tehdit oluşturmaktadır. Hatırlanacağı üzere 10 Mart Mutabakatı uyarınca 2025 Nisan ayında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Kürt mahallelerinden ağır silahları çekilmiş ve güvenliği yerel asayişe devretmişti. Şam Yönetiminin yürüttüğü bu saldırı hem 10 Mart Mutabakatını hem de 1 Nisan’da yapılan bu anlaşmayı ortadan kaldırmakta, 200 binin üzerinde sivilin yaşamını da tehlikeye sokmaktadır. Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar bir imha operasyonudur. Suveyda’da Dürzilere yapılmak istenen katliamın daha ağırı Halep’te Kürt mahallelerinde yapılmak istenmektedir.
Şunu unutmayalım ki Suriye, Araplara, Kürtlere, Dürzilere, Ermenilere ve orada yaşayan tüm halklara ve inanç gruplarına ev sahipliği yapan bir coğrafyadır. Suriye’de yeni bir çatışma ortamının oluşmamasının en önemli yolu ülkenin demokratikleşmesinden geçmektedir. Türkiye’ye düşen görev de bu demokratikleşme sürecine destek olmak, böyle bir süreci teşvik etmektir. Suriye’yi Şam’da tekçi bir rejime ve anlayışa teslim etme çabaları son derece yanlış, parçalayıcı ve yeni bir çatışmayı tetikleyici niteliktedir. Bu çabalar asla kabul edilemez. Bu çabalar karşısında direnenlerle dayanışmamızı sürdüreceğiz. Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan tüm güçlere çağrıda bulunuyoruz: Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin ve bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıları engelleyin.
Bir kez daha vurguluyoruz ki Suriye’deki kaosun ve çatışmaların son bulmasının tek yolu tüm Suriye halklarının demokratik ve eşit haklar temelinde ortak yönetim oluşturmasından geçmektedir. Bu temelde diyalog sürdürülmeli; askeri, ekonomik ve demokratik entegrasyonun geliştirilmesi için çaba sarf edilmelidir.
Kaynak:Haber Merkezi
