Demirtaş’tan ‘kapatma’ uyarısı
T24 yazarı Şirin Payzın, 4 Kasım 2016'dan beri, yaklaşık 5,5 yıldır tutuklu olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile yazılı yaptığı röportajı t24.com.tr’deki köşesinde paylaştı. Payzın, röportajı, Rusya’nın...
T24 yazarı Şirin Payzın, 4 Kasım 2016'dan beri, yaklaşık 5,5 yıldır tutuklu olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile yazılı yaptığı röportajı t24.com.tr’deki köşesinde paylaştı. Payzın, röportajı, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden önce yaptığını da not düştü. Demirtaş’ın, Payzın’ın sorularına verdiği yanıtlardan öne çıkanlar şöyle:
- Altı muhalefet partisinin oluşturduğu yuvarlak masa için ne düşünüyorsunuz?
Uzun süredir hazırlığı yapılan ve beklenen bir gelişmeydi. Farklı siyasi partilerin bir masa etrafında buluşup konuşabilmeleri önemlidir. Siyasette diyalog ve temas olmadan sorunların çözümü sağlanamaz. Masanın altına, üstüne odaklanmak yerine neyin konuşulduğuna, nasıl konuşulduğuna bakmak lazım.
"HDP'NİN DIŞLANDIĞI GİBİ BİR SONUÇ GÖRMÜYORUM"
- HDP'nin o masada olmamasına siz nasıl bakıyorsunuz?
HDP Eş Genel başkanlarının da ifade ettikleri gibi zaten HDP masada oturma konusunda bir arayış içinde değildi. Ahlatlıbel buluşması daha çok Millet İttifakı ekseninde gelişen bir durumdur. HDP daha önce açıkladığı tutum belgesiyle, mevcut ittifaklarda yer almayacağını duyurmuştu. Dolayısıyla HDP'nin dışlanması gibi bir durum da HDP'nin o masayı koşulsuz desteklediği gibi bir sonuç da görmüyorum.
Altı muhalefet partisi birlikte ittifaka mı evrilirler bilemiyoruz ama kendi iç tartışmalarını bitirip netleştirdikten sonra HDP ile de görüşecek, müzakere yürüteceklerdir. Aksi durum siyasetin doğasına da o masanın iddiasına da aykırı olur.
HDP ise üçüncü ittifakın inşasına odaklanmış durumdadır. Yani bu gidişle, öyle anlaşılıyor ki görüşmeler HDP ile diğer partiler arasında değil, ittifaklar arasında olacaktır. Açıklamalardan da gördüğümüz kadarıyla HDP diyalog için herkese kapıyı açık tutuyor ama gidip kapalı kapılar önünde bir saniye bile zaman kaybetmeyecek kadar ilkeli, onurlu, ciddi bir siyaset yürütüyor.
- İktidarın ve ortağı MHP'nin HDP üzerinden İYİ Parti ve CHP üzerinde kurduğu baskı bir miktar etkili oluyor. İki parti seçmenine mesajınız var mı?
Sadece CHP ve İYİ Parti seçmeni için değil tüm seçmenler ve bütün yurttaşlarımız için şunu söyleyebilirim; iktidarın ayrıştırıcı politikalarına kanmayın. HDP'yi bazı tutum ve söylemlerinden dolayı eleştirebilirsiniz, bunu da anlayışla karşılıyoruz. Ancak HDP tam bir Türkiye partisidir. Birlikten, beraberlikten, demokrasiden yanadır ve kesinlikle barışı savunmaktadır. Bundan asla şüpheniz olmasın ve ülkeyi beraberce el ele vererek düzlüğe çıkaracağımıza yürekten inanın.
"ORTAK ADAYI DESTEKLEMENİN ŞARTLARI OLACAKTIR"
- HDP ve TİP'in ortak adayı destekleme ama seçime ayrı girme kararını nasıl buluyorsunuz?
Bir HDP'li olarak hem doğru buluyor hem de destekliyorum elbette. Ancak ortak adayı destekleme konusu belli şartlar altında olacaktır. O şartlar da geçen eylülde açıklanan HDP tutum belgesinde en açık şekilde ifade edilmiştir. HDP'nin başka şartı yoktur; HDP ucuz pazarlıklara, koltuk tartışmalarına girecek bir parti de değildir. Biz bütün Türkiye toplumunun hep birlikte kazanmasını istiyoruz.
"ÇÖZÜM SÜRECİ DAHİL HER ŞEY MASADA”
- İktidarın "yeni bir çözüm süreci" arayışında olduğunu düşünüyor musunuz? Mümkün mü?
İktidar seçim kazanabilmek için her şeyi dener, her şeyi yapar. Bu konularda Millet İttifakı'ndan daha esnekler. Çözüm süreçleri dahil her seçeneği masada tuttuklarından eminim. Ancak çözüm süreci ve barış arayışı, seçim hesaplarına feda edilmeyecek kadar ahlaki ve ciddi bir konudur. Muhalefet dahil herkes çözümün mutlaka bir gün olacağına inanarak ciddi ve dikkatli olmalıdır.
"YAPTIKLARI AĞIR SUÇ VE SANIK SANDALYESİNDE HESABINI VERECEKLER"
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sizin ve 40 HDP'li milletvekilinin 20 Mayıs 2016'da dokunulmazlıklarının kaldırılmasının Anayasa'ya aykırı olduğuna karar verdi. Bu kararı HDP'nin kapanma davası bağlamında değerlendirir misiniz?
AİHM kararlarıyla birlikte, bizim hakkımızdaki tüm davalar hukuken çökmüş durumda. Sadece yargı üzerindeki siyasi tahakkümün kalkması ve bu mahkeme kararını verecek hukuka saygılı hâkimlerin göreve gelmesi gerekiyor. O da bu tek adam rejiminde mümkün görünmüyor.
Anayasa Mahkemesi dahil hiçbir mahkemeden adalet çıkmayacağını biliyoruz. Bu bir siyasi mücadeledir. Yargı, iktidarın aparatı olarak siyasi mücadelenin tarafı durumunda. Yaptıkları ağır suçtur ve bir gün mutlaka bağımsız yargı önünde sanık sandalyesine oturup bunların hesabını verecekler. Şimdilik mühür onlarda, Süleyman onlar. Yarın "Süleyman" da mühür de değişir, adil bir sistem inşa edilir mutlaka.
"HDP'Yİ KAPATMA SEÇMENİN KARARLILIĞINI ARTIRIR"
- Anayasa Mahkemesi'nin HDP'yi kapatacağı kanaatinde misiniz? Sonucu ne olur?
İktidar isterse Anayasa Mahkemesi'ne talimat verip HDP'yi kapattırabilir tabii. Anayasa Mahkemesinin en az on üyesi açık açık AKP üyeliğinden oraya atanmış siyasetçiler.
HDP'yi kapatmanın siyasi sonuçlarını iyi hesap etmelerini tavsiye ederim. HDP seçmeninin gündeminde boykot falan yoktur, bunu herkes böyle bilsin. HDP seçmeni aktif tutumuyla Türkiye'nin demokratik geleceğine damga vuracaktır. Kapatma kararı bu tutumu erkenden netleştirir, seçmenimizin kararlılığını artırır.