Plascam işçisi kadın doğum izninden döndü işsiz kaldı: Sendikalıydı sendikası tepki göstermedi...

Doğum iznini 16 haftadan 24 haftaya çıkaran düzenlemenin TBMM Genel Kurulu'na gelmesi beklenirken, bir kadın işçi doğum izni dönüşü işten çıkarıldı.

Plascam işçisi kadın doğum izninden döndü işsiz kaldı: Sendikalıydı sendikası tepki göstermedi...

HABER - BAHAR GÖK

GAZETE PENCERE - Plascam işçisi Hasret Kanat (31), doğum izninden döndüğü 10 Ocak'ta, dört yıldır çalıştığı işine son verildiğini öğrendi. İşyeri yönetimi, Kod 22 ile yaptığı çıkarma kararına, işyerinde daralma ve “düşük performans”ı gerekçe gösterdi. Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Plascam, otomotiv sektörüne plastik parçalar üreten bir fabrika. Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi yirmi yıldan daha uzun bir süredir burada örgütlü.

Süt izni hakkı devam ederken işsiz kalan Hasret Kanat, işten çıkarılmasının gerçek nedeninin farklı olduğu düşüncesinde. Kadın işçilerin annelik haklarının yeterince korunmadığını savunuyor. Süt izninin devam ettiği bir süreçte işten çıkarılmasının ayrımcılık olduğunu dile getiriyor. İşten çıkarılmasının, işyerinde ve sendika içinde kadın işçilerin daha görünür olması için yürüttüğü çalışmalarla bağlantılı olabileceğini ifade ediyor.

'HAMİLEYKEN YALNIZ BIRAKILDIM'

Hasret Kanat, bir süre metal sektöründe çalıştı, ardından otomotiv yan sanayine üretim yapan Plascam’da işe başladı. İşe ilk girdiği yıllarda fabrikanın çalışma koşulları bugüne kıyasla daha iyiydi.
“Başlarda mobbing bu kadar yoğun değildi. Ustalarla işçiler arasında bir ilişki vardı, birbirimizi idare edebiliyorduk. Şimdi ise her şey beyaz yakaların, takım liderlerinin ve sayı baskısının kontrolünde. Kim kaç dakika tuvalete gitti, kim kaç parça çıkardı… Her şey takip altında” diyor Kanat.
Ford, Jaguar gibi çok sayıda markaya üretim yapan fabrikada, makinelerin arasında tiner, plastik ve kimyasal kokularının yoğun olduğu bir ortamda hamileliği boyunca çalıştığını anlatan Kanat, diğer hamile kadınların da benzer koşullarda çalıştığını söylüyor. Hamile olduğunu işverene bildirmesinin ardından, anne ve bebeğin korunmasına yönelik herhangi bir özel önlem alınmadığını ifade ediyor:
“Hamileyken iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bir kez bile yanıma gelmedi. Ne bebeğin sağlığı ne benim sağlığım umurlarındaydı. Plastik kokusu, tiner, sürekli ayakta çalışma… Buna rağmen hiçbir önlem alınmadı.”

Hasret Kanat, işe başladığı andan itibaren sendikanın aktif bir üyesi olmuş; toplu sözleşme görüşmelerine katılmış, regl izni ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü izninin TİS taslaklarında yer alması için çaba göstermiş. Kadın işçilerin sendikal çalışmalara katılımını artırmak, öncelikleri arasında yer almış. Ancak bu çabaları, tamamı erkeklerden oluşan sendika yönetiminde bir karşılık bulmamış: “Sendika erkeklerin dünyası gibiydi. Kadın komisyonu vardı ama hep aynı birkaç kişi gidiyordu. Hep aynı yüzler. Ben başka kadınları da dahil etmeye çalışmışım. Kadınların yaşadığı mobbing, taciz ve baskının da sendikal bir mesele olduğunu anlatmaya çalıştım. Ama bizi ‘aşırı’ olmakla suçladılar. 8 Mart’ta kadınların izin alıp mitinge gitmesini istedik. ‘Erkekler ne olacak?’ diye tepki gösterdiler.”

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ SONRASI TASFİYE

2025 yılının Mayıs ayında imzalanan toplu iş sözleşmesinin (TİS) ardından fabrikada gerilim tırmanmış. Önce baş temsilcinin işten çıkarılmak istenmesi, ardından işçilerin kısa süreli iş durdurma eylemleri yaşanmış. Hasret Kanat, bu süreçte sendikanın geri adım attığını ve işyeri temsilcisinin yalnız bırakıldığını iddia ediyor:

“İşçiler temsilci için işi durdurdu. Şube ‘arkandayız’ dedi. Ama ardından ‘iş durdurmak suç, disiplin olur’ denilince herkesin morali çöktü. Temsilci yalnız bırakıldı ve daha sonra yaşananların ardından işten ayrılmak zorunda kaldı.”

İşverenin, TİS'te yer alan tenkisat (son giren ilk çıkar) maddesini uygulamadan, “sorunlu”, “raporlu”, “uyumsuz” gibi muğlak gerekçelerle işçileri tek tek işten çıkarmaya başladığını da savunuyor. Aktardığına göre toplamda 94 işçi işten çıkarıldı. İşçiler bu duruma tepki gösterirken, sendika yılbaşından hemen önce yaptığı bir açıklamayla işten çıkarmaların durdurulduğunu duyurdu. Bu açıklamanın ardından işten çıkarılan tek kişi, kendisi.

DOĞUM İZNİNİN BİTMESİNİ BEKLEDİK

İddialara göre, işyerinin banka sözleşmesi kapsamında çalışanlara yatırılan promosyonun kendi hesabına geçmediğini fark eden Hasret Kanat, durumu sendika temsilcisine sorduğunda “iş sözleşmesinin askıda” olduğunu öğrendi. İşten çıkarılacağını zaten sezdiğini ancak doğum sonrası izni ve süt izni devam ederken işten çıkarılmasının yasal olmadığını bildiği için bunun gerçekleşmeyebileceğini düşündüğünü anlatan Hasret Kanat, işbaşı yapmasına birkaç gün kala insan kaynakları departmanından bir telefon aldı:
“Benim yaşadığım bir annenin, bir kadın işçinin nasıl yok sayıldığını gösteriyor. Kadın işçilerin nasıl güvencesizliğe itildiğini gösteriyor. Çalışmaya devam etseydim de koşullarım iyi olmayacaktı. Fabrikada resmi bir emzirme odası yok. Benden önce doğum yapmış olan kadın işçiler, soyunma odalarındaki tuvaletlerin arkasında karton serilmiş bir alanda süt sağmaya çalışıyordu. Hijyen yok. Zaman yok. Çünkü süt sağmak için molaları kullanmak zorundasın. Molalarda yemek mi yiyeceksin, süt mü sağacaksın, tuvalete mi gideceksin? Bu mümkün değil. Zaten işyerleri çoğunlukla günlük bir buçuk saat olan süt iznini topluyor. Bu da bir günlük çalışmaya denk geliyor ve sana ‘Cumartesi günü işe gelme’ diyor. Yani bu hakkını her gün kullanamamış oluyorsun. Ve biz sendikalı bir işyerinde çalışıyoruz.”

İşten çıkarılacağını öğrenince sendikasıyla iletişime geçen Hasret Kanat, sendikanın da kendisini yalnız bırakıldığını öne sürüyor. Bunun üzerine işyerinin önünde basın açıklaması yapma kararı alıyor. İşyerindeki çalışma arkadaşlarına, sendikasına, siyasi partilere, derneklere, kurumlara haber veriyor:

“Basın açıklaması yapacağız dedim. Şube başkanı katılmayacakmış. Önceki işten atılanlar için de bir şey yapılmadı. Herkes yalnız bırakıldı. İnsanlar İK’dan, amirden, sendikadan bile korkar hale geldi. Kimse ses çıkaramıyor. Açıklamayı yaptığımız gün çalışma arkadaşlarım ‘biz de işten çıkarılırız’ korkusunu yaşadıklarını söylediler. Haklı olduğumu biliyorlar ancak baskı çok fazla.”

Kod 22 ile işten çıkarılan Hasret Kanat'ın önünde bir başka problem daha var: O da işsizlik ödeneğinden yararlanamayacak olması. Söz konusu kod, arabuluculuk görüşmelerinde , işçileri işverenin sunduğu şartları kabul etmeye zorlamak amacıyla kullanılıyor.

"ÜRETİM DÜŞTÜ İŞTEN ÇIKARMALAR BAŞLADI"

Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Şivan Kırmızıçiçek, 85’i aşkın işçinin işten çıkarıldığı süreçte Hasret Kanat’ın durumuna ilişkin eleştirilere yanıt verdi.

Kırmızıçiçek, Plascam’da yapılan son toplu iş sözleşmesinin önemli kazanımlar içerdiğini vurgulayarak, “Brüt ücret sistemini tamamen nete çevirdik. Neredeyse yüzde 100’e yakın bir iyileştirme sağlandı. Gerçekten iyi bir TİS oldu” dedi. Ancak sözleşmenin ardından işyerinde ciddi bir daralma yaşandığını belirten Kırmızıçiçek, üretimdeki düşüşün işten çıkarmaları beraberinde getirdiğini söyledi.

Kırmızıçiçek’in aktardığına göre, Ford’un Plascam’dan kalıplarını geri çekmesiyle birlikte fabrikada işgücü fazlası oluştu. Bu gelişmenin ardından altıncı aydan Ocak ayına kadar süren bir küçülme yaşandı ve 85’in üzerinde işçinin iş akdi feshedildi.

“Bu süreçte işveren, üretim ihtiyacına göre bir tenkisat uyguladı. Kıdemi düşük olan, daha önce işverenin problemli gördüğü işçiler bu listelerde yer aldı” diyen Kırmızıçiçek, Hasret Kanat’ın da bu kapsamda değerlendirildiğini ifade etti.

Hasret Kanat’ın işten çıkarılmasının ilk kez gündeme gelmediğini belirten Kırmızıçiçek, “Son TİS sürecinden önce de işveren Hasret’i işten çıkarmak istemişti. Devamsızlık ve rapor kullanımı gerekçe gösterilmişti. Biz sendika olarak devreye girdik ve bu çıkışı durdurduk” dedi.

"BİR KİŞİ İÇİN AÇIKLAMA YAPMAK ETİK OLMAZ"

Basın açıklaması yapılması talebine neden olumlu yanıt vermediklerini ise şöyle anlattı:

“85 kişi işten çıkarıldı, diğerleri için bir şey yapamadık. Bir kişi için basın açıklaması yapmak etik olmaz. Daha önce çıkışı durdurulduğunda, ‘sendikaya yakın olduğu için mi engellendi’ tepkileri gelmişti. Bu nedenle yalnızca Hasret için bir açıklama yapmamızın doğru olmayacağını söyledik.”

"KADINA ÖZEL BİR DURUM OLSA MÜDAHALE EDERDİK"

Kırmızıçiçek, Hasret Kanat’ın kadın olması ya da anneliği nedeniyle hedef alındığı yönündeki iddiaları da reddetti. Yaşananların genel ekonomik tabloyla bağlantılı olduğunu savundu:

“Bize gelen bilgi, Hasret’in doğum izni ve diğer izinlerini kullandığı yönündeydi. Hatta ücretsiz izin de kullandığını biliyoruz. Süt izninin devam ettiği bilgisi bizde yok. Eğer böyle bir durum varsa, yani bir kadın işçi devam eden yasal haklarını kullanmadan işten çıkarıldıysa, buna sendika olarak müdahale ederiz. Bu konuyu tekrar araştıracağım.”

Editörün notu: Sosyal Güvenlik Kurumu’nun işten ayrılış bildirimi için kullandığı idari bir kod olan Kod 22, işten çıkış bildirgesinde “diğer nedenler” anlamına geliyor. Bu kodla yapılan fesihlerde işveren, işten çıkarma gerekçesini ayrıntılandırmadan bildirimde bulunabiliyor. Kod 22, SGK uygulamasında kusura dayalı çıkışlara benzer biçimde değerlendirilerek, bu şekilde işten çıkarılan işçilere çoğunlukla işsizlik ödeneği bağlanmıyor. Bu durum, işçilerin herhangi bir gelir güvencesi olmaksızın işsiz kalmasına yol açabiliyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar