Eğitim Sen'den Danıştay'a tepki: Barış Akademisyenleri görevine dönene kadar mücadele edeceğiz

Eğitim Sen, "Barış Bildirisi" imzacısı akademisyenlerin göreve dönüşüne AYM kararına rağmen onay vermeyen Danıştay'a tepki gösterdi.

Eğitim Sen'den Danıştay'a tepki: Barış Akademisyenleri görevine dönene kadar mücadele edeceğiz

GAZETE PENCERE - 2015'te başlayan "Hendek Operasyonları" sırasında, 11 Ocak 2016'da "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisini imzaladıkları için ihraç edilen akademisyenlerin göreve dönmek için açtığı davada, Danıştay ret kararı verdi.

Karara tepki gösteren Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası'ndan (Eğitim Sen) yapılan açıklamada, "İhraç edilen barış akademisyenlerinin 2021 yılından bu yana devam eden hukuk mücadelesinde, adalet mekanizması yeni ve ağır bir darbe almıştır. İlk derece mahkemeleri ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin farklı daireleri arasında aynı duruma ilişkin farklı kararlar verilmesi, temyiz mercii olan Danıştay aşamasında kalıcı hale getirilmiştir" denildi.

"HUKUKSUZLUĞUN TESCİLİ NİTELİĞİNDE"

Danıştay 5. Dairesi, Temmuz 2025'te imzacı akademisyenlerle ilgili ilk olumlu kararını vermiş ve bildiri metninin ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna hükmettiği hatırlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Ancak gelinen noktada Daire, kendi içtihadıyla çelişerek büyük bir görüş değişikliğine gitmiştir. Mersin Üniversitesi’nden ihraç edilen bir üyemizin davasında Danıştay, 1 Temmuz 2025 tarihli kararıyla temyiz başvurumuzu reddederek yerel mahkemenin ret kararını onamıştır. Bu karar kesindir ve yaşanan hukuksuzluğun tescili niteliğindedir. Daha önceki kararlarında sadece bildiriyi imzalamayı 'suç tanımı' için yeterli görmeyen Danıştay, son kararıyla 'gerekçe bulma' arayışına son vermiştir."

"AYM KARARLARI YOK SAYILDI"

"Danıştay’ın, bildirinin imzalanmasını ve geri çekilmemesini, 'irtibat ve iltisak' gibi hukuk dışı kavramlar üzerinden yeterli delil olarak kabul etmesi skandaldır. Hukukun temel ilkelerini ayaklar altına alan bu tehlikeli yaklaşım, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) Zübeyde Füsun Üstel ile Pelin Deniz Dinçer Akan kararlarındaki hukuki tespitleri tamamen yok saymaktadır.

Temel hak ihlallerine ilişkin AYM kararlarının objektif etkisi, Danıştay tarafından hukuka aykırı bir şekilde adeta yok sayılmıştır. Halen Bölge İdare Mahkemelerinde ve Danıştay’da çok sayıda dosya görüşülmeye devam etmektedir. Danıştay’ın barış akademisyenleri ile ilgili olarak vermiş olduğu skandal hukuk kararının hukuk ve adalet adına tehlikeli sonuçlar doğurması kaçınılmazdır. Yasalar kişiye veya döneme göre değişen gerekçelerle değil; evrensel ilkeler ve üst mahkeme kararlarına dayanarak yürütülmelidir."

"BİREYSEL BAŞVURUDA BULUNACAĞIZ"

"Düşüncenin, ifade özgürlüğünün ve akademik özerkliğin cezalandırıldığı bu süreci kabul etmemiz ve hukuksuzluğu onaylamamız mümkün değildir. Anayasa Mahkemesi'nin açık ihlal kararlarını dahi görmezden gelen, hukuku dönemsel siyasi iklimlere göre eğip büken bu anlayışı reddediyoruz. Dolayısıyla Danıştay’ın bu son hukuk dışı kararına karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunacağımızı ve yaşanan hukuksuzluğa karşı mücadele edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz."

"HUKUKSUZLUĞUN BİR KURAL HALİNE GETİRİLMESİNİ KABUL ETMEYECEĞİZ"

"Bilinmesini isteriz ki; Danıştay’ın kendi kararlarını ve AYM kararlarını hiçe sayarak verdiği bu son karar, sadece barış akademisyenlerini değil, Türkiye’deki tüm demokratik değerleri ve yargı bağımsızlığını hedef almaktadır. Yaşanan hukuksuzluk haklılığımıza olan inancımızı ve mücadele kararlılığımızı asla sarsamayacaktır.

Hukuksuzluğun bir kural haline getirilmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Demokratik, laik, bilimsel ve özerk bir üniversite idealiyle, ihraç edilen tüm akademisyenler kürsülerine dönene dek, örgütlü mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.

Anayasa Mahkemesi kararlarının ve evrensel hukuk ilkelerinin rehberliğinde, ihraç edilen tüm akademisyenler görevlerine dönene kadar hem hukuksal girişimlerimizi hem de örgütlü mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar