Elinizdeki o şekeri yavaşça kaseye geri bırakın!

Diş hekimi Özgür Öz, Şeker Bayramı'nda artan kontrolsüz şeker tüketimine karşı uyarılarda bulundu. Öz, "İhmal edilen ağız bakımı kaynaklı diş eti sağlığı da olumsuz etkilenebilir" ifadelerini kullandı.

Elinizdeki o şekeri yavaşça kaseye geri bırakın!

GAZETE PENCERE - Şeker Bayramı’nın gelişiyle birlikte mutfaklarda hazırlıklar hız kazandı, tepsiler dolusu baklavalar ve rengârenk şekerlemeler sofralardaki yerini aldı. Ancak büyük bir iştahla beklenen bu geleneksel lezzetler, ağız ve diş sağlığı için ciddi birer gizli düşman haline gelebiliyor. Uzmanlar, bayram süresince tavan yapan şeker tüketiminin, gerekli önlemler alınmadığı takdirde kalıcı diş çürüklerine ve diş eti problemlerine davetiye çıkardığı konusunda uyardı.

Cumhuriyet’ten Damla Polat’a konuşan Kamu Diş Hekimleri Derneği (KADHED) Diyarbakır İl Temsilcisi Dişhekimi Özgür Öz, tatlı ve şekerli gıdaların diş çürüğüne neden olduğunu belirterek “Tatlı yiyecekler ile içecekler doğrudan çürüğe yol açmaz. Asıl sorun, ağızdaki bakterilerin şekeri nasıl kullandığı. Ağzımızda özellikle Streptococcus mutans gibi çürük yapıcı olanlar bulunur. Bayramlarda tatlı, şeker, çikolata ve gazlı içecek tüketimi arttığında bu bakteriler şekeri besin olarak kullanır” dedi.

Bayramlarda şekerli gıdalara temasın artması ile birlikte ağız ve diş sağlığının, diğer dönemlere kıyasla daha fazla olumsuz etkilenebileceğini ifade eden Öz, “Yeni çürük oluşumu veya çürük hızında meydana gelen ilerleme daha önce mevcut çürüklerin daha derin dokulara ilerlemesi ile dişlerimizde ağrı ve hassasiyette artış yapabilir. İhmal edilen ağız bakımı kaynaklı diş eti sağlığı da olumsuz etkilenebilir” diye konuştu.

‘ZAYIFLATIR VE ÇÜRÜTÜR’

Özellikle çocukların daha çok risk altında olduğunu aktaran Öz, “Ancak ebeveynlerde de mevcut çürüklerin derinleşmesi tetiklenebilir. Bakteriler şekeri fermente ederek asit üretir. Bu asit, diş minesini, dişin en dıştaki sert koruyucu tabakasını aşındırır ve demineralizasyon başlar. Tekrarlanan asit atakları mineyi zayıflatır, sonunda çürük oluşur” diye konuştu. Öz, riskli şeker tüketim şekillerini şöyle sıraladı: “Yemek aralarında sürekli şekerli gıda tüketmek. Karamel, lokum, jelly şeker, çikolata kaplı ürünler gibi yapışkan tatlıları tüketmek. Bu tatlılar, diş yüzeyinde uzun süre kalır, bakterilere daha fazla zaman tanır ve çürük ilerlemesini hızlandırır. Kola, meyve suyu, enerji içeceği gibi asitli içecekleri fazla tüketmek. Gece yatmadan önce tatlı tüketmek. Tükürük akışı azalır, doğal temizleme etkisi düşer; ağız kuruluğu çürük ilerlemesini hızlandırır.”

Tatlının ana öğünlerle birlikte tüketilmesi gerektiğini öneren Öz, “Tatlı yedikten sonra ağzın suyla çalkalanması, gün içinde yoğurt-peynir-süt gibi bazik yiyecekler tüketilmesi, şekersiz sakız çiğnenmesi ağız ortamını dengelemeye katkı sunan işlemlerdir. Günde en az iki kez, özellikle yatmadan önce florürlü diş macunuyla dişleri fırçalamak, asitli/şekerli içecekleri dişlerle teması azaltan pipetle içmek önerilir” diye konuştu.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar