Engelli maaşı 50 liralık fark nedeniyle kesildi
Miyase Öztürk, otizmli annesi. Bu yıl yapılan hesaplamada, eşinin maaşı belirlenen sınırın 50 TL üzerinde çıktı diye çocuğunun engelli maaşı kesildi. Üstelik geriye dönük ödemeler de talep edildi.
SERRA TAYLAN
GAZETE PENCERE - Engelli bir çocuğu hayata hazırlamak, yalnızca ebeveyn olmanın sorumluluğunu değil, ömür boyu süren bakım, eğitim ve mücadeleyi de beraberinde getiriyor. En büyük endişeleri, kendileri vefat ettikten sonra engelli çocuklarının hayatını nasıl sürdüreceği olan anne-babalar, tüm hayatlarını buna göre düzenliyor. Genellikle anneler çalışamıyor, sosyal hayattan uzaklaşıyor, çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını bile erteleyerek çocuklarının geleceği için mücadele ediyorlar. Özellikle zihinsel engelli ve otizmli çocukların bakımında ebeveynlerden biri neredeyse günün tamamını çocuğuyla geçirmek zorunda kalıyor. Bu durum aile gelirini azaltırken, artan eğitim ve sağlık giderleri ekonomik yükü daha da ağırlaştırıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı verilerine göre, özel eğitim gereksinimi bulunan öğrencilere hizmet veren kurumlarda örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 602 bin 729. Engelli çocuğu olan ailelere, evde bakım maaşı ya da engelli aylığı veriliyor, özel eğitim desteği hizmeti sunuluyor. Temmuz 2026 itibariyle evde bakım maaşı 15 bin 775 lira olurken, engelli aylığı ise engellilik derecesine göre 5 bin 793 - 8 bin 689 TL. Ancak bu düşük destekler de gelir kriterine bağlı. Hane gelirindeki küçük artışlar desteğin kesilmesine neden oluyor. Hane geliri kişi başı 18 bin 717 TL'yi geçtiğinde ödeme sonlandırılıyor. Ayrıca bakıcı ve engelli farklı adreste ikamet ediyorsa yine destek kesiliyor.
‘ÇALIŞAMIYORUM ÇÜNKÜ OĞLUMUN BANA İHTİYACI VAR’
Elazığ'da görüştüğümüz anneler yaşadıkları ekonomik sıkıntıları, çocuklarının toplumda maruz kaldığı önyargıları ve gelecek kaygılarını anlattı.
18 yaşındaki otizmli çocuğuyla yaşam mücadelesi veren Miyase Öztürk, oğlunun toplum içinde sürekli dışlandığını söyledi. Toplu taşımada, parklarda, sokakta insanların bakışlarından bile etkilendiklerini anlatan Öztürk, en huzurlu oldukları yerin oğlunun eğitim aldığı Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) olduğunu anlattı:
"Benim çocuğum her yerde dışlanıyor. İnsanlar belki anlamadığını düşünüyor ama hissediyor. Üzülüyor, içine kapanıyor. Şu anda ZİÇEV'de eğitim alıyor. Bunun o kadar çok faydasını gördük ki... Bir anne için engelli çocuğunun güldüğünü görmek bazen bir ömre bedel."
'GERİYE DÖNÜK ÖDEMELERİ DE İSTİYORLAR'
Çocuğunun eğitiminin hem gelişimi hem de sosyalleşmesi açısından vazgeçilmez olduğunu belirten Öztürk, asıl mücadelelerinin ise ekonomik alanda olduğunu ifade etti... Ailenin aldığı engelli aylığının gelir hesabındaki küçük bir farka takıldığını belirten Öztürk "Bu yıl yapılan hesaplamada eşimin maaşı, sınırın sadece 50 lira üzerinde çıktı diye oğlumun maaşı kesildi. Üstelik geriye dönük ödemeleri de geri istediler. Ben zaten oğlum engelli olmasa çalışırım. Muhtaç olmayız. Ama ben çalışamıyorum. Devlet önce hak görüp verdiği maaşı elimizden aldı. Engelli çocuğuna bakan dar gelirli annelere mutlaka düzenli destek verilmesi gerekiyor" dedi.
'OĞLUM HEP 5 YAŞINDA KALACAK'
Birgül Dilek de engelli çocuk annesi. Çocuğunun durumunu sekiz aylıkken öğrenmişler: "O şokla çalmadığımız kapı kalmadı. İyileşmeyeceğini bile bile hep umut ettim. Ama sonunda kabullenmek zorunda kaldık."
Aradan yıllar geçmesine rağmen anneliğinin ilk günkü mücadeleyle sürdüğünü söyleyen Dilek "Benim çocuğum hep 5 yaşında kalacak. Bu yüzden ömür boyu 5 yaşındaki bir çocuğun hayata tutunması için mücadele edeceğim" diyerek, yaşadıkları zorlukları anlattı.
Dilek'e göre en büyük sorunlardan biri, toplumdaki önyargılar: "O kadar masum ve temizler ki... Ama ne yazık ki yaşı kaç olursa olsun engelli çocuklara hâlâ bir 'öcü' gibi bakılıyor."
Kendileri gibi ailelerle bir araya geldiklerinde yalnız olmadıklarını hissettiklerini söyleyen Dilek'e göre birbirlerini en iyi yine engelli aileleri anlıyor.
'BAKIM MAAŞI KESİLDİ, BİR OYUNCAK BİLE LÜKS OLDU'
Eşinin aylığına yapılan zam nedeniyle bakım maaşının kesildiğini anlatan Dilek, bunun çocuğunun yaşamını doğrudan etkilediğini anlattı. Bakım maaşıyla çocuğuna eğitici materyaller aldığını, parka götürdüğünü belirten Dilek "Küçük de olsa bana nefes aldırıyordu bakım maaşı. Şimdi evin geçimini düşünmek zorundayız. Çocuğuma alacağım eğitici bir oyuncak bile lüks oldu" dedi.
Son dönemde gündeme getirilen özel eğitim desteğine yaş sınırı getirileceği iddiaları da ailelerde endişeye neden olmuş. Eğitim desteğinin yaşam boyu sürmesi gerektiğini vurgulayan Birgül Dilek "Bir ara eğitim desteğinin 27 yaşla sınırlandırılacağı konuşuldu. Benim çocuğum hiçbir zaman 27 yaşında olmayacak ki..." diyerek, tepkisini dile getirdi.
ORTAK TALEP: DESTEK HANE GELİRİNE TAKILMASIN
Annelerin ortak talebi ise engelli bireylere yönelik bakım ve destek ödemelerinde yalnızca gelir kriterinin esas alınmaması. Çünkü onlara göre engelli bir çocuğun ihtiyaçları, haneye giren birkaç yüz liralık maaş artışıyla ortadan kalkmıyor. Eğitim, sağlık, ulaşım, özel materyaller ve sosyal yaşama katılım için yapılan harcamalar her geçen gün artarken, aileler devletin sağladığı desteklerin daha kapsayıcı hale getirilmesini istiyor.
Elazığ'da görüştüğümüz annelerin hikâyeleri farklı olsa da söyledikleri cümleler ortak bir noktada buluşuyor: "Biz çocuklarımız için ömür boyu mücadele ediyoruz. Tek isteğimiz, devletin bu mücadelede bizi yalnız bırakmaması."
Kaynak:Haber Merkezi