Epstein belgeleri için kim ne dedi? Özel, Bahçeli, Destici, Okuyan

Epstein'a ait belgelerde Türkiye'ye dahil bir çok iddia da bulunuyor.

Epstein belgeleri için kim ne dedi? Özel, Bahçeli, Destici, Okuyan

GAZETE PENCERE - Jeffrey Epstein’a ait yeni belgelerin ortaya çıkmasının ardından dünyanın gündemini sarstı.

Epstein'a ait belgelerde Türkiye'ye dahil bir çok iddia da bulunuyor. İş insanları ve siyasetçilerin adının karıştığı belgelere siyasetten de tepkiler geldi.

Çocuk istismarı üzerine atılı iddialar sonrası Ankara Cumhuriyet Başsavcısı soruşturma başlattı.

Türkiye'de siyasetçiler bu konu üstüne ne dediler? İşte CHP, MHP, TKP ve BBP'nin tepkisi;

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye kadar birçok siyasi lider konuşurken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da konuya değindi.

Açıklamalarda çocuk istismarının küresel boyutu, siyaset ve medya ilişkileri, cezaların yetersizliği ve adalet vurgusu öne çıktı.

ÖZGÜR ÖZEL TGRT'YE YÜKLENDİ

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Grup Toplantısı’nda İhlas Holding CEO’su Mücahid Ören’in adının Epstein belgelerinde yer aldığını hatırlattı. Özel, TGRT ve Türkiye Gazetesi üzerinden yürütülen yayınlara tepki gösterdi.

İBB soruşturmasında uzun süre bu medya kuruluşları tarafından “yalan haberler yapıldığını” söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:

Ekrem Başkan hakkında, onun değerli çalışma arkadaşları hakkında atmadıkları iftira kalmadı. ‘Yolsuz’ dediler, ‘hırsız’ dediler. Efendim jammer olan çantalara ‘Para dolu’ dediler. Efendim ‘İBB’nin parkesinin altında 2 milyon Euro para çıktı. Videosu var’ dediler. ‘Ekrem Başkan toplantıdan para dolu çantalarla çıktı, videosu var’ dediler. ‘Bin 200 cep telefonu’ dediler. Hiçbirisi çıkmadı. Birinin kanıtı çıkmadığı gibi yalan olduğu çıktı. İddianamede bir satır bile geçmedi. Bütün yaz boyunca hırsız, yolsuz, rüşvet, ihale, yetmedi ve sonra yeni bir soruşturma. ‘Ajan’ dediler.

TGRT’nin “uçak” üzerinden yaptığı yayınlara dikkat çeken Özel, bu yayınları yapan kanalın CEO'su Mücahid Eren'in adının Epstein belgelerinde yer aldığını vurgulayarak şunları söyledi:

Uçak yalanını, oturmuş sabah - akşam attılar ya. Uçağın sahibi AK Partili çıktı. Kiralayan AK Partili çıktı, ‘Hayatta Reis’ten sapmayız. Ekrem’e selam vermeyiz, ona uçak - muçak kiralamadık’ dedi. Uçakta gezen AK Partili, iş ortağı AK Parti’nin bir önceki İstanbul İl Başkanı çıktı. O uçakla bizim alakamızın olmadığı çıktı. Bunu sabah akşam konuşan TGRT‘nin sahibinin Epstein belgelerinde adı çıktı. Haydi bakalım. Haydi bakalım.

"ARAŞTIRIYORUM"

Özel, Mücahid Ören’in Epstein’in suç ortağı Ghislaine Maxwell’e attığı e-postayı da şu sözlerle gündeme getirdi:

"Bu Mücahid Ören şimdi diyor ki, ‘Evet. Ben ona mail attım. Ama o manada atmadım.’ ‘Beni içinize alın’ diyor. ‘Ben de sizin halkınız olayım’ diyor. ‘Türkiye ayağınız olayım’ diyor. Bu Epstein’in has adamına. Bak, bak, bak. Attığı şeye bak. ‘Yanlış anlamayın, başka şeye çekmeyin’ diyor. ‘Daha terbiyesiz olmak için senden çok şey öğrenmeliyim’ yazmış.

Mücahid Ören, şimdi yaz boyunca olmayan uçağı bizim yapan, bize kiralayan, içinde kızlarla bilmem ne olduğu haberlerini yaptıran, yaptıran, yaptıran, iftira attıran, kul hakkına giren şimdi Epstein belgesine girmiş. Paralıyor kendini. ‘Yaptım ama o manada yazmadım. O uçağa binmedim.’ Ona da baktırıyorum."

Pedofili Epstein'in suç ortağı Maxwell, Ahmet Mücahid Ören'i de e-posta sistemine, "Yaramaz Ahmet" olarak kaydettiği görülmüştü.

TGRT yayınları ve Ören’in savunmalarına da değinen Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi yaz boyu olmayan uçağı bizim yapan, bize kiralayan, içinde kızlarla bilmem ne oldu haberlerini yaptıran, iftira attıran, kul hakkına giren şimdi Epstein belgesine girmiş, paralıyor kendini.

‘Yaptım ama o manada yazmadım. O uçağa binmedim’ ona da baktırıyorum. ‘Ama Türkiye'den giden gelen küçük çocuklarla alakam yok. Ben onlarla ticari ilişki kurmak istedim’ diyor.

Herkes layığını bulur, layığını. Layığını bulacaksın iftiracı. Layığını bulacaksın.”

DESTİCİ'NİN ÇAĞRISI

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Epstein dosyalarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada çocuk istismarına karşı en ağır cezaların tartışılması gerektiğini söyledi. Destici, şu ifadeleri kullandı:

“Vatanı korumak çocukları korumakla başlar. Epstein rezilliği bize gerçeği gösterdi: Çocuk istismarı, kaçırılmaları ve cinayetleri sadece münferit değil; örgütlü ve küresel.

Yıllardır aynı noktadayız ve ısrarla öneriyoruz: Caydırıcılığı fiilen kalmamış ve cezasızlık algısı üreten mevcut yaptırımlar yerine, idam cezası ve tahliyesiz müebbet de dâhil olmak üzere en ağır cezaların yeniden hukuki ve toplumsal zeminde tartışılması artık bir zorunluluktur.

Bir kez daha diyoruz ki; Çocuklara dokunanın yaşama hakkı olmamalıdır!”

BAHÇELİ'DEN DE TEPKİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Epstein belgelerini “asrın sapıklığı ve ahlaksızlığı” olarak nitelendirdi. Belgelerin zamanlamasına dikkat çeken Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu itibarla ABD ile İran arasında diyalog ve diplomasi öne çıkmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın tarafları uzlaştırma ve yatıştırma çabası saygındır ve takdire layıktır.

İran’ın huzur ve güvenliği, aynı şekilde Suriye’nin huzur ve güvenliği bölgesel istikrarın kilit taşıdır.

Bu taşı yerinden oynatmak, İran’a askeri operasyon yapmak zincirleme ve altından kalkılması kolay olmayan sorunları dalga dalga gün yüzüne çıkaracaktır.

Rusya ve Ukrayna’dan sonra İran’ı da içine alacak savaş ve sıcak çatışma havasının küresel boyut kazanması halinde kabus senaryoları kuvveden fiile geçecektir.

Katar’ın arabuluculuğu, Türkiye’nin yoğun gayretleri ABD ile İran arasındaki anlaşmazlığa sebep olan konu başlıklarının mutabakatla çözümüne katkı sağlamalıdır.

Bölgemiz yeni bir savaşı kaldıramaz.

Tarafları aklı selime çekecek orta bir yolun bulunması barışçıl ortama musallat olan sisi dağıtacaktır.

Tam bunlar oluyorken, birden bire asrın sapıklığı ve ahlaksızlığı olarak değerlendirilmesi gereken ve 3 milyon sayfanın üzerinde olan Epstein belgeleri dünya kamuoyuna oturmuştur.

Skandal itiraflar, dehşet verici çarpıklıklar ne hikmetse ABD’nin Suriye’de SDG/YPG’ye sırt dönüp Ahmet eş Şara’yı desteklediği, ayrıca İran’a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir.

İşkence gören çocuklardan taciz ve tecavüze uğrayan reşit olmayan kız çocuklarına varıncaya kadar kan donduran iğrençliklerin yaşanması, pek çok siyasetçi, devlet adamı ve meşhur ismin karıştığı ve katıldığı skandallar furyası insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır.

Cinsel istismar suçlusu milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin olarak yayımlanan belgelerin zamanlama itibariyle manidar bir dönemde deşifre edilmesi hem tuhaf hem de akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur.

İnsanlık ayıplarının, insani felaketlerin, kirli ilişkilerin merkezinde yer aldığı bu tehdit mekanizmasının organize halde siyasi ve stratejik hedefleri gözettiği kanaatimce çok mümkündür.

İnsani değer ve mirasın ayaklar altında çiğnenmesi, çocukların bu faciada kullanılmaları nice çatıları uçuracak, nice şöhretli insanı rezil edecek kırattadır.

Biz temiz siyaseti ve temiz toplumu yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya adına da istiyoruz.

Şerefli, güvenli, namuslu, evrensel insani değerlere muvafık halde yaşamanın bir başka yolunun olmadığını, olamayacağını düşünüyoruz.

Ahlaki yarılmanın, ahlaktaki dağılmanın, Lut Kavmi’ne benzer toplumsal yapılardaki kokuşmanın; hazza, hıza, hırsa ve dipsiz şehvet ve şöhrete dalmanın sonu ve sonucu yeryüzü cehenneminin yanan ateşine odun taşımakla eşanlamlıdır.

Değerlerin müdafaa edilmesi şarttır."

TKP'DEN TEPKİ

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Epstein skandalını sistem eleştirisi üzerinden değerlendirdi. Okuyan, şu ifadeleri kullandı:

"Epstein rezaleti, öyle bir grup sapkının marifeti değildir. Karşımızda tepeden tırnağa çürümüş bir burjuva sınıfı vardır. Patronlar, siyasetçiler, üst düzey bürokratlar, iliştirilmiş aydıncıklar kendilerinden başka kimsenin giremediği mekanlarda yarattıkları lağımın içinde kendilerinden geçmiş, küçücük çocukları bu korkunç ortama sürükleyip onların hayatını çalmıştır. Kapitalizm budur. Şu unutulmasın: İşçi sınıfı devirmek zorunda olduğu sömürücü sınıfa 'itibar' vermekte, ona hiç değilse siyasi-ideolojik bir anlam yüklemektedir. Yoksa dünyanın her yerinde bu asalak sınıfın, insanlığın onca yıllık serüveninin ardından ortaya çıkmış bir cerahattan öte bir kıymeti yoktur."

NUMAN KURTULMUŞ DA KONUŞTU

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da Epstein davasının küresel siyasette bir araç hâline geldiğini söyledi. Kurtulmuş, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu ikiyüzlülük hükümetler tarafından ne kadar sürdürülürse sürdürülsün küresel adalet talebine sahip olan ve bunu dile getiren yeryüzünün insan ve vicdan sahibi özellikle genç nesilleri meydanlara çıkmakta, sokaklarda toplanmakta ve siyonizmin insanlık dışı suçlarını avazı çıktığı kadar protesto ederek önlemeye çalışıyor. Bu krizi çözme noktasında bir şeyler yapılacağı düşünülen Amerika Birleşik Devletleri ise Epstein davası üzerinden siyasi rekabetin akıl almaz bir arenası haline dönüşüyor. "

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar