Erdoğan Cumhurbaşkanı, İmamoğlu Başbakan olacak ama tek şart…

Nefes Gazetesi yazarı Nuray Babacan siyaset kulislerindeki çarpıcı bilgileri kaleme aldı. Buna göre, Erdoğan Cumhurbaşkanı, İmamoğlu Başbakan olacak ancak eski sisteme dönüş anlaşmasına tek şart, Erdoğan ailesine dokunulmazlık!

Erdoğan Cumhurbaşkanı, İmamoğlu Başbakan olacak ama tek şart…

GAZETE PENCERE - Ankara’da siyasetin nabzını tutan deneyimli Gazeteci Nuray Babacan, Nefes Gazetesi’ndeki “Eski sisteme dönüş anlaşması!” başlıklı bugünkü yazısıyla dikkat çekti.

Nefes Gazetesi yazarı Nuray Babacan siyaset kulislerindeki çarpıcı bilgileri kaleme aldı. Buna göre, Erdoğan Cumhurbaşkanı, İmamoğlu Başbakan olacak ancak eski sisteme dönüş anlaşmasına tek şart, Erdoğan ailesine dokunulmazlık!

Nuray Babacan’ın yazısı şöyle:

“Başkent kulislerinde her gün birbirinden ilginç, hatta ‘yok artık’ dedirten senaryolar gündeme geliyor. Son dönemlerde ‘yumuşak geçiş’ diye anlatılan ve ‘güçlendirilmiş parlamenter sisteme’ dönmekle ilgili senaryonun, yeni versiyonunu aktaracağım.

Öncelikle şunu söylemek gerekir. Ortada dolaşan siyasi senaryoların hepsi, ne yapılırsa yapılsın Özgür Özel ve ekibinin gücünü yok sayamıyor. Bu ekibi daha da zora sokmak için planlar yapılması da bu gücü kabul ettikleri anlamına geliyor.

Bir yanda cumhurbaşkanı danışmanı kendilerine en uygun tarihte erkene alınmış seçim formülü açıklıyor. Kimi AKP’liler, Erdoğan’dan sonrasına hazırlık yapıp, ‘partinin başına aileden kim geçsin’ yarışında. Muhalefet partilerin liderleri, olası bir erken seçim veya Anayasa değişikliği için turlar atıyor.

***

Bu toz duman arasında, kimine göre uçuk, kimine göre yumuşak geçiş olarak adlandırılan yeni senaryo, bu Meclis’in Anayasa’yı değiştirerek güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi yönünde. Ancak, oldukça farklı şartlarda!

Gelecek Partisi Milletvekili Kani Torun’un meclis kürsüsünden ana hatlarını söylediği önerinin izini sürdük. Öğrendik ki; iktidar partisi dahil dirsek teması yapılmış. Yetkili-yetkisiz siyasilerle analiz edilmiş. Şöyle ki:

* Önce tarihi bir uzlaşmayla, bu dönem Anayasa değişikliği yapılarak güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiyor.

* Tayyip Erdoğan’ın bir dönem yetkisiz-sembolik cumhurbaşkanı olmasına izin veriliyor. Önemli kısmı bu.

* Anayasa değişikliği aşamasında Ekrem İmamoğlu ve ekibi, Selahattin Demirtaş ve diğer siyasi suçluların serbest bırakılması eş zamanlı sağlanıyor.

* Seçimde tek başına iktidar olma şansı yüksek ekip olan İmamoğlu-Özel ikilisinin partisi (CHP’de ya da değil) iktidar oluyor.

* Bu iddianın sahipleri, bugün tüm operasyonlara rağmen yüzde 30’un altına düşmeyen bu ekibin seçimlerde yüzde 45’i tek başına aşacağını savunuyor.

* İmamoğlu, diploma sorunu olmayacağı için başbakan olabiliyor.

* Bu zor denkleme ‘yumuşak geçiş’ diyenler, Erdoğan’a onurlu bir veda sağlanacağını iddia ediyor.

* Bu durumda Erdoğan, ailesi ve yakın çevresi koruma altına alınıyor.

* 25 yıl boyunca yapılan yolsuzluklar ve haksızlıkların hesabı Erdoğan ailesi korunarak soruluyor!

* Bu senaryoyu savunanlar, devri sabık yaratırken yıkıcı olunmaması gerektiğini iddia ediyor.

* Tahmin edersiniz ki; bunun savunan isimler muhafazakar mahalleye daha yakın. Bir nevi muhafazakarları az hasarla kurtarma planı da denebilir!

* Bu senaryoda, Erdoğan partisinin başına istediği ismi geçiriyor.

* Selahattin Demirtaş DEM’in başına geçiyor ve Türkiye partisine dönüşmesinin altyapısını oluşturuyor.

***

Senaryo böyle uzayıp gidiyor. Çok bileşenli, imkansız gibi görünen bu planı dillendirenler, Türkiye’de barışın ve demokrasinin yumuşak geçişle yeniden tesis edilmesinin yolu olarak tartışıyorlar.

Hikayenin en eksik ayağı, MHP’nin böyle bir plana ne diyeceği. Çünkü o ekibin tercih etmeyeceği, zaten o ekipten kimseyle de konuşulmadığı anlatılıyor.

Bütün bunları, rakiplerini acımasızca yok etmeye çalışanların sonucu değiştiremediklerini gördüklerine mi yormak gerekir?

Ama siyasette olmaz olmaz! Bilin istedim…”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar