Ertuğrul Özkök’ten 'İlber Ortaylı' portresi: Son mektubunu Gazi Paşasına yazacak kadar sahici...

Gazeteci Ertuğrul Özkök, hayatını kaybeden ünlü tarihçi İlber Ortaylı için duygusal bir veda mesajı yayımladı. Özkök, Ortaylı'nın veda mektubunu "Gazi Paşası"na yazacak kadar sahici bir Cumhuriyet çocuğu olduğunu vurguladı.

Ertuğrul Özkök’ten 'İlber Ortaylı' portresi: Son mektubunu Gazi Paşasına yazacak kadar sahici...

GAZETE PENCERE - Gazeteci Ertuğrul Özkök, hayatını kaybeden ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın ardından kaleme aldığı taziye yazısında Ortaylı'ya veda etti.

Ortaylı'nın 'tarihin hurafelere alet edilmesine karşı verdiği mücadeleden' bahseden Özkök, "Tarihi kendi işine gelen hurafeye ve menkıbeye çevirmeye çalışan 'tarih nabbaşlarının' karşısına dikilen milli kahramanımızdı. Osmanlı’nın gerçek tarihini, tarih şarlatanlarının esaretinden kurtaran neslin temsilcisiydi" dedi.

Özkök, Ortaylı’nın son anlarında bile Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığını koruduğunu belirterek, "Hastanede ölüm döşeğinde son mektubunu 'Gazi Paşasına' yazıp ona ve kurduğu Cumhuriyete olan minnetini ifade edecek kadar sahici bir Cumhuriyet çocuğuydu" ifadelerini kullandı.

Özkök yazısında şunları kaydetti:

"TÜRKİYE “MİLLET TARİHÇİSİNİ” KAYBETTİ

O, Türkiye'nin "İlber Hocasıydı" Tansu ve benimse " İlberimiz". O Ankara'nın "Büyük hocalar” dönemi neslinin son büyük hocalarındandı. Tıpkı Nermin Abadan Unat, Mümtaz Soysal, Muammer Aksoy, Bahri Savcı, Fahir Armaoğlu gibi Mülkiyeyi Mülkiye yapan Cumhuriyet hocalarındandı. O, Murat Bardakçı ile birlikte Türkiye'ye tarihi sevdiren hem yazılı hem de sözlü gelenek neslinin en büyüklerindendi.

O hem "Akademia'nın" sağlam mensubuydu hem de Akademia'nın popüler yüzüydü. Bilimin bilimselliğe ihanet etmeyen, ama aynı zamanda bütün ülkeye güleryüzlü bir dille anlatacak bir tarih geleneği olabileceğini ispat eden insandı. O bizim milli ve evrensel hikaye anlatıcımızdı. Ama onu o yapan, onu bizim gözümüzde "Milletin tarih öğretmeni" yapan asıl özelliği dobra dobralığıydı. Hem bizlere hem iktidarlara hem muhalefetlere gerçekleri dobra dobra söylemesiydi.

“Gerçek bazen hepimizi acıtır" şiarının full time görevlisidi. Tarihi kendi işine gelen hurafeye ve menkıbeye çevirmeye çalışan “Tarih nabbaşlarının" karşısına dikilen milli kahramanımızdı. O Türkiye'nin İlber Hocasıydı. O Osmanlı'nın gerçek tarihini bazı tarih şarlatanlarının esaretinden kurtaran tarihçiler neslinin temsicisiydi. Ve O, hastanede ölüm döşeğinde son mektubunu "Gazi Paşasına" yazıp ona ve kurduğu Cumhuriyete olan minnetini ifade edecek kadar sahici bir Cumhuriyet çocuğuydu. Tansu ve benim ise “Ankara yıllarımızın" İlber'imizdi".

O hepimizin en muzip tarih öğretmeniydi. Bize, Biz Türklere tarihimizi bizi hem düşündürüp, hem silkeleyerek, hem de eğlendirerek öğreten sevgili öğretmenimizdi. Türkiye İlber Hocasını; Ben ve Tansu ise İlberimizi kaybettik. Hepimizin başı sağolsun. Güle güle Sevgili İlber. Allahın rahmeti ve sevgisi hep üzerinde olsun. Biz büyük tarih öğretmenimizi hiç unutmayacağız."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar