Eski AK Partili Mücahit Birinci'den 'Çatlı' filmine tepki

Eski AK Parti MKYK üyesi Mücahit Birinci, Abdullah Çatlı'nın hayatını anlatan filme, "Hukukun üstünlüğünün antisi olan 90'ların Türkiye'sine ait çok karanlık bir figürün sinema filminin gösterime sokulması doğru değil" diyerek tepki gösterdi.

Eski AK Partili Mücahit Birinci'den 'Çatlı' filmine tepki

GAZETE PENCERE - Eski AK Parti MKYK üyesi avukat Mücahit Birinci, "Susurluk Skandalı" olarak bilinen kazada ölen Abdullah Çatlı'nın hayatının film yapılmasını eleştirdi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Birinci, "Derin devlet tarafından kullanılmış, hiçbir yasal kimliği olmadan simetri dışı öldürme fiilleri ika etmiş, yargılama yoluyla bunların hesabını vermemiş, daha sonra otorite dışına çıkarak çeteleşmiş, uyuşturucu işine girmiş, hukukun üstünlüğünün antisi olan 90'ların Türkiye'sine ait çok karanlık bir figürün sinema filminin gösterime sokulması doğru değil" ifadelerini kullandı.

"MEKSİKA'YA DÖNMEMEK İÇİN SAVAŞIRKEN..."

"Katilin, hukuk-nizam tanımazların ideolojisi olmaz" diyen Mücahit Birinci, şöyle devam etti:

"Onlar her değeri, yasa dışı elde ettikleri maddi menfaatlerine halel gelmesin diye kalkan olarak kullanabilirler. Dolayısıyla çeteleşmeyi, şu veya bu ideolojiye yakındır diye içselleştirmek doğru olmaz. Türkiye bir yandan çetelerle mücadele ederken, Kolombiya'ya, Meksika'ya, Venezuela'ya dönmemek için savaşırken, bunun için kamu stratejileri çalışılırken, diğer yandan böyle bir sinema filminin gösterime girmesi çelişkidir."

Çatlı'nın kızı Selcen Çatlı, babasının 1980'li yıllarını anlatan "Çatlı" filminin 20 Mart'ta vizyona gireceğini duyurmuştu.

Balıkesir'in Susurluk ilçesinde, 3 Kasım 1996 günü yaşanan kazada; DYP Şanlıurfa milletvekili Sedat Bucak, İstanbul Kemalettin Eröge Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadağ, "Mehmet Özbay" sahte kimlikli Abdullah Çatlı ile Gonca Us, benzin istasyonundan yola çıkan Hasan Gökçe yönetimindeki kamyona çarpmıştı.

Kazada, aracı kullanan Hüseyin Kocadağ, Abdullah Çatlı ve Gonca Us ölmüş, Sedat Bucak yaralı olarak kurtulmuştu.

Kazanın ardından "devlet-siyaset-mafya" üçgenindeki yasa dışı ilişkilerin ortaya çıkartılmasını talep edilmiş, "Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık" başlatılmış ve her gün saat 21.00'de evlerin ışıkları 1 dakikalığına söndürülmüştü. TBMM'de "devlet-siyaset-mafya" ilişkilerinin araştırılması için Susurluk Komisyonu kurulmuştu.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar