Gazeteci Alican Uludağ, Silivri'ye sevk edildi

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ, Silivri'deki Marmara Cezaevi'ne sevk edildi.

Gazeteci Alican Uludağ, Silivri'ye sevk edildi

GAZETE PENCERE - "Cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, Metris Cezaevi'nden Marmara Cezaevi'ne (eski adıyla Silivri Cezaevi) sevk edildi.

Uludağ'ın avukatları Akın Atalay, Tora Pekin ve Abbas Yalçın da tutukluluk kararına itirazda bulundu.

İtiraz dilekçesinde, Uludağ'ın Ankara'da ikamet ettiği, söz konusu paylaşımları da başkentten yaptığı, bu nedenle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma yetkisinin bulunmadığı belirtildi.

Dilekçede, "Ne terör suçları bürosunun ne de İstanbul'daki herhangi bir savcılığın Ankara'da yerleşik olan, soruşturma konusu edilen paylaşımları Ankara'da yapan müvekkil hakkında soruşturma yürütmesi hukuken mümkündür. Savcılığın TCK'nın 299. maddesini gerekçe göstererek kendisini yetkili saymasının da hukuki uyar bir yanı yoktur" ifadelerine yer verildi.

Soruşturmaya konu paylaşımların 2025 yılına ait olduğu aktarılan açıklamada, "Soruşturma TCK'nın 301. maddesi gerekçesiyle resen başlatmış olmasına rağmen müvekkil yalnızca TCK'nın 299. maddesinde düzenlenen 'Cumhurbaşkanına Hakaret' suçundan tutuklamaya sevk etmiştir. Bu suçlamaya gerekçe gösterilen 13 adet paylaşımın tamamı 2025 yılına ait olmasına rağmen tutuklamaya sevk yazısında gerçeğe aykırı bir biçimde suç tarihi olarak 19 Şubat 2026 tarihi yazılmıştır. Savcılığın suç tarihini 19 Şubat olarak göstermesi, soruşturmayı kendisinin yürütmesine hukuki bir dayanak yaratma çabasından ibaret olup hukuka açıkça aykırıdır" denildi.

Tutuklama kararına gerekçe gösterilen kaçma şüphesine değinilen dilekçede, şu ifadeler kullanıldı:

"BUGÜNE KADAR İFADE ÇAĞRILARININ TÜMÜNE UYDU"

"Müvekkil yargı muhabiri gazeteci olup işi gereği hemen her gün adliyede ve yüksek mahkemelerde bulunmaktadır. Kendisi hakkında başlatılan bir soruşturmada ifade çağrısına uymayacağı düşünülemez.

Öte yandan müvekkile yönelik olarak sadece sosyal medya paylaşımları nedeniyle suç isnat
edildiği görülmektedir. Nitekim aleyhine açılan soruşturmalarda yetkili savcılıklarca davet
edilmiş ve o da istisnasız tüm çağrılara uyarak ifade vermiştir. Müvekkil hakkında bugüne
kadar açılan soruşturmaların tamamı da bu şekilde ifadeyi açıklama sebebiyle açılmıştır."

"GEREKÇELER HUKUKA AYKIRI"

"Olağan olan, müvekkilin suç şüphesi taşıyan bir ifadesinin olması halinde davet edilmesidir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise CMK'nın 98/1. maddesini tamamen yok sayarak son derece keyfi bir şekilde doğrudan yakalama kararı vermiştir. Bu kararla müvekkilin kişi özgürlüğü hakkı ihlal edilmiştir. Ancak daha da vahim olanı Sulh Ceza Hakimliğinin hukuka aykırı olduğu açık olan bu yakalama işlemini
müvekkilin kaçma şüphesi olduğuna dair delil saymış olmasıdır.

Müvekkilin gazeteci kimliği, isnat edilen suçların ifade açıklamasından ibaret olması, (sözde) delillerin toplanmış olması ve delil karartmanın mümkün olmaması, kaçma şüphesini gösteren hiçbir olgunun olmaması göz önüne alındığında tutuklama kararının ve buna ilişkin gerekçenin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu göstermektedir."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar