Gürer’den savaşın tarıma etkisine sert uyarı: “Gübre yok, fiyatlar uçtu”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarım sektöründe girdi maliyetlerini hızla artırdığını söyledi. Gübre ve yem fiyatlarının kısa sürede biçimde yükseldiğini belirten Gürer, üreticinin hem maliyet hem borç baskısı altında olduğunu dile getirdi.

Gürer’den savaşın tarıma etkisine sert uyarı: “Gübre yok, fiyatlar uçtu”

GAZETE PENCERE - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım sektörüne yansımalarını değerlendirdi. Gürer, özellikle gübre ve yem fiyatlarındaki artışın üreticiyi zorladığını belirterek tarımsal girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmaması halinde hem üreticinin hem de tüketicinin daha büyük sorunlarla karşılaşacağını söyledi.

“GÜBRE VE YEM FİYATLARI SON HAFTALARDA HIZLA ARTTI”

Gürer, savaşın bölgedeki etkilerinin tarım sektöründe doğrudan hissedildiğini belirterek, “Savaşın bölgemize olumsuz yansımaları tarım kesiminde şiddetle hissedilir hâle geldi. Özellikle gübre ve yem fiyatları son haftalarda önemli ölçüde arttı. Gübrede güncel fiyatlara bakıldığında amonyum sülfatın ton fiyatı 15 bin 750 lirayı gördü. Üre gübre 30 bin lira seviyesinde ancak satışı yok, piyasada kapalı durumda,” dedi.

Üre gübrenin üretimde kritik bir rol oynadığını vurgulayan Gürer, “Üre gübre taban ve üst gübresi olarak kullanılan ve neredeyse tamamı ithal olan bir gübre. Özellikle İran’dan ticari anlamda gübre gelişi yoğun olduğundan bu süreçte onun da fiyatı arttı,” ifadelerini kullandı.

DAP gübresinde de ciddi artış yaşandığını belirten Gürer, “DAP gübre ise ülkemizde Mazıdağı fosfat madenlerinden elde edilen bir gübre ve 37 bin liraya çıkmış durumda. Son dönemdeki fiyat artışı neredeyse geçen yılın toplam artışını geçmiş durumda” diye konuştu.

“STOK VAR DENİYOR AMA ÇİFTÇİ GÜBRE BULAMIYOR”

İktidarın stokların yeterli olduğu yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Gürer, sahadaki tabloyun farklı olduğunu söyledi.

“Bakanlar bu konuda açıklamalar yapıyor, önlemlerin alındığını ve stokların yeterli olduğunu söylüyorlar. Ancak gübreyi almaya gittiğinizde ya gübre bulunamıyor ya da fiyatı katlanmış durumda,” diyen Gürer, üreticinin ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

İTHALATA DİKKAT ÇEKTİ

Gürer, Türkiye’nin İran ile yaptığı tarımsal girdi ticaretine ilişkin verileri de paylaştı. 2025 yılında İran’dan farklı yem gruplarında ithalat yapıldığını belirten Gürer, binlerce ton yem ürünü için milyonlarca dolar ödendiğini söyledi.

Gübre ithalatına da değinen Gürer, İran’ın Türkiye’nin gübre ithalatı yaptığı ülkeler arasında yer aldığını belirtti.

“TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETERLİ OLMAK ZORUNDA”

Tarımda dışa bağımlılığın risklerine dikkat çeken Gürer, “Gübre fabrikaları ve yem fabrikaları özelleştirilirken Türkiye’nin kendi kendine yeter hâle getirilmesi gerektiğini defalarca dile getirdik. Pandemiden ders çıkarılmadı, kuraklık ve don da ders alınması için yeterli olmadı,” dedi.

“Savaş ise girdi maliyetlerini artıran ürünlerin fiyatındaki artışla birlikte Türkiye’nin kendi kendine yeterli olmasının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdi.”

“YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI RAF FİYATLARINI DA ARTIRIYOR”

Tarım politikalarındaki eksikliklerin sadece üreticiyi değil tüketiciyi de etkilediğini söyleyen Gürer, “Tarım politikalarındaki yanlışlar ve uygulamadaki eksiklikler raftaki ürünlerin fiyatının artmasına yol açıyor. Böylece fiyatlar yükseliyor ve vatandaş her gıdaya erişemiyor,” dedi.

Geçen yıl Türkiye’nin hububat ve bakliyat üretiminde 2002’nin de gerisine düştüğünü belirten Gürer, girdi maliyetlerindeki artışın üretimde verim kaybına yol açabileceğini söyledi.

“DESTEKLER ZAMANINDA ÖDENMELİ”

Çiftçilere verilen desteklerin gecikmesinin üretimi zorlaştırdığını belirten Gürer, “2025 yılının destekleri 2026 yılında ödeniyor. Çiftçi zaten zor durumda. Desteklerin mazot ve gübre için iki taksitte verilmesi daha büyük sıkıntılar yaratacaktır. 2025’ten kalan desteklerin verilmesi yanında 2026 yılı desteklerinin de çiftçiye ulaştırılması gerekir,” dedi.

“ÇİFTÇİNİN BANKA BORCU 1 TRİLYON 240 MİLYAR LİRA”

Gürer, çiftçilerin borç yükünün de giderek arttığını belirterek, “Çiftçilerin bankalara olan kredi borcu 1 trilyon 240 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu nedenle büyük bir zorluk yaşıyorlar. İcra ve haciz işlemleri devam ediyor,” dedi.

Yem ve gübrede yüzde 50 sübvansiyon uygulanması gerektiğini belirten Gürer, borç yükünün hafifletilmesi için icra işlemlerinin durdurulması ve üreticilere yeni kredi destekleri sağlanması gerektiğini ifade etti.

“TÜRKİYE ÜRETMEK ZORUNDADIR”

Tarımda üretimin stratejik önemine dikkat çeken Gürer, “Türkiye üretmek zorundadır. Üretimde yaşanacak her düşüş ülkenin sorunlarını daha da büyütecektir. Bu nedenle hem çiftçiye hem besiciye destek verilmesi gerekir,” dedi.

LİMON İTHALATINA DA TEPKİ

Gürer, Türkiye’nin önemli bir narenciye üreticisi olmasına rağmen limon ithalatının sürmesini de eleştirdi. İthalat vergisinin düşürülmesine rağmen üreticinin elindeki ürünün değer bulamadığını belirten Gürer, yanlış planlama nedeniyle limon fiyatlarının bahçede çok düşük seviyelere indiğini söyledi.

2025 yılında binlerce ton limon ithal edildiğini açıklayan Gürer, üreticiyi koruyan planlı ve sürdürülebilir tarım politikalarına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar