Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisine HDP'den eleştiri: ‘İçinde Alevi, Kürt kelimesi geçmiyor'
HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, 6 muhalefet partisinin açıkladığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisini "eksik ve sorunlu bir metin" olarak nitelendirdi. Oluç, "Koca bir metin yazıyorsunuz; içinde Alevi, Kürt kelimesi...
HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, 6 muhalefet partisinin açıkladığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisini "eksik ve sorunlu bir metin" olarak nitelendirdi. Oluç, "Koca bir metin yazıyorsunuz; içinde Alevi, Kürt kelimesi bir kez dahi geçmiyor" dedi.
HP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti'nin kamuoyuna açıkladığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerisini değerlendiren Oluç, ortaya çıkan metnin, "siyasi cesaret"ten yoksun; geneli itibarıyla de "eksik ve sorunlu" olduğu görüşünü savundu.
Oluç, öneri metninde "kayyum" uygulamasına ilişkin önerinin olumlu ancak yeterli olmadığını söyledi:
" 'Kayyum olmayacak artık' demek güzel bir niyet ifadesi ama yeterli değil. Yerel demokrasinin geliştirilmesi, demokratikleştirilmesi gerekiyor Türkiye'de. Kayyımlar bunun önünde bir engeldir. Çağdaş demokrasilerde olduğu gibi merkezden bazı yetkilerin yerel yönetimlere devredilmesi gerekiyor. Buradaki kararlı duruşun ne kadar olduğunu göremiyoruz metinde."
Oluç'a göre, güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisinin en büyük eksiği Kürt ve Alevi yurttaşların taleplerine yanıt verecek bir düzenleme içermemesi:
"Koca bir metin yazıyorsunuz, içinde Alevi, Kürt kelimesi bir kez dahi geçmiyor. Sadece Alevi, Kürt deyin demiyorum elbette. Kürtlerin Alevilerin tarihsel toplumsal sorunları var, talepleri var. Alevi toplumu, Kürtler, eşit yurttaşlık istiyor. Anayasa'da eşit yurttaşlık yazıyor ama yok! Bu tarihsel, toplumsal sorunlarının nasıl çözüleceği üstünde anlaşmıyor olabilirsiniz ama 'Bu sorunların çözümüne biz adayız, bu sorunları demokrasiyi geliştirip Ankara'da çözeceğiz' gibi bir irade, kararlılık gerekiyor. Bu sorunu tanıyor musunuz, tanımıyor musunuz? Hiç söz etmediğiniz zaman, bu sorunları tanımıyoruz diyorsunuz. Zaten bugünkü düzende de aynı durumla karşı karşıyayız. O nedenle çok dikkat çekici ve siyasi cesaretsizliktir, iktidarın baskılarına boyun eğmektir."