Gürer: “Bombalar et, süt ve gıdayı da vuruyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılıkta artan ithalat ve yükselen yem maliyetlerinin sektörü çıkmaza sürüklediğini söyledi. Gürer’e göre mevcut gidişat değişmezse et, süt ve birçok gıda ürününde fiyat artışları kaçınılmaz olacak.

Gürer: “Bombalar et, süt ve gıdayı da vuruyor”

GAZETE PENCERE - CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründeki maliyet artışlarına ve ithalata dayalı üretim modeline dikkat çekti. Gürer, özellikle yem hammaddelerinde artan dışa bağımlılığın hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını belirterek, et ve süt ürünlerinde yeni zamların kapıda olduğunu söyledi.

Gürer’e göre hayvancılıkta sorunlar giderek büyüyor. Bölgedeki savaşın gübre ve yem fiyatlarını doğrudan etkilediğini belirten Gürer, Türkiye’nin hem hayvan hem yem hem de gübrede ithalata yönelmesinin sektördeki kırılganlığı artırdığını ifade etti. Bu sürecin doğru yönetilmemesi halinde et ve süt fiyatlarının daha da yükseleceğini, bunun da zincirleme biçimde tüm gıda ürünlerine yansıyacağını dile getirdi.

SIĞIR İTHALATINA 1 MİLYAR 19 MİLYON DOLAR

Son yıllarda hayvancılıkta ithalatın hız kesmediğini vurgulayan Gürer, rakamlarla tabloyu şöyle özetledi: 2025 yılında Türkiye 739 bin 652 baş sığır ithal etti ve bunun için 1 milyar 19 milyon dolar ödedi. 2026’nın yalnızca ilk ayında ise 85 bin 160 baş sığır için 131 milyon dolar yurt dışına gitti. Gürer, yıl başında hedeflenen 500 bin baş ithal hayvan sayısının bu hızla aşılabileceğini söyledi.

Yem ithalatı da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Gürer’in paylaştığı verilere göre Türkiye 2025 yılında 5 milyar 712 milyon dolarlık yem ithalatı yaptı. En çok döviz ise soya fasulyesi, dane mısır ve kepek için harcandı. Sadece soya fasulyesinde 4 milyon 71 bin ton ithalat yapılırken bunun karşılığında 1 milyar 773 milyon dolar ödendi. Türkiye’nin soya üretiminde yüzde 95 oranında dışa bağımlı olduğuna dikkat çekiliyor.

2026’nın ilk ayında yem ithalatı için ödenen tutar da 475 milyon doları buldu. İthalatta ilk üç sırayı yine dane mısır, soya fasulyesi ve soya küspesi aldı.

Yerli üretimdeki düşüş de tabloyu ağırlaştırıyor. Gürer, yem üretiminde önemli ürünlerden biri olan arpanın üretiminin 2024’te 8 milyon 200 bin ton seviyesindeyken 2025’te 6 milyon tona gerilediğini söyledi. Bu düşüşün yem açığını daha da büyüttüğünü ifade etti.

TMO YEM İÇİN İHALE AÇMAYA DEVAM EDİYOR

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açtığı ihaleler de ithalatın devam edeceğini gösteriyor. Kurumun mart ayında toplam 455 bin ton yem hammaddesi için ihale açtığını, 28 Şubat’ta ise 350 bin ton yemlik mısır ithalatı için ayrı bir ihale yapıldığını hatırlatan Gürer, kısa sürede planlanan yem hammaddesi ithalatının 800 bin tonu aşacağını belirtti.

Türkiye’de hayvancılık için gerekli kaba yem üretiminin de yetersiz olduğunu söyleyen Gürer, gerekli miktarın yalnızca yüzde 31’inin üretilebildiğini, bunun yaklaşık yüzde 70’lik bir açık anlamına geldiğini dile getirdi.

50 KİLOGRAMLIK SÜT YEMİNİN FİYATI 900 LİRAYA ÇIKTI

Yem maliyetlerindeki artışın doğrudan et ve süt fiyatlarına yansıdığını belirten Gürer, ithal yem oranının yüzde 70’e ulaşmasının fiyatları dövize bağımlı hale getirdiğini söyledi. Artan maliyetlerin üreticiyi zorladığını ifade eden Gürer, 50 kilogramlık süt yeminin fiyatının 900 liraya kadar çıktığını belirtti. Yonca, saman ve küspe fiyatlarındaki artışın da hayvancılıktaki maliyetleri katladığını dile getirdi.

Gürer’e göre çözüm üretim odaklı politikalar geliştirmekten geçiyor. Meraların ıslah edilmesi, yem bitkileri üretiminin artırılması ve üreticiye destek verilmesi gerektiğini söyleyen Gürer, yem maliyetlerinde üreticilere sübvansiyon sağlanması gerektiğini ifade etti.

GÜBRE FİYATINDA ARTIŞ DURMUYOR

Gübre fiyatlarının da hızla yükseldiğini belirten Gürer, üre gübresinin ton fiyatının yılbaşında 26 bin lirayken kısa sürede 30 bin 500 lirayı geçtiğini söyledi. DAP gübresinin tonu 37 bin 500 lirayı aşarken, diğer gübre türlerinde de benzer artışlar yaşandığını belirtti. Gürer, bu artışların tarımsal üretimi daha da zorlaştıracağını ve sonuçta raf fiyatlarının yükselmesinin kaçınılmaz olacağını söyledi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar