Gürer: Çiftçi borç korkusuyla cezaevine düşmekten korkuyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçi ve besicilerden gelen mektupları kamuoyuyla paylaştı. Gürer’e göre üretici hem borç baskısı altında cezaevine düşmekten korkuyor hem de artan maliyetlerle baş etmeye çalışıyor.

Gürer: Çiftçi borç korkusuyla cezaevine düşmekten korkuyor

GAZETE PENCERE - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, düzenlediği basın toplantısında bu kez rakamlardan çok mektupları konuşturdu. İç Anadolu’nun farklı illerinden gelen üretici mektuplarını okuyan Gürer, tarım ve hayvancılıkta tablonun her geçen gün ağırlaştığını söyledi.

“BOĞAZIM DÜĞÜMLENİYOR”

Domates üreticisinin gönderdiği mektuptaki ifadeler dikkat çekiciydi. Üç yıldır girdi maliyetlerinin hızla arttığını, buna karşılık ürün fiyatlarının işçilik giderini dahi karşılamadığını anlatan üretici, yazdığı çekler nedeniyle cezaevine girme korkusu yaşadığını dile getirdi.

“Babamızın 30 yıllık emeğine mi üzülelim, yoksa yazdığımız çekler yüzünden cezaevine girecek olmamıza mı?” sözlerini aktaran Gürer, üreticinin çaresizliğinin artık borç ve hapis korkusuna dönüştüğünü söyledi.

Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık nedeniyle çiftçi borçlarının üç yıl ertelenmesi, faizlerin silinmesi ve yeni kredi imkânı sağlanmasına ilişkin kanun teklifini daha önce Meclis gündemine taşıdıklarını hatırlattı.

“Yem yüzde 100 arttı, alan yok”

Bir başka mektup ise besicilerden geldi. Gürer’in paylaştığına göre yem fiyatları son bir yılda yüzde 100 arttı. Buna karşılık et kesim fiyatları giderleri karşılamıyor. “Canlı kilo alan da yok, kesen de yok” sözleriyle anlatılan tablo, hayvancılıktaki sıkışmayı ortaya koyuyor.

Et ve Süt Kurumu’nun 200 başın altında hayvanı olan işletmelere yönelik kesim zorunluluğu uygulaması da eleştirilerin odağında. Gürer, küçük besicilerin bu uygulamanın kendilerini dezavantajlı hale getirdiğini ilettiklerini söyledi. 200 başın üzerinde ithal hayvan alanlar için böyle bir zorunluluk bulunmamasının adaletsizlik yarattığını savundu.

SULAMA BİRLİKLERİ VE AKKAYA BARAJI UYARISI

Gürer, sulama birliklerinin yapısının değiştirilmesi ve gölet işletmelerinin kiralanmasına yönelik düzenlemelere de değindi. Çiftçilerin, işletmelerin muhtarlar, belediyeler ve sulama kooperatifleri eliyle yürütülmesini talep ettiğini aktardı.

Niğde Bor’daki Akkaya Barajı’nda yaşanan koku ve köpürme sorununa da dikkat çeken Gürer, yapılan temizlik çalışmalarına rağmen riskin sürdüğünü söyledi.

KÖYLER BOŞALIYOR

Sahadaki gözlemlerini de paylaşan Gürer, küçük aile işletmelerinde ahırların boşaldığını, köy okullarının kapandığını ve kırsalda yaşamın giderek zayıfladığını ifade etti. Hayvancılıkta ithalata dayalı politikanın Türkiye’nin hayvan varlığını tartışmalı hale getirdiğini belirten Gürer, hayvan hastalıkları ve buzağı ölümlerinin de sorunu büyüttüğünü söyledi.

BEYAZ ETTE İHRACAT YASAĞI FİYATI DÜŞÜRMEDİ

Ticaret Bakanlığı’nın 9 Şubat 2026’da kanatlı et ihracatını durdurma kararını da değerlendiren Gürer, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 2,8 milyon ton beyaz et ürettiğini, bunun yüzde 15-20’sinin ihraç edildiğini hatırlattı.

2022’de 705 bin ton, 2023’te 526 bin ton, 2024’te 451 bin ton ve 2025’te 547 bin ton ihracat yapıldığını aktaran Gürer, ihracatın durdurulmasına rağmen market fiyatlarında düşüş yaşanmadığını söyledi.

“Ramazan öncesi fiyat artışını önleyemeyen iktidar, beyaz et fiyatını sabitlemek için ihracatı aniden durdurdu. Ancak iç piyasada fiyat düşmedi. Bu tür kararlar dış pazarda pay kaybına yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu.

“SORUNUN KAYNAĞI GİRDİ MALİYETLERİ”

Gürer’e göre kanatlı sektöründeki fiyat artışının temel nedeni yem maliyetleri. Soya ve mısırda dışa bağımlılığın arttığını, soyada bu oranın yüzde 90’a ulaştığını belirten Gürer, döviz bazlı maliyetlerin üretimi doğrudan etkilediğini söyledi.

“Yem sübvanse edilmeden, girdi maliyetleri düşürülmeden raftaki fiyat düşmez” diyen Gürer, hem üreticinin hem de tüketicinin fiyat artışı istemediğini, asıl talebin maliyetlerin gerilemesi olduğunu vurguladı.

Gürer, geçici ve plansız kararlar yerine öngörülebilir, planlı ve üreticiyi koruyan politikalara ihtiyaç olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar