Hacı Bayram Veli Camisi’ndeki vaaz CİMER’e şikayet edildi

Başkentteki tarihi Hacı Bayram Veli Camisi’ndeki vaazda, karma eğitime karşı çıkılarak “Kurtla kuzu bir arada olur mu? O kurt kuzunun kanını eninde sonunda içecek” denildiği belirtildi. Diyanet, görevlilerin uyarıldığını bildirdi.

Hacı Bayram Veli Camisi’ndeki vaaz CİMER’e şikayet edildi

GAZETE PENCERE- Ankara’daki tarihi Hacı Bayram Veli Camisi’ndeki vaazda karma eğitime karşı çıkılarak tartışma yaratacak ifadelerin kullanıldığı öğrenildi.

Bir yurttaş, 18 Ocak 2026 tarihinde yaklaşık 600 yıllık tarihi olan Hacı Bayram Veli Camisi’ne gitti. Öğle namazından önce verilen vaazda karma eğitim eleştirilerek “Kurtla kuzu bir arada olur mu?” denildiğine tanık oldu.

CİMER'E ŞİKAYET ETTİ

BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, yurttaş Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yaptığı şikâyette, “18 Ocak 2026 Pazar günü Hacı Bayram Veli Camisi’ni misafirlerimle birlikte ziyaret ettim. 12.00–12.30 saatleri arasında öğle namazı öncesinde camide sohbet yapan ve ismini bilmediğim görevli, ‘karma eğitim’ konusuna değinerek kız ve erkek öğrencilerin aynı sınıfta bulunmasını hedef alan ifadeler kullanmış; konuşmasının devamında aynen şu sözleri söylemiştir: 'Kurtla kuzu bir arada olur mu? Kurtla kuzuyu yan yana koyarsan o kurt kuzunun kanını eninde sonunda içecek.' Bu ifade, kamu görevi yürüten bir din görevlisinin, kamuya açık bir ibadethanede çocuklar hakkında kullandığı, açıkça cinsiyetler üzerinden aşağılayıcı ve şiddeti çağrıştıran bir benzetmedir” ifadeleriyle yaşananları anlattı.

“BU DİL SÜRÇMESİ DEĞİL”

Yurttaş şikâyetinde şu ifadeleri de kullandı:

“Kurt–kuzu tasviriyle çocukları kategorize etmek; hele ki kanını içecek gibi bir cümleyle bunu pekiştirmek, toplumu ayrıştıran, şiddeti meşrulaştıran ve çocukların güvenliğine dair kaygı oluşturan bir dil kurmaktır. Bu söylem, ibadethanelerin birleştirici niteliğine de, kamu görevlisinin sorumluluk ve tarafsızlık yükümlülüğüne de aykırıdır. Söz konusu konuşmayı bizzat duydum. O sırada camide bulunduğunu tahmin ettiğim yaklaşık 15– 20 kişi de olaya tanıklık etmiş olabilir. Camide ses ve/veya görüntü kayıt sistemi bulunması halinde kayıtlar incelenebilir. Ayrıca görevlinin kimliği, o günkü vaaz/sohbet görevlendirme çizelgesi ve nöbet kayıtlarından kolaylıkla tespit edilebilir. Bu olayın ‘sıradan bir dil sürçmesi’ olarak geçiştirilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Zira bu tür ifadeler, çocukları ve aileleri hedef alan aşağılama ve şiddeti normalleştirme çağrışımı yaratmakta; insanları ibadethanelerden uzaklaştırmakta ve toplumu kutuplaştırmaktadır. Devletin başkentinde, Ankara’nın en çok ziyaret edilen ibadethanelerinden birinde böyle bir dilin kullanılması, kardeşliğimizi zedelemekte ve kurumlara duyulan güveni de azaltmaktadır.”

YETKİLİLER UYARILMIŞ!

CİMER’e yapılan şikâyet Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Altındağ İlçe Müftülüğü tarafından yanıtlandı. Verilen yanıtta görevlilerin “uyarıldığı” belirtilerek, “Sayın ilgili; başvurunuz incelenmiş olup, gerekli işlemler tesis edilmiştir. İlçemize bağlı Hacı Bayram ve diğer camilerimizde vaaz yapan görevlilerin konuşmalarında daha hassas olmaları ve özen göstermeleri hususunda gerekli bilgilendirme yapılmıştır. Bilgilerinize sunulur” denildi.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar