'Hayalet Orhan' mahkemede: "Rüşvet mi aldınız?"
“Hayalet” lakaplı Orhan Ünğan, hakim karşısına çıktı. Ünğan, savcılığa, "MİT’in kayıtlarında finansör olan kişinin, 35 milyon euro para dağıttığına dair rapor var. Yargı içindeki çetede yerinizi güçlendirmek için mi bana bunu yapıyorsunuz?" dedi.
PENCERE - Belçika’daki villasına Cumhurbaşkanlığı forsu astığı, en az sekiz farklı kimlikle bağlantılı olduğu ve uyuşturucu sevkiyatları organize ettiği öne sürülen Orhan Ünğan’ın yargılandığı 108 sanıklı dava, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmaya, tutuklu bulunduğu cezaevinden getirilen Orhan Ünğan ve SEGBİS ile bağlanan tutuklu sanıklar katıldı. 2014’te İranlı Naci Şerifi Zindaşti’nin kızının öldürülmesiyle ilgili soruşturma kapsamında gündeme gelen Ünğan’ın da yer aldığı salonda avukatlar da hazır bulundu.
Medyascope'tan Furkan Karabay'ın haberine göre, “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma” ve “Suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” suçlamaları yöneltilen sanıklar, tahliye taleplerine ilişkin söz aldı.
MİT KAYITLARI VE RAPOR İDDİASI
“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma” ve “suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama” suçlamaları yöneltilen Orhan Ünğan, tahliye talebine ilişkin beyanda bulundu.
Hakkındaki suçların somut olmadığını belirten Orhan Ünğan, adaletin ekmek, su gibi bir ihtiyaç olduğunu, Türkiye’de adalete güvenin yüzde 10’lara düştüğünü söyledi ve “Ekonomi de toplumsal huzur da adalete bağlı. Ülkemiz ateş bulutu haline gelmiş adalete ihtiyacımız var” dedi.
Ünğan devamında şunları söyledi:
"Ben uyuşturucu baronuysam olaylardan günler sonra neden görüşmem olsun? 2024 yılında hasmım olan, MİT’in kayıtlarında finansör olan kişinin, 35 milyon euro para dağıttığına dair rapor var, polislere rüşvet verdiklerini anlattım, bu raporun incelenmesini istiyorum. 2020’de operasyonda bir ekip gizli tanıkla beni bağlamaya çalışıyor. Sonra bu ekip görevden alındı. Çaldıran’da 100 kilo uyuşturucu yakalanmış. Benim konuyla alakam yok, yazışmam da yok. ‘100 kilo reise verelim’ diyorlar sonra eşya yakalanıyor, benim bir tane yazışmam yok.”
"RÜŞVET Mİ ALDINIZ?"
İddianameyi hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçu Soruşturma Bürosu hakkında iddialar öne süren Orhan Ünğan, “Yargı içindeki çetede yerinizi güçlendirmek için mi bana bunu yapıyorsunuz, rüşvet mi aldınız şimdi bu konulara girmek istemiyorum. İddia makamının iddiaları için bunu söylüyorum” dedi.
Uyuşturucu nakledilen araçta yer aldığı gerekçesiyle tutuklu yargılanan sanık Furkan Gurbetoğlu, polis memuru olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini belirtti.
Sanıkların ardından söz alan avukatlar, tutuklu müvekkillerinin tahliyesini talep etti. Avukat Çağdaş Çelik, müvekkili Muhammet Aka’nın Orhan Ünğan’ın yeğeni olduğu için tutuklu olduğunu, somut deliller olmadan suçlandığını savundu. Avukat Çelik, “MASAK raporunda dahi bir ilişkisinin olmadığı söyleniyor” dedi.
İDDİANAMEDEN...
7 Haziran 2024’te düzenlenen Kuyu-4 operasyonunda, uluslararası uyuşturucu ticareti yapan organize suç örgütünün elebaşı Mert (Orhan) Ünğan yakalanmış ardından tutuklanarak cezaevine gönderilerek mal varlığına el konulmuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçu Soruşturma Bürosu, 23’ü tutuklu, 15’i firari 108 şüpheli hakkında iddianame hazırlamıştı.
İddianamede, Orhan Ünğan’ın ismini 2023’te, Mert olarak değiştirdiği, SKY-ECC isimli kriptolu haberleşme programıyla çok sayıda uyuşturucu madde sevkiyatı gerçekleştirdiği, uyuşturucu madde satışından elde edilen kazancı çeşitli yöntemlerle aklamaya çalıştıkları öne sürülmüştü.
Ünğan’ın kripto mesajlaşma uygulaması Sky ECC üzerinden birçok sevkiyatı yönettiği, bu süreçte “Kemal Tahıl” adına düzenlenmiş kimliği kullandığı, ayrıca Hüseyin Polat, Hamza Kılıç ve Ayhan Arpalı isimlerine ait belgelerle de ilişkilendirildiği öne sürülmüştü.
Orhan Ünğan’ın 2020 ve 2021 yıllarında Avrupa ve Türkiye’ye yönelik toplamda en az 4 tonluk uyuşturucu sevkiyatıyla bağlantısı bulunduğu iddia edilmişti.
Ünğan’ın, biri savcı koruması ve ikisi istihbaratçı olan bazı polis memurlarından destek aldığı, şoför, muhasebeci, kimlik temin edenler, kurye ve zulacıların da yer aldığı hiyerarşik bir yapılanma içinde sevkiyatları yürüttüğü de iddialar arasındaydı.
Orhan Ünğan ve Zindaşti davası: Rüşvet iddiaları gündeme gelmişti
Orhan Ünğan ismi 6 Eylül 2014’te İranlı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti’nin kızı ve yeğeninin Büyükçekmece’de öldürülmesiyle gündeme gelmişti. Bu olaydan sonra Orhan Ünğan ve kardeşi İlhan Ünğan hakkında kırmızı bülten çıkarılmıştı.
Orhan Ünğan Hollanda’da yakalanıp Türkiye’ye getirilmiş, Zindaşti’nin kızı ve yeğeninin öldürülmesi davasında yargılanmıştı. Bu dava sürecinde Ünğan’ın aranan kardeşi İlhan Ünğan, Kadıköy’deki silahlı saldırıda öldürülmüştü.
Orhan Ünğan, koronavirüs salgını nedeniyle cezaevinden izinli çıkmıştı. Kırmızı bültenle aranan Naci Şerifi Zindaşti ile aralarında polislerin de olduğu suç örgütüne ilişkin davada şikayetçi Orhan Ünğan, emniyet içindeki bazı yetkililerin Zindaşti ile ilişkisi olduğunu, dijital verilerin ve kamera kayıtlarının silindiğini öne sürmüştü.
Orhan Ünğan, yargılandığı mahkemece üç kez tahliye edilip üçünde de üst mahkeme bu kararları iptal edince Burhan Kuzu hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.
Ünğan, Burhan Kuzu’nun talimatıyla Bakırköy Adalet Komisyonu Başkanı Recep Karaman tarafından tahliye edilmemesi için hâkim M.A’ya baskı yapıldığını iddia etmişti.
Dönemin Bakırköy Başsavcı vekili Zülkarneyn Kısık’ın verilen tahliye kararlarına itiraz etmesi için duruşma savcısına müdahale ettiğine dair dikkat çeken iddialar da öne sürmüş ve “Bu bilgileri kimden aldığımı açıklarsam yer yerinden oynar” demişti.
Kaynak:Haber Merkezi