Hekim Birliği Sendikası’nın Olağan Genel Kurulu iptal edildi: Sendikaya kayyım atandı

Hekim Birliği Sendikası'nın genel kurulu, usulsüzlük iddiaları üzerine mahkemece iptal edildi ve sendikaya kayyum atandı. Genel Başkan Yardımcısı Özgür Öz, süreci CHP'nin 'butlan' krizine benzeterek "Koltuk için her türlü usulsüzlüğü yaptılar" dedi.

Hekim Birliği Sendikası’nın Olağan Genel Kurulu iptal edildi: Sendikaya kayyım atandı

GAZETE PENCERE - 25 binden fazla üyesi bulunan Hekim Birliği Sendikası’nın 2. Olağan Genel Kurulu, mahkeme tarafından "usulsüzlük" iddiasıyla iptal edildi.

T24'ten Can Öztürk'ün haberine göre Mahkeme sendikaya kayyım atanmasına karar verirken, kayyım atanan 3 kişinin sendikayı seçimli genel kurula götürmesine hükmetti. Seçim süreci boyunca yaşananlar mahkeme tutanaklarına yansıdı.

"İPTAL EDİLEN SEÇİM YÖNETMELİĞİ, GENEL KURULDA UYGULANDI"

Seçime karşı dava açan sendika yöneticilerinin avukatları, mahkemedeki beyanlarında şöyle dedi:

"Seçim yönetmeliği yönünden mahkemenizde ikame edilen dosyada verilen karar kesinleşmiştir. Fakat davalı sendika tarafından söz konusu karar yok sayılarak iptal edilen seçim yönetmeliği genel kurulda uygulanmıştır. Denetleme raporuna ilişkin önceki celse ara kararınızın mahkemeniz dosyalarından istenen evraklar bulunduğu gerekçesiyle yerine getirilmemiştir. Dosyalara sunulan evraklarda eksiklikler vardır. Denetleme raporu hiçbir şekilde oynanıp ibra yapılmamıştır. Genel kurul bu yönüyle de hukuka aykırıdır. Ayrıca Samsun'a bir tane dahi delege verilmemiştir. Üye sayısına göre Samsun şubenin en az 3 delegesi olması gerekirdi."

"ADRES DEĞİŞİKLİĞİ YAPILARAK SEÇİMİN KONUMU DEĞİŞTİRİLDİ"

Bazı MYK üyelerinin üyeliklerinin düşürüldüğünü ve açık olan şubelerin kapalı, kapalı olan şubelerin de usulsüz bir şekilde açık gösterildiğini belirten başka bir davacı vekili de mahkeme beyanında şu ifadeleri kullandı:

"Denetleme raporunun delegelere gönderilmesine ilişkin davalı tarafın sunduğu belgelerde 77 delegeye elden, 60 delegeye PTT 'den tebligat yapılmıştır. Ancak delege sayısı 162 olmasına rağmen, gönderilere ilişkin sunulan belge sayısı 137'dir. Arada 25 fark bulunmaktadır. Ayrıca elden tebligat yapılanların 11 adedinde denetleme raporu yok, tebliğ edilmedi, boş şeklinde şerhlerle imzalar atılmıştır. Denetleme raporunun tüm delegelere tebliği sağlanmamıştır. Dolayısıyla usulsüzdür. Bununla birlikte adres değişikliği yapılarak seçim kurulunun da değişmesi sağlanmıştır. Samsun şube 3 delege çıkarması gerekirken bu 3 delegenin mevcut yönetimi desteklememeleri nedeniyle bu şube kapatılmıştır. Ayrıca sendika tarafından olağan üstü genel kurul yapılması yönünde karar alınıp daha sonra iptal edilmiştir. Mahkemenize buna ilişkin belgeleri sunuyoruz, ayrıca MYK'nın 4 üyesinin üyeliği usulsüz şekilde düşürülerek genel kurula katılamamalarına neden olunmuştur. Diyarbakır şube ise genel kurul yapıldığı tarihte yargıtay kararı itibarıyla kapalı olması gerekirken açıktır. Diyarbakır şubenin kapalı olması gereken ikinci şubesi genel kurulda temsil edilmiş, ancak açık olması gereken şube temsil edilmemiştir. Güncel tarihli İzmir CBS'nin 2026/73265 soruşturma sayılı dosyasında denetleme kurulu üyesi Gökhan Erdoğan tarafından mevcut yönetimin sendika mali kaynakların usulüne uygun olarak kullanmadığı ve bunun denetleme raporunda tespit edildiği iddiası ile suç duyurusunda bulunulmuştur. Soruşturma devam etmektedir. Genel kurul sırasında denetleme raporunun görüşülmesi hususunda talepte bulunulmuş ancak divan bunu yanıtsız bırakmış ve denetleme raporu genel kurulda görüşülmemiştir."

BAŞKANIN AVUKATI İDDİALARI REDDETTİ

Davanın reddedilmesini isteyen başkanın avukatı ise mahkemede şu ifadeleri kullandı:

"Davaların konusu delege listelerinin iptali değildir. 6356 sayılı yasanın 16.maddesi açıktır. İtirazlar 2 gün içinde İlçe Seçim Kuruluna yapılır. Tüm itirazlar Konak İlçe Seçim Kurulunca reddedilmiştir. Dolayısıyla bu itirazların eldeki dosyada yeniden dile getirilmesi usule uygun değildir. Genel kurul iptali davasının konusu seçimde yapılan usulsüzlüktür. Ancak dava dilekçelerinde yalnızca denetleme raporu ve delege seçimleri ile ilgili iddiada bulunulmaktadır. Denetleme raporları tüm delegelere hem mail, hem iadeli taahhütlü gönderilmiştir. Delege listelerini ise bizzat Özgür Öz belirlemiştir. Şubelerce delege seçimleri ile ilgili dava açılmamış, delege listeleri kesinleşmiştir. 13 şube dosyası ise davanın konusu değildir. Zira mahkeme kararları kesinleştikten sonra hükümle sonuç doğurur. Davacılar toplantılara katılmamışlar ve tüzük 21.madde gereği haklarında işlem yapılmıştır. Yerlerine yedek üyeler çağrılmıştır. Davacılar bunlara dair dava açmamıştır. Yine soruşturma dosyası ise bu davanın konusu değildir. Güncel bir soruşturma var ise dahi bu davada delil olarak sunulmasını kabul etmiyoruz, davanın reddine karar verilsin, yargıtay'ın eldeki dosya bakımından kararları çok nettir. Yargıtay iki halde genel kurulun iptalini içtihat etmiştir. Bunlardan biri seçim güvenliğinin tehlikeye düşmesi diğeri delege listelerinde usulsüzlük olmasıdır. Delege listelerine karşı herhangi bir dava açılmamıştır. İddia edilen usulsüzlüklerin hiçbiri yargıtay tarafından kabul edilmeyecektir."

MAHKEME, SENDİKAYA KAYYIM ATADI; "SEÇİMLİ GENEL KURUL YAPILMALI" DEDİ

Tarafların beyanlarının ardından kararını açıklayan hâkim, sendikanın 2. Olağan Genel Kurulu’nun iptal edilmesine karar verirken sendikaya kayyım atanmasına hükmetti. Mahkeme, atanan kayyımların sendikayı seçimli genel kurula götürerek başkan ve yönetim seçimi yapmaları gerektiğini belirtti.

SENDİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÖZ: CHP'NİN YAŞADIĞI SÜREÇLER GİBİ

Sendikanın davacı Genel Başkan Yardımcısı Özgür Öz ise yaşadıklarını CHP’nin ‘mutlak butlan’ sürecine benzetti. Öz, konu hakkında T24’e yaptığı açıklamada şöyle dedi:

"Sendikada usulsüz bir seçim gerçekleştirdi. Bize üyeliğiniz düştü, kurulunuz düştü denildi. Üç kişiyle yaptıkları geçersiz toplantı ile seçime gittiler. Siz düştünüz toplantılara katılmadınız denildi. Böyle bir dönem gerçekleşti. Başkanın bizzat kendisi bir daha başkan olabilmek için bir dizi usulsüzlüklere imza attı.

Hem delege anlamında sorun vardı hem de denetleme raporu sunmadılar. Karar defterlerini bizlerden sakladılar. Başından sonuna usulsüz bir seçimdi.

Beni genel merkezden uzaklaştırmak için polis çağırdılar. Aslında aynen CHP'nin yaşadığı süreçler gibi. Haklarımızı aramak konusunda inatçı olduk. Hukuk tecelli etti. Yakında bu karar da kesinleşince doğru olan bir seçim yapıp başkanımızı seçeceğiz."

Kaynak:T24 - Can Öztürk

Öne Çıkanlar