Hüseyin Baş'tan CHP'ye: Son sürecin sorumlusu iktidardan öte ana muhalefettir
"Çözüm süreci komisyonu"nda yer alması nedeniyle CHP'yi eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, "Ana muhalefet oraya oturmasaydı bu komisyonun söylediği hiçbir şeyin bir önemi yoktu. Son sürecin sorumlusu benim gözümde iktidardan öte ana muhalefettir" dedi.
GAZETE PENCERE - Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Meltem TV’de yayınında açıklamalarda bulundu.
Hükümetin tarım politikalarını eleştiren Hüseyin Baş, "Çukurova gibi verimli bir ovanın göbeğine havalimanı yapıldı. Milletimiz hiç esnafta, üreticide, çiftçide suç aramasın. Çukurova’nın göbeğine tarım yapılacağına havalimanı yapılıyorsa, ürünün fiyatının niye yüksek olduğunun cevabı oradadır. Sanki başka yer yokmuş gibi! Bir de havalimanı bir yere konumlandığı zaman ne olacak? Etrafında şehirleşme olacak; konut, otel, dükkan olacak; betonlaşma olacak. Koca Çukurova’nın tarımı bitiyor. Biz diyoruz ki ürün niye pahalı?” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın uçak firması Boeing'in satışlarını artırmak için çalıştığını söyleyen Baş, “Ülkesine bir finansman oluşturmaya çalışıyor. Bizde kimsenin böyle bir derdi yok. Biz ya köprü satacağız ya fabrika satacağız ya da toprak satacağız. Üretin, onu satın, niye üretilen fabrikayı satıyorsunuz? Hiç siz Trump'ın Boeing fabrikasını satmaya çalıştığını gördünüz mü? Bizim sattığımız SEKA, TEKEL. Sizin yapmanız gereken, iktidar olarak SEKA’da üretilen kâğıdı satmaktı. Atatürk döneminde yapılan fabrikaları sattınız” diye konuştu.
"ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI TEK PARTİYİZ"
“Bağımsız Türkiye Partisi haricinde sistematik olarak özelleştirmelere bu şekilde karşı olan hiçbir siyasi organizasyon yok” diyen Hüseyin Baş, “Herkes bir şekilde bir şeyin özelleştirilmesine karşı ya da bir şeyin ucuza verilmesine karşı; yani pahalıya verilince iş çözülüyormuş gibi bir mantık türetildi ülkede. Mesela kömür santralini satıyorlar. İtiraz ediyor muhalefet. Niye? Ucuza satılıyor diye. Enerji üreten bir firma, bir fabrika pahalıya satılsa ne yazar? Enerji çok stratejik bir şey. Bu satılamaz. Bunun değeri biçilmez. Dolayısıyla Bağımsız Türkiye Partisi dışında bunu çözebilecek de hiçbir irade yoktur. Biz, stratejik olan hiçbir üretimin, hiçbir sektörün yabancının eline geçmemesi hususunda kararlıyız” ifadelerini kullandı.
"MİLLİ GELİR BU KADARSA İNSANLAR NEDEN AÇ?"
Gelir eşitsizliği olduğunu belirten Baş, “Bugün hükümet yetkilileri çıkıp gerine gerine, 'Gayrisafi milli hasılamız, yani millî gelirimiz 1,5 trilyon doları aştı' diyor. Millî gelir 1,5 trilyon doları aştıysa bu adam niye aç? Merkez Bankası’nın rezervlerinde 300 milyar dolardan fazla para varsa emekli niye 20 bin lira alıyor? Çünkü adalet yok. Gelirde, sokakta, okulda, üniversitede, adliyede adalet yok. Hiçbir yerde adalet olmayınca işte birileri aç geziyor, birileri inanılmaz zenginlik içinde yaşıyor” dedi.
"SON SÜRECİN SORUMLUSU ANA MUHALEFETTİR"
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu eleştiren Hüseyin Baş, “Meclis’in söylediği her şeyin önemsiz olduğu bir son 10 yılda ne oldu da bu kadar kritik bir meselede Meclis’in ne dediği önem arz etmeye başladı? Bunun cevabı şuydu: Hükümet bir şey yapmak istiyor. Buna milleti ortak etmek istiyor. Komisyon bu yüzden kuruldu” şeklinde konuştu.
“Bu komisyonu meşru kılan, CHP'nin orada var olmasıdır” diyen Baş, şöyle devam etti:
“Ana muhalefet oraya oturmasaydı bu komisyonun söylediği hiçbir şeyin bir önemi yoktu. Son sürecin sorumlusu benim gözümde iktidardan öte ana muhalefettir. Çünkü bunu haklı ve meşru kılan ana muhalefetin orada var olmasıdır. CHP oraya girmeseydi bambaşka bir sonuç çıkacaktı. İşin diğer taraflarına girdiğimizde ortada elle tutulur bir şey yok. Bu, toplumun kabul ettiği bir şey değil. Hiç kimsenin böyle bir süreci desteklediği falan da yok. Medyadaki birkaç kişinin haricinde topluma indiğinizde böyle bir kabul yok.
Kürt sorunu deniyor. Kürt sorunu var deniyorsa sorunun ne olduğu ortaya konsun. Sorun ne? Eğer Apo’nun dediği gibi sorun vatandaşlık tanımıysa, 'Kabul edilmedi' de, çek çizgiyi, geç. Sorun ne? Sorun Güneydoğu’da işsizlikse evet, hepimizin sorunu; çözmemiz lazım. Sorun okullardaki eğitim kalitesinin düşüklüğüyse hepimizin sorunu; çözmemiz lazım. Sorun geçim sıkıntısıysa hepimizin sorunu. Adalet arayışıysa hepimizin sorunu. Güneydoğu’da da vardır; çözmemiz lazım.”
Kaynak:ANKA