IBAN mağduriyeti sorunu 12. yargı paketinde çözülecek
AK Parti içerisindeki 12’nci Yargı Paketi’nde hangi düzenlemeler olacağı konusunda görüş ayrılığı sona erdi. 12’nci yargı paketi, ceza yargılamalarıyla ilgili yeni infaz düzenlemesi, süresiz nafaka hakkı gibi düzenlemeler de içeriyor.
ANKARA - Adalet Bakanlığı’nın taslak çalışması ardından AK Parti Grubu tarafından 12’nci Yargı Paketi’nde ceza yargılamalarıyla ilgili yeni infaz düzenlemesi, “süresiz nafaka hakkı” ve LGBTİ bireylerle ilgili nasıl kısıtlamalar getirileceği şekillendi.
AK Parti’de ceza infaz sisteminde şu aşamada değişiklikler yapılmaması yönündeki tutum değişti. Sosyal medyada etiketler oluşturarak iktidar cephesine ceza indirimi ve yargı dosyalarında uzlaşma sağlanması taleplerini günlerdir paylaşan IBAN mağduriyetindeki yurttaşlar için olumlu adım atılması kesinleşti.
AK Parti Grubu, Türk Ceza Kanunu (TCK) 158'nci maddesindeki "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla ilgili “IBAN mağduriyeti” durumunu dikkate alarak hapis cezası üst sınırını değiştirmeye karar verdi.
AK Parti üst düzey yetkilisi, aralarında Gazete Pencere’nin de bulunduğu medya kuruluşları muhabirlerine değerlendirmesinde, en geç bu cuma veya pazartesi günü 12’nci Yargı Paketi’ni sunacaklarını açıkladı.
TCK 158’ndeki “nitelikli dolandırıcılık” suçlaması için 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü anımsatan yetkili, “Dijital altyapısını hazırlayarak banka hesabı ve IBAN bilgilerini kullanarak dolandırıcılık eylemine bilinçli katılanlara, bunun parçası olanlara yönelik herhangi bir düzenleme yapmayacağız. Ancak bir yanlışa düşerek, kandırılarak IBAN bilgisi eğer dolandırıcılık şebekesince kullanılmışsa bu yurttaşlara yönelik düzenleme getiriyoruz. Kasıtlı olmaksızın kandırılarak hesap bilgisini kullandıranlara yönelik farklı suç tipleriyle bir anormallik oluşmaması şartıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülecek bir ilave düzenleme yapıyoruz” bilgisini verdi.
“IBAN mağduriyeti” gibi talepler üzerine daha önce de olumlu adım attıklarını kaydeden AK Partili yetkili, 11’nci Yargı Paketi kapsamında bu dolandırıcılık dosyaları sadece ağır ceza mahkemesinde görülüyorken bu tarz vakaları asliye ceza mahkemesi görev alanına dahil ettiklerini ve böylece yargılamaları hızlandırmayı hedeflediklerini söyledi.
Burada temel kriteri “dolandırıcılık eylemiyle menfaat etmemek” olarak belirlediklerini vurgulayan yetkili, eğer yargılama dosyasındaki şahıs hesap, IBAN bilgisi karşılığında herhangi bir maddi gelir elde etmediyse ve kendisi de kandırıldıysa o vakalarda bu yeni hapis cezası düzenlemesiyle değerlendirme yapılacağını bildirdi.
Yetkili, TCK’daki bu düzenleme dışında yeni yargı paketinde “infaz sistemi değişikliği” olarak yorumlanabilecek bir başka madde olmayacağını ve 12’nci Yargı Paketi’nde yargılamalarda hızlanma sağlayacak düzenlemeler planlandığını ifade etti.
“NAFAKA KONUSUNDA AYM’NİN GEREKÇELİ KARARINI BEKLEYECEĞİZ”
AK Partili yetkili, Türkiye kamuoyunda kadın hak örgütleri gündemindeki “süresiz nafaka hakkı” konusunda Adalet Bakanlığı’nın taslağında yeni düzenleme önerisi olmakla birlikte henüz TBMM’de bunun yasalaştırılması için gerekli çalışmayı tamamlamadıklarını anlattı.
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) sadece kadınlara değil “maddi durumu yetersiz olan eş için” öngörülen "süresiz nafaka hakkı" ile ilgili iptal kararı nedeniyle yeni düzenleme yapmak zorunda olduklarını söyleyen yetkili, ancak bunun 12’nci Yargı Paketi’nde değil AYM’nin gerekçeli kararı yayınlandıktan sonra muhtemelen 1 Ekim sonrasında yeni yasama yılında yapılacağını açıkladı.
Sivil toplum örgütleri tepkilerini izlediklerini, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın da konuyla ilgili çalışmasını bekleyeceklerini aktaran yetkili, “yoksulluk nafakası hakkı” ile ilgili Adalet Bakanlığı’nın taslağını şimdilik hayata geçirmeyeceklerini mesajını verdi.
LBGTİ+ HAKLARI: “ÖRGÜTLENME OLUR AMA ÖZENDİRME OLMAZ”
Bu arada yine Adalet Bakanlığı’nın yargı paketi taslağındaki LGBTİ+ bireyler ve örgütler aleyhindeki düzenlemeler konusunda ise “Bu pakette şimdilik olmayacak” diyen yetkili, AK Parti olarak bu konuda geri adım atmayacakları sinyalini de verdi.
Yargı paketi taslağında öngörüldüğü üzere LGBTİ+ dernekleri açısından belirli sınırlamaları düşündüklerini ancak bunu da gelecek yasama yılına bırakacaklarını anlatan yetkili, iddia edildiği gibi “LGBTİ+ bireyler ve aileleriyle ilgili sorunlara odaklanmaları şartıyla” dernekler gibi örgütlenmelere karşı olmadıklarını savundu. Bu konuda önemli olanı "özendirmeme" meselesi olarak gördüklerini söyleyen yetkili, bu derneklerce festival gibi etkinlikler yapılmasına olumlu bakmadıklarını çünkü bunlarla çocuklara ve gençlere “özendirme” durumu ortaya çıktığını ileri sürdü.
Sağlık alanında “cinsiyet değişimi” operasyonuyla ilgili ise 18 yaş sınırını “düşük” gördüklerini söyleyen yetkili, uluslararası örnekleri de incelediklerini belirterek, “Unutmayalım böylesi bir kararda geri dönüşü olmuyor. Gençlerimiz için böylesi bir karar ile ilgili yaş sınırını 20’li yaşlara çekme meselesini değerlendiriyoruz” diye konuştu.
Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu