CHP'den hakime tepki: Silivri önünde HSK'ya çağrı yapıldı
Mahkeme heyetinin İBB davasını ertelemesine tepki gösteren CHP'li Gökhan Günaydın, "Mahkeme heyetini görevini yapmaya devam ediyorum. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nu İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin uygulamalarına dikkat etmeye davet ediyorum" dedi.
GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davanın ilk duruşmasının beşinci celsesi bugün başlamadan ertelendi.
CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, duruşma salonuna avukat cübbesiyle geldi ve hukukçu olduğunu hatırlattı. Jandarma Özer'in izleyici bölümüne geçmesini istedi. Çıkan tartışmanın ardından duruşma salonuna gelen mahkeme heyeti, duruşmaya önce ara verdi, sonra erteledi. Kararın ardından CHP heyeti basın açıklaması yaptı.
İlk konuşmayı yapan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, "Davanın başından beri yaşadığımız bir şey var. Mahkeme heyeti sürekli çeşitli gerekçelerle duruşmaya ya ara veriyor ya da erteliyor. Sağlık bir duruşma süreci geçen pazartesiden beri gerçekleşemiyor" dedi.
"HER KARARDA ARACILARLAR GÖRÜŞÜYORUZ"
"Bu davaların sağlık bir şekilde yürümesi için en büyük sorumluluk mahkeme heyetine düşüyor" diyen Çelik, "Biz duruşmalar başlamadan önce bütün tedbirleri aldık. Dışarıda görev yapan 30'un üzerinde arkadaşımız var, duruşma salonuna sadece aileleri, avukatları ve basın görevlilerini yönlendiriyoruz, diğer insanları Silivri dayanışma merkezine yönlendiriyoruz. Salon içerisinde de arkadaşlarımız var" ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyetiyle dolaylı olarak görüştüklerini aktaran Çelik, "Her ara verme kararında gidiyoruz, aracılarla komutanlarla görüşmeler yapıyoruz, komutanlar mahkeme heyetiyle görüşüyor, geri bize yanıt veriyorlar, sürekli bir diyalog var. Ama mahkemenin sağlık yürümesi için bir sonuç alamıyoruz" diye konuştu.
"YARIN NEYLE KARŞILACAĞIMIZ BELLİ DEĞİL"
Daha önce oturma düzeniyle ilgili karar alındığını söyleyen Özgür Çelik, "Hukukçu milletvekilleri ve basın masaların olduğu bölümde oturabilir diye karar alındı. Bu şekilde devam ederken anlamsız bir gerekçeyle basın görevlilerini kaldırıyoruz dediler, basın görevlileri de geçmeyince 'tatil ediyorum'. Bugün 'hukukçu milletvekilinin istemiyorum, oradan kalkacak şurada oturacak'. Yarın neyle karşılaşacağımız belli değil" dedi.
GÜNAYDIN: BUNLAR HANGİ FAKÜLTEDEN MEZUN?
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise "Nisan ayı dahil bir çalışma planlanmış durumda. 107 tutuklu sanığın ifadelerinin tamamlanacağı söylendi. An itibariyle dördüncü sanığın sorgusu bitmedi. Bu planlamayı mahkeme başkanı yaptı. Mahkeme Nisan sonuna kadar bu işi bitirmeyi nasıl planlıyor. Şöyle bir baskı yapıyor, diyor ki 'Bu sorguları yapacağım ki tahliye kararları vereceğim'. İnsanın akıyla dalga geçmenin bir anlamı yok. Sanıklar içerisinde iddianamede ismi geçmeyen arkadaşlarımız var. İsnat edilen suçun yatarı olmayan arkadaşlarımız var. Bunlar iddianamenin kabulüyle birlikte niye tahliye etmedin?" diye konuştu.
Perşembe günü gazetecilerin oturacağı yer konusunda yaşanan tartışmayı hatırlatan Günaydın, "Bugün de milletvekili niye orada oturuyor diyerek mahkemeyi tatil edip gidiyorsun. Hem de nasıl bir tatil biliyor musunuz? Bunlar hangi hukuk fakültelerinden mezun oldular bilmiyorum. Eğer mahkeme başkanı ara karar verecekse ya da mahkemeye ara verecekse, ara verdiğini ilan eder, ne kadar süreyle ara verdiğini ve en zaman başlayacağını söyler. Mahkeme başkanı çekip gidiyor, 1 saat sonra mübaşir geliyor mahkeme tatil diye ilan ediyor. Senin amacın bu mahkemeyi görmek mi yoksa görmemek mi?" ifadelerini kullandı.
"Mahkeme heyetini görevini yapmaya devam ediyorum" diyen Günaydın, "Hakimler ve Savcılar Kurulu'nu İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin uygulamalarına dikkat etmeye davet ediyorum. Türkiye tarihinin en önemli duruşmasını, tatil edip kaçarak bitiremezsiniz. Gözümüz üzerinizde, adalet mutlaka tecelli edecek" şeklinde konuştu.
DİLEK İMAMOĞLU: ARTIK DUYGUSAL BAKMIYORUZ
Bir gazetecinin sorusu üzerine Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, şunları söyledi:
"Bizim aileleri olarak istediğimiz her şeyin hukuki bir çerçevede işliyor olması. Aslında olmaması gereken bir dava üzerinden burada bir tiyatro sahnesi oynanıyor gibi günlerimizi geçirmeye başladık. Biz her şeyin adil ve şeffaf bir biçimde ilerlemesi için defalarca TRT'den canlı yayınlansın dedik. Biz sevdiklerimize güveniyoruz. İddianamenin boş sayfalardan ibaret olduğunu da biliyoruz. Bizim bu güvenimizi gördükten sonra mahkeme düzenine bile müdahale ediliyor. İnsan olarak bir yere kadar tahammül edebiliyorsunuz, bir yerden sonra da tahammül edemeyeceğimiz noktaya geliyor her şey. Basının bir köşeye sıkıştırılması, bir hukuk devletinde olmaması gereken bir şeydir. Biz aileler olarak artık duygusal değil hukuki bakıyoruz olaya."
Kaynak:Haber Merkezi