İBB davasında "Baro Başkanı" gerilimi: TİP'li Urfa’dan Aykut Erdoğdu'nun avukatına tepki
İBB davasında Hüseyin Ersöz’ün Baro Başkanı Kaboğlu’na yönelik eleştirilerine Özgür Urfa tepki gösterdi. Urfa, Kaboğlu’nun mücadelesiyle hedef olduğunu belirterek Ersöz’ün sözlerini "tahliye alma beklentisi" olarak niteledi.
GAZETE PENCERE - İBB'ye yönelik ‘yolsuzluk’ davasının ikinci gününde eski CHP’li vekil Aykut Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz, avukatlarla mahkeme arasında yaşanan tartışmada sözü ‘arabuluculuk’ saikiyle İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu’na söz verilmesini eleştirdi.
Ersöz duruşmada “Sayın Kaboğlu kıymetli bir Anayasa hukukçusudur, benim de Marmara Hukuk’tan hocamdır ve İstanbul Baromuzun Başkanı’dır. Saygım sonsuzdur ama ona avukatların avukatı muamelesi yapılması kanaatimce yanlıştır. Bir avukatın söz söyleme hakkı elinden alınamaz” ifadelerini kullandı.
"KABOĞLU, AVUKATLARIN YERİNE SÖZ ALMADI"
İstanbul Barosu yönetimi ise Hüseyin Ersöz’ün Kaboğlu’na dair sözlerine eleştirdi.
Genel Sekreter Hürrem Sönmez şöyle dedi:
“Baro başkanımız avukatların yerine söz almadı; avukatların sözleri kesildiği, talepleri dinlenmediği için Avukatlık Kanunundan kaynaklanan görevini yerine getirdi. Yargılamanın hukuka uygun yürümesini, avukatların mesleğini gereği gibi icra etmesini temin etmek baro başkanının görevidir, baro yönetimi olarak bizlerin ve başkanın duruşmalara katılma sebebimiz budur üstelik dosyada tutuklu bir avukat da var. Sayın Ersöz’ün Avukatlık Kanunu’nu bilmesini beklerdik.”
ÖZGÜR URFA'DAN TEPKİ
Türkiye İşçi Partisi MYK üyesi avukat Özgür Urfa da Hüseyin Ersöz'e tepki gösterdi.
Kaboğlu'nun toplumsal mücadelelerin en ön safında yer aldığı için iktidarın hedefinde olduğunu belirten Urfa, "19 Mart sürecinde Çağlayan’da barikatları yıkıp Taksim yasağını delen irade, bugün duruşmada da yapması gerekeni yapmıştır" dedi.
Urfa'nın paylaşımı şöyle:
"Yıllardır pasif, mücadele etmeyen, toplumsal davalarda görünmeyen baro başkanlarını destekleyenlerin bugün Silivri’de İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile ilgili sözleri şaşırtıcı değil. İstanbul Barosu Başkanı, yönetimi ve avukatları 1.5 yıldır tüm toplumsal mücadelelerin en ön safında yerin aldı.
Tam da bu nedenle iktidarın saldırılarının hedefi oldu. Silivri davasının da konusu olan 19 Mart sürecinde Çağlayan’da barikatları yıkıp Taksim yasağını delen irade, bugün duruşmada da yapması gerekeni yapmıştır. İstanbul Barosu Başkanı hakkında yersiz sözler söylenmesinin nedeni tahliye alma beklentisi ise bunların nafile çabalar olduğunu hatırlatır, tarihe not düşüldüğünün de unutulmamasını isteriz."
Kaynak:Haber Merkezi