İBB davasında gazetecilerin yeri krizi: Heyet değiştirmek istedi, gazeteciler direndi, İmamoğlu araya girdi
BB davasının 4. Gününde Ekrem İmamoğlu’nun gazetecilere açıklamalar yapması sonrası mahkeme başkanı gazetecilerin yerini değiştirmek istedi kriz çıktı.
GAZETE PENCERE - İBB davasının 4. Gününde Ekrem İmamoğlu’nun gazetecilere açıklamalar yapması sonrası mahkeme başkanı gazetecilerin yerini değiştirmek istedi. Gazeteciler bu karara itiraz edince heyet salonu terk etti ve duruşmaya Pazartesi’ne kadar ara verdi.
İŞTE YAŞANAN DİYALOG:
Mahkeme Başkanı: Evet bu arkada basın için ayırdığımız bölüm vardı. Orayı bir boşaltalım. Basını oraya alacağız. Söz almayacağım avukat bey. Biz orada uygulamamızı o şekilde yapalım.
Gazeteciler: Gazeteciler konuşmak istiyor… Sayın Başkan, oradan hiçbir şey görmüyoruz. Mahkeme düzenini bozmadık. Masa yok. Çalışamıyoruz, yazamıyoruz ve takip edemiyoruz. Duruşmalar alenidir…
M.B.: Basın için ayrılan yere geçelim lütfen.
Gazeteciler: Sayın Başkan, mahkeme düzenini bozacak hiçbir şey yapmadık.
M.B.: Biz iyi niyetli davrandık ama suistimal edildiğini gördük. Yerine alın.
Gazeteciler: Sayın Başkan, tekrarı olmayacak. Bir şey yapmadık. Ne oldu da şimdi… Suistimal etmedik biz hiçbir şekilde. Gerekçeyi söyleyebilir misiniz?
M.B.: Arkadaşlar, arka tarafı boşaltalım.
Gazeteciler: Sayın Başkan; sığmıyoruz, yazamıyoruz. Sayın Başkan, ne yaptık suiistimal edecek; bilmiyoruz ki! Sorunun ne olduğunu bilirsek, ona göre…
M.B.: 10 metre geride gitmekten sansür olmaz.
Gazeteciler: Yazamıyoruz oradan. Duymuyoruz, duymuyoruz… Duyamıyoruz.
M.B.: Evet, ben iyi niyetli davrandım, o yüzden oraya aldım. Ama farklı amaçlar için…
Gazeteciler: Farklı amaç nedir?
İmamoğlu: Halen burada bir sansür var…
M.B.: Söz vermeden lütfen… Yerinize oturun.
Gazeteciler: Duruşma düzenini hiç bozmadık.
İmamoğlu: Burada basının ne suçu var? Yaşanan o kadar vahim olayla…
M.B.: Avukat Bey, biz basını salondan çıkartmıyoruz. Sadece normal olması gereken yerine alıyoruz.
Gazeteciler: Oraya sığmaz… Duymuyoruz orada.
M.B.: Böyle kasıtlı polemiğe gerek yok. (Avukatlara) Bu konu sizlik bir konu değil. Ben basını şu an olması gereken yerine alıyorum. Duruşma salonunda yani olması gereken yerde avukatlarımızın bakın yeri belli. Hepsi olması gereken yerdeler. Yani neden bu tartışma oluyor?
İmamoğlu: İki gündür devlet televizyonu TRT hakkımızda yalan haber yapıyor. TRT! 2 gündür. TRT. Yani TRT haber yapıyor ama burada bir bağımsız (araya sesler giriyor…) olmaz!
M.B.: Arkadaşlar, bir 10 dakika ara vereceğim. O arada duruşma salon düzenini ayarlayalım. 10 dakika kısa bir ara veriyorum. Sanıklarımız yerinde kalsın. Sanıklarımız yerinde kalsın. Duruşma düzenini ayarlayalım.
Gazeteciler: Sayın Başkan, gerekçenizi açıklar mısınız?
İmamoğlu: Gerekçe bulamıyor. Olmaz!
(Sesler yükseliyor…)
M.B.: Sanıkları da aşağı alalım. Sanıkları da aşağı alalım. Tamam sanıkları da aşağı alalım.
Gazeteciler: Biz de buradan ayrılmıyoruz o zaman…
M.B.: Buyurun. Buyurun. Buyurun Ekrem Bey, alalım sizi. Buyurun. Buyurun tamam alalım aşağıya. Sanıkları da alalım aşağıya.
İzleyiciler: Sayın Başkan, duruşma düzeni için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Bu tür kararlar…
M.B.: İzleyici bölümünden bu şekilde müdahale olmaz.
İzleyiciler: Lütfen bundan vazgeçin…
M.B.: Duruşması salonunun düzenini sağlayalım.
(Bağırışmalar devam ediyor.)
İmamoğlu: Yani siz zaten bu duruşmanın… (Araya giren sesler nedeniyle dedikleri anlaşılamıyor.) …Düzenden şikayetçi değiller…
M.B.: Duruşma düzenini sağlayalım. Yerimizi alalım. Herkesi yerine geçsin.
Gazeteciler: Orası uygun değil. Masa yok ki orada. Yazamıyoruz sayın Başkan. Duymuyoruz… Masamız yok, masamız yok…
M.B.: İlk gün, basının bulunduğu yerden herhangi bir şikayetiniz var mıydı? Ekrem Bey, dile getirdiniz mi bunu?
İmamoğlu: Evet, dile getirdim.
Gazeteciler: Dile getirdik. Biz söyledik buraya geçelim diye.
(Hep bir ağızdan konuşmalar sözlerin anlaşılmasını engelliyor…)
Gazeteciler: Sayın Başkan, görüşme talep ediyoruz sizinle. Arada görüşme talep ediyoruz. Birimizle görüşün biriyle.
M.B.: Ya sürekli bir pazarlık halindeyiz. Bir ara verelim 10 dakika, duruşma salonunun düzenini sağlayalım.
Gazeteciler: Birimizle görüşün…
*Fotoğraf - Hilmi Hacaloğlu
Kaynak:Haber Merkezi