İBB Davası'nda gerilim: İşte mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında geçen diyalog
İBB Davası'nda Ekrem İmamoğlu ile heyet arasında gerilim çıktı. Mahkeme başkanı İmamoğlu'nu salondan çıkarttı. İşte tüm yaşananlar...
GAZETE PENCERE - İBB Davası’nın 64. Gününde heyet ile tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasında gerginlik çıktı.
Savunma sırası gelen İmamoğlu, 9 Temmuz’da duruşmanın bitirilmesine tepki gösterdi ve savunma hakkının kısıtlandığını ifade etti.
İmamoğlu konuşma yaparken heyet savunmaya geçmesi konusunda uyardı. Tansiyon yükselince "Ben savunma yapmaya değil yargılamaya geldim" diyen İmamoğlu'na mahkeme başkanı, "Burası senin yargılayacağın mekan değil, sen yargılanmaya geldin" dedi ve duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.
İŞTE İMAMOĞLU VE HEYET ARASINDAKİ KONUŞMANIN TAM METNİ ŞÖYLE
Hakim: Şöyle, itirazları sabırla dinliyoruz. Sabırla dinliyoruz.
Ekrem İmamoğlu: Sabırla dinlemiyorsunuz.
Hakim: Sabırla dinliyoruz itirazları, sabırla dinliyoruz. Şimdi şöyle; bu programın bu kadar, yine söylüyorum, gecikmesine neden olan bir sebep de ben değilim. Biz ısrarla ve sabırla tüm, tüm yargılama boyunca, tüm yargılama boyunca savunma haklarına müdahil olmadık. Ancak burada iyi niyetli, iyi niyetli, iyi niyetli... iyi niyetli olmayan birtakım davranışlarla yargılama süreci bu noktaya getirildi. Şimdi sus... Bizim burada sizi susturma gibi bir durumumuz söz konusu değil. Biz bir program yaptık, bu programı belirttik. Alt katlarımız da buradayken, sanıklarımız da buradayken bunu herkese takvimi söyledik, tamamlayacağımız günü söyledik. Israrla uzatmak için sürekli pazarlık halinde biz burada iki gün kaybettik fazladan. Yani bunu sizin savunmanızın üzerine ekledik. Yani bu anlamda...
Ekrem İmamoğlu: Hangi 2 günü kaybettik Sayın Başkan? O pazarlıklar nerede? Hangi pazarlık Sayın Başkan? Ben pazarlık falan yapmadım. Perşembe sabahı saat
Hakim: Ekrem Bey şu anda da aynısını yapıyorsunuz. Bakın ben size şu an şimdi bakın bir yargılama, bir usul var.
Ekrem İmamoğlu: Mikrofonu alıp size sadece 10 dakika izahta bulundum. Nasıl engel oldum ben anlamadım?
Hakim: Şimdi yargılamanın bir usulü var.
Ekrem İmamoğlu: Evet.
Hakim: Bu usulün dışında hiçbir şey yapmıyoruz. Şu an huzura almışız. Hakkınızdaki isnatlar belli, iddianame belli. 4 ay yargılama sürdü. 4 ay öncesinde tensip zaptından yargılama başlayıncaya kadar 8 aylık bir süre geçti. Yani burada şu an ya savunmanızı alacağız ya da savunma almıyorsak susma hakkınızı kullandığınızı yazacağız zapta, celseyi kapatacağız. Takdir sizin. Yani bu anlamda ben ben şimdi burada hani bunun pazarlığını yapacak mecrada, makamda değilim. Belirlediğimiz belirlediğimiz bir takvim var, bu takvime uyun. Yani biz makul de bir süre veriyoruz herkese. Bu anlamda da savunma hakkım kısıtlandı algısı yaratarak böyle şey yapmayın yani. Biz burada hangi soruyu sormanızı engelledik? Ya avukatlarınız niye ısrarla ses çıkarıyorlar ya? Yani niye? Şimdi hangi soruyu hangi soruyu sordunuz engelledik? Ya ısrarla takvimi bu hale getirmek için elinizden geleni yaptınız hep beraber. Yani burada şu an bu şekilde bağıran, ses çıkaran avukatlarımız mı bu şekilde aynı zamanda? Burada bize burada bize iddianame dışında bakın Ekrem Bey iddianame dışında bize burada ses kayıtları dinlettirilmedi, sporcu görselleri izlettirilmedi yani yapmadığınız şey kalmadı burada. Ondan sonra da savunma hakkımız kısıtlandı. Böyle bir şey yok yani. Savunma hakkı bu kadar sınırsız da bir şey değil yani bunun makul bir süresi var yani.
Ekrem İmamoğlu: Kimin kısıtlanmasından bahsediyorsunuz? Buradaki sanıklar hak arama derdinde. Neyin sporcusu, neyin şeycisi? Sayın Başkan, ne gerekiyorsa
Hakim: Biz buradayken beraber izledik bunu.
Ekrem İmamoğlu: Bakın bu insanlar 16 aydır hapiste, 16 aydır tutuklu.
Hakim: Ekrem Bey savunmanızı yapıyorsanız savunmanıza geçelim. Savunma yapmayıp bu şekilde dönüp buraya pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım.
Ekrem İmamoğlu: Hayır, siz…
Hakim: Avukatlarımız hiçbir şekilde ses çıkarmasın.
Ekrem İmamoğlu: Şimdi bu noktadan bu noktadan bu niyetini tutun, bakın bu bu bu tutumla beni beni…
Hakim: Bakın burası böyle şey değil yani böyle söz hakkı vermeden rahatça bağırıp çağıracağınız yerler değil.
Ekrem İmamoğlu: Tamam bakın…
Hakim: Ekrem Bey ya savunmanıza geçelim kimlik tespitini alalım ya da savunma yapmayacaksanız sizi salondan çıkartacağım.
Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, tekrar ediyorum, müsaade edin arkadaşlar. Sayın Başkan, tekrar ediyorum. Siz ağır bir hak ihlali yapıyorsunuz. Siz Türk yargısına büyük bir zarar veriyorsunuz. Siz açıklanamaz bir şekilde 9 Temmuz'u milat koydunuz. Ne adli tatil başlangıcı, ne Sayın mahkeme
Hakim: Duruşma günü verirken duruşma takvimini verirken altına gerekçe yazmaz şundan dolayı şu tarihte diye. Yani bunun neden böyle başka mecralara çekmeye ısrarla...
Ekrem İmamoğlu: Siz böyle yapınca uzuyor işte, siz yaptınız, siz uzattınız. Böyle yapınca uzuyor, müsaade edin, bitireyim.
Hakim: Ekrem Bey müsaade edin, müsaade edin.
Ekrem İmamoğlu: Tamam son cümlelerimi kurayım. Avukat Bey müdahil olmayın.
Hakim: Ne dinliyoruz şu an savunma mı alıyoruz? Ne dinliyoruz biz şu anda? Savunma mı alıyoruz, neyi dinliyoruz? Tamam, kimlik tespitini alalım. Ekrem Bey yani neden ısrarla? Bakın savunma yapmaktan kaçmaya çalışıyorsunuz. Kimlik tespitinizi alalım. Bu çok siyasi bir yaklaşım. Hayır, kimlik tespitini alalım. Ben hiçbir şey, ben kimseye zorla savunma yaptırmam.
Ekrem İmamoğlu: Ben savunma yapmam. Ben yargılayacağım, yargılayacağım.
Hakim: Sen yargılayacak makamda değilsin.
Ekrem İmamoğlu: Ben iddianameyi yargılamaya geldin. İddianame yapanlar…
Hakim: Sen buraya yargılanmaya geldin, burası senin yargılayacağın makam değil. Burası senin yargılayacağın makam değil, biz de senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. Biz seni yargılayacak makamda oturuyoruz. Hakkında 203 uyguladım, salondan dışarı çıkartın. Alın, dışarı çıkartın.
Ekrem İmamoğlu: Benim Ankara'da yargılayacaklarım, buradaki yargıyı yürütmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı bir çöküş bakanlığıdır. Adalet millete aittir. Ben millete konuşuyorum. Millete yüzümüzü dönelim.
Kaynak:Haber Merkezi