İBB davasında yaşanan tablo krizinde kim ne dedi? İşte İmamoğlu'nun sözleri
İBB davasının 4. günün ilk yarısında itirafçı Ümit Polat'ın savunmasına tablo krizi gündem oldu. İşte İmamoğlu ile heyet arasında çıkan tablo tartışması...
GAZETE PENCERE - İBB davasında 4. günün ilk yarısı itirafçı Ümit Polat'ın savunmasıyla devam etti. Polat savunmasında "milletin konuştuğunu söylüyorum. duydum ben zaten. hiçbir ifademde gördüm demedim ki" ifadelerini kullandı.
Savcı tarafından açık konuş denilerek de azarlanan itirafçı Polat'ın ifadelerine ve Savcının Ağaç. AŞ.'ye ilişkin gösterdiği tabloya Ekrem İmamoğlu karşı çıktı. O sırada savcı İmamoğlu'nun duruşmadan çıkartılmasını talep etti ancak mahkeme heyeti bu talebi değerlendirmedi.
İŞTE MAHKEMEDE YAŞANAN TABLO KRİZİ:
Savcı: İfadende, “İmamoğlu, Ertan Yıldız ve Kadriye Kasapoğlu'nun birlikte Ağaç A.Ş.’ye geldi. Ekrem İmamoğlu'yla Ali Sukas, Ağaç A.Ş.’nin teras katındaki toplantı odasında yaklaşık bir saat görüştüler. Bu görüşme gerçekleştikten sonra etrafta herkes, Ekrem İmamoğlu'nun seçimlerde yeterince destek olmadığı ve para toplamadığı için Ali Sukas’a kızdığından bahsediyordu. Zaten Ali Sukas da bu görüşmeden sonra işleri hızlandırdı ve tüm yapılacak işlerden, müteahhitlerden gayri resmi olarak para talep etmeye başlamıştır” şekilde beyanda bulunmuşsunuz. Fatih, o grafiği yansıtsana… Şimdi bir grafik yansıtacağım. Bu destekler niçin istendi? Ekrana yansıttığım grafikteki Ağaç A.Ş.’den olağan dışı para çıkışları var ya belli bir tarihten sonra. Bununla bu beyanın bağlantısı var mı? 2023’ün sonlarından sonra ciddi bir para çıkışı olduğu… Aşağılarda… Bu beyanla bu grafiğin bir ilgisi var mı?
Ümit Polat: Şimdi ben Ekrem Başkan olarak ifademde tam tarih veremedim. Şöyle söyleyeyim. AKOM’da bir şey vardı. O planlı bir giriş değildi. AKOM’da bir toplantı, bir açılış, bir şey vardı orada. Oradan ekipçe geldiler bizim oraya. Hatta ‘Müdürler de katılacak’ dediler o toplantıya. ‘Başkan görüşecek’ dediler. Ama son dakikada bizi almadılar. Sadece genel müdür yardımcıları ve genel müdür girdi. Daha sonra genel müdür yardımcılarımız da çıktı kısa bir süre sonra. Baş başa kaldılar. Orada da bir görüşme oldu. O görüşmeden sonra dışarıda öyle yorumlar yapıldı işte. ‘Ali Sukas para toplayamadı.’ Hatta o dönemde Ali Sukas'ın görevden alınacağı konuşuluyordu.
Savcı: Para toplamaktan kasıt ne peki? Seçimlerle ilgili belediyeler para topar genelde. 20 yıldır bu işi yapıyorsunuz…
Ümit Polat: Hayır, hayır… Hiç böyle bir şeye şahit olmadım. Para toplanmasına… Seçimle ilgili değil, asla para toplanmaz. Mesela müteahhitten para niye istenir?
Savcı: Niye istenir, söyleyin…
Ümit Polat: İşte bilmiyorum Başkanım. Şu an para toplanıyorsa, para niye toplanır onu da bilmiyorum ben.
Savcı: Ümit, senin beyanın ya bu hani. Senin bahsettiğin konular. Ben bunu afaki söylemiyorum.
Ümit Polat: Tamam Başkanım işte para isteniyor. Milletin konuştuğunu söylüyorum ben. Orada herkes işte…
Savcı: 20 yıldır Ağaç A.Ş.’de çalıştığını iddia ediyorsun. Hatta 2024 yılında 5 milyar TL gibi bir bütçe yönetimden bahsediyorsun. Şimdi tabloyu gördün. Tabloda bir hareketlilik var, hesap hareketliliği, para çıkışlarıyla ilgili. Bu süreçle ilgili, bu para çıkışları niye bu kadar arttı mesela?
Ümit Polat: Daha yoğun istemiştir.
Savcı: Neyi daha yoğun istemiştir? Rüşveti mi?
Ümit Polat: Daha yoğun istemiştir parayı.
Savcı: Daha açık konuş. Beyanlarından var. Burada yargılanıyorsunuz, bir sürü soru soruluyor…
Mahkeme Başkanı (M.B.): Tamam soruyu iptal etmeyin. Bu iddianamede bunların tamamı.
Savcı: Başkanım, ‘para daha çok istemiştir onun ne parası olduğunu soruyoruz. Bunda anormal bir şey mi var?
İmamoğlu: Hakim Bey, orada ‘aylık gelir ödeme’ yazıyor orada bakın..
M.B.: Söz hakkı vermeden müdahale etmeyelim.
Savcı: Bu tablo, Ağaç A.Ş.'den çıkan paraların süreciyle ilgili yapılan iddialı bir tablo. Onu geçelim. Şimdi bu senin hakkında bir sürü beyan var dosyada. Ağaç A.Ş. kısmında 12 eylem var. Bu 12 eylemin yedisinde müteahhitler “bizden kendi adınıza para istendi" diyor.
İmamoğlu’nun itirazları sürüyor… Sesler anlaşılmıyor…
Savcı: Siz kendiniz savunmanızı yaparken o tabloyla ilgili savunmanızı da yaparsınız. O, iddianameye de yansıtılmış bir tablo zaten. Bu tablo beş yıllık. 2020’de 2025’e kadar devamm eden hesap hareketleri ile ilgili. Adam, 5 milyarlık yıllık bütçeden bahsediyor. 5 yılı 5 milyar ile çarp, 25 milyar para ediyor. Bu paranın nesi yanlış?
İmamoğlu’nun mikrofonu kapalı olduğu için söyledikleri anlaşılmıyor…
Savcı: İftira açmaya geçemezsiniz.
M.B.: Şöyle yapalım savcım. Karşılıklı diyalog değil de sanığa siz sorunuzu sorun…
İmamoğlu: Sayın Hakim, lütfen yalana müsaade etmeyin. Burada ilkokul talebesi bile bu tabloyu okurken; X-Y’de noktaya nereye düşerse oraya düşer… (Anlaşılmıyor.)
M.B.: Ekrem Bey, bu şekilde olmaz.
İmamoğlu: Bu soruya karşı söz hakkımı kullanmak istiyorum…
M.B.: Şu anki usule göre, biz sanığın savunmasını aldık. Sanığa sorularımızı yöneltiyoruz. Ben anladım, sizin demek istediğinizi anladım. Soru sorulmasın diye itirazınız varsa, bunu alırım. Ama buna beyanda bulanayımı almam.
(Salonda bağrışmalar ve gürültü duyulur)
M.B.: İtirazınız var, öyle mi?
İmamoğlu: İlkokul öğrencisine, Ali’ye, Mehmet’e, Ekrem’e, Bilal’e anlatırsanız anlar.
M.B.: Tamam. Soru sorulmasın diye itirazınız mı var?
Mikrofon baskısı nedeniyle Mahkeme Başkanı’nın sesi, İmamoğlu’nun sözlerinin duyulmasını engelliyor…
M.B: O kısmı anladık. Tamam. Zaten iddianamede de bu tablo var zaten, sanığın da bundan bilgisi var. Tekrar etmeye gerek yok. Şöyle, onunla ilgili savunmanızı... Söyleyin, söyleyin Ekrem Bey, zaten savunma hakkınızı size verdik de bunların tamamına yönelik savunmanızı dinleyeceğim zaten. Bu şöyle; siz sonuç olarak bu iddia kapsamında da bu eylem kapsamında da savunma yapacaksınız. Bunu yaparken bu tablo, bu eylemin içerisinde, Ağaç AŞ, kısmında zaten yerleştirilmiş. Bununla ilgili anlatımlarınızı orada da alırım zaten, dinleyeceğim zaten.
İmamoğlu: Ama bakın, ısrar ediyorum. Şuradaki…
M.B.: Avukatlarımız, her taraftan bir müdahale oldu mu ben anlayamıyorum zaten kimin ne dediğini... Söz hakkı... Avukat Hanım'a bir saniye...
İmamoğlu: Ama bana itiraz ediyorsunuz…
Ümit Polat müdafii Sevgi Dağdemir: Şöyle bir durum algılansın istemiyoruz; müvekkilim zaten iddianamedeki ifadelerde görülecektir ki, stok ihtiyacı olmadığı halde, böyle bir talep karşısında, ihtiyaç olmadığı halde Kurnaköy’de bir sürü ağacın zaten atıl durumda bırakıldığını zaten ifade etmişti. O tabloyu kendisi hiç görmediği için tabloyu cevaplandıramıyor. Şu şekilde soru sorulursa... Tamam, şu şekilde soru sorulursa; 'Stok ihtiyacı olmadığı halde, 2024’ün başında fazla alımlar yapılmış mıdır ihtiyaç olmadığı halde?' Tablonun ne olduğunu anlayamadığı için cevap veremiyor. Bu şekliyle sorusunun cevabı zaten beyanlarında var. Sorunun bu şekilde sorulmasını talep ediyorum.
İmamoğlu: Sayın Hakim, bakın, avukat istedi, cevap hakkı verdiniz… Ben de cevap hakkı istiyorum… Sorduğu sorunun cevabı içerisinde. Yalan bir tabloyu oraya yansıtmasının, bakınız tekrar ediyorum, 6 yaşındaki Ekrem’e, 8 yaşındaki Ali’ye, 12 yaşındaki Ayşe’ye, Bilal’e gösterirseniz…
M.B.: Tamam uzatmayalım. Uzatmayalım, yerimize oturalım. Lütfen...
İmamoğlu: Bakın; X Y…
M.B.: Ekrem Bey, lütfen uzatmayalım artık bu hususu. Şimdi bakın bu şu an ilk kez karşılaştığımız bir tablo değil. İddianame hepimizde vardı değil mi? Bu tablo da iddianamenin Ağaç AŞ kısmının girişinde vardı zaten. Tamam...
İmamoğlu: İddia makamı, iftiranameyi düzenlediğini ispatlayamıyor. Yalan konuşuyor… İftira…
M.B.: Siz bunu, siz zaten savunmanızı yaparken bunları aynen böyle anlatırsınız. Alacağız zaten beyanlarınızı. Tamam. Soruya senin cevap verme yönünde bir isteğin var mı?"
Savcı: Başkanım, CMK 204 gereği, lütfen gereğini yapın. Orada hakarette bulunuyor…
M.B.: Şey yapmayalım, tamam… Savcım… Şeye girmeyelim karşılıklı. Başka sorunuz var mı? Soru alalım…
Savcı: Devam ediyor sorularım…
CANLI BLOG | İBB davasında 4. gün: İmamoğlu ile savcı arasında gerginlik: İddia değil, iftira makamı
Kaynak:Haber Merkezi