Murat Ongun İBB Davası'nda savunma yaptı: Eşimin tutuklanmaması için 1 milyon dolar istediler
İBB Davası'nın bugünkü oturumunda İBB Başkan Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yaptı.
GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davanın ilk duruşması 59. gününde de devam etti.
Tutuklanıp görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 414 kişinin yargılandığı dava, İstanbul'un Silivri ilçesindeki Marmara Cezaevi'nde görülüyor.
Bugün tutuklu yargılanan isimlerden Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun savunmasına başladı.
Duruşmada bugün yaşananlar şöyle:
19.25 | "GİZLİ TANIKLAR KENDİNİ GİZLİ ZANNETMESİN"
Gizli tanıklarla ilgili de konuşan Murat Ongun, "Çınar da İlke de kendisini gizli zannetmesin. Parmak izlerine kadar kontrol ettik" dedi.
Gizli tanık "Doğan"ın ise T.Ö. isimli biri olduğunu öne süren Ongun, "Beni 8 yıldır tanıdığını söylemiş. Hayatında 1 kez gördü. Ucuza iş yapacağını söyledi. İhaleye gir dedim, girdi aldı. Onu da eline yüzüne bulaştırdı. Hayatımda ilk kez yaptığım bir iş onun sayesinde defolu oldu" diye konuştu.
Duruşmanın bugünkü bölümü sona erdi. Murat Ongun savunmasına yarın devam edecek.
19.10 | "BAĞDATLI, BENDEN 7 YAŞ KÜÇÜK SINIF ARKADAŞIM DEĞİL"
"Örgüt firması" denilen 2 şirketin 5 yılda toplam 712 milyon liralık iş aldığını belirten Murat Ongun, dosyanın şüphelilerinden olan ve daha sonra etkin pişmanlıktan yararlanan Serdar Haydanlı'nın 2019'da Ekrem İmamoğlu seçilmeden önce 5 ayda 600 milyon liralık ihale aldığını söyledi.
Ongun, dosyadaki gizli tanık "Doğan"ın Emrah Bağdatlı'yla kendisinin sınıf arkadaşı olduğunu iddia etmesine de değindi.
Ongun, "Emrah benden 7 yaş küçük, sınıf arkadaşım değil. O Rize'de ve İstanbul'da okumuş, ben Giresun ve Ankara'da okudum. Yani kentlerimiz bile farklı, yaşımız farklı" dedi ve mahkeme başkanına "Kaç yalanı ispat etmemiz lazım artık sayamıyorum ama mahkemeniz bu feryadı sayarsa, biz sanıkların hakkını korursa size minnettar oluruz" şeklinde seslendi.
18.30 | "DOLANDIRICILIK HÜKÜMLÜSÜ NEDEN BENDEN DAHA MAKBUL BİR İNSAN?"
Aranın sonrasında savunmasına devam eden Murat Ongun, mahkeme başkanına "Mahkemelerce sahte fatura yapmaktan, dolandırıcılıktan ceza almış Kabil Taşçı diye bir dolandırıcı, yüzyılın iddianamesini yazanlarca neden benden daha makul, makbul ve itibarlı bir insan?" diye sordu.
17.25 | "KİMSE ALPER AYDIN'A YAPTIĞINI RIDVAN DİLMEN'E YAPMAMIŞ"
İktidara yakın medyada dosyanın tutuklu sanıklarından Nihat Sütlaş’ın Giresun’da küçük bir telefon bayisi olduğuna yönelik haberlerin çıktığını hatırlatan Murat Ongun, "Savcı beye Sütlaş ailesinin Giresun’da bilinen varlıklı bir aile olduğunu söyledik. Ama beyanıma itibar edilmedi. Sonra MASAK raporları gelmeye başladı, geçmişten bu güne kimin nesi var nesi yok ortaya kondu" dedi.
Sanıklardan Alper Aydın'ın, 2024 yılının sonuna kadar eski futbolcu Rıdvan Dilmen'le ortaklığını gizlediklerini ifade eden bir mektup yazarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiğini söyleyen Ongun, "Şimdi Nihat Sütlaş 'Reklam İstanbul ile Murat'ın ilgisi yok' diyor. Burada yırtınıyoruz. Firma sahibi Rıdvan Dilmen benim ortağım diyor 2024 sonuna kadar, aradan geçmiş 8-9 ay kimse Rıdvan Dilmen'i bir ifadeye çağırmamış. Alper'i tutukladılar, attılar cezaevine. Kimse Alper Aydın'a yaptığını Rıdvan Dilmen'e yapmamış" dedi. Ongun'un savunması devam ederken, mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
17.00 | "BU İNSANLARIN ÖZELLİĞİ NE? YANİ NİHAT SÜTLAŞ HIRSIZ, MURAT İLBAK NAMUSLU İŞ ADAMI!"
Murat Ongun, Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan "Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz" maddesine atıf yaptı ve şöyle konuştu:
"Bu insanların özelliği ne? Yani Nihat Sütlaş hırsız, Murat İlbak namuslu iş adamı. Hüseyin Köksal hırsız, Yusuf İlbak namuslu. Alper Aydın hırsız, Ali İlbak namuslu. Murat Kapki hırsız, Mustafa İlbak namuslu. Olmaz. Bu olmaz."
16.50 | "DELİL Mİ ARIYORUZ, HİS Mİ ARIYORUZ?"
Murat Ongun, sahte fatura konusunda Yunus Emre Vakfı'yla ilgili yazılan iki iddianameyi de okuduğunu, iddianameleri hazırlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın usulde yer alan tüm kuralları uyguladığını, dosyada delillerin olduğunu ifade etti. Ongun, İBB dosyasında ise kendilerinin nasıl suçlandığını şöyle anlattı:
"Söyledi burada Elif Güven. Ne demiş savcı bey ona? 'Bir şey hissettin mi?' Hissettin mi demiş ya! Yani delil mi arıyoruz, his mi arıyoruz?"
16.40 | "TEPEDEN TIRNAĞA YALAN"
"Bazı reklamcıların idari yaptırımdan korkup şikayetçi olamadığı beyanlarını ne yazık ki iddianame makbul kabul etmiş, çünkü aleyhimize. Tepeden tırnağa yalan" diyen Murat Ongun, İBB'nin en çok müfettiş taramasını kendi dönemlerinde yaşadığını, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun özel ilgi gösterdiğini söyledi.
Soylu'nun İBB'yi zorlamak için her gün televizyonlara beyan verdiğini hatırlatan Ongun, "Anadolu insanı tavuğu kaybolunca CİMER'e yazmış, bunlar bunu bile yapmamış" dedi.
16.30 | "MAÇ İZLERKEN MURAT İLBAK’I RİGA’DA GÖRÜNCE ÇAYIMI PÜSKÜRTTÜM"
Savunmasında, kendisiyle birlikte tutuklanan ancak daha sonra tahliye edilen ve İBB dosyasından çıkartılan Murat İlbak'a değinen Murat Ongun, "Cezaevinde TRT’den Avrupa Basketbol Şampiyonası’nı izlerken kamera tribüne döndü. Bir anda Murat İlbak’ı Riga’da görünce çayımı püskürttüm. Böylece tahliye edildiğini ve yurt dışı yasağının da kalktığını canlı yayında öğrenmiş oldum" ifadelerini kullandı.
16.20 | "AK PARTİ DÖNEMİNDEN GÖREV YAPANLARLA YAPI KURMAMIZ HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI"
Murat Ongun, "Türkiye gibi siyasi kutuplaşmanın zirvede olduğu bir ülkede, aklı başında bir CHP'li yöneticinin hiç tanımadığı AK Parti belediyeciliğinde uzun yıllar hizmet vermiş insanlarla bir yapı kurmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu" söyledi.
AK Parti döneminden bu yana İBB'de görev yapan Kağan Sürmegöz'ün CHP döneminde de görevine devam ettiğini hatırlatan Ongun, "Yolsuzluk yapacaksam Kağan Bey'i başka daireye sevk ettirir, yerine önceden tanıyıp güvendiğim 'suç ortakları' bulurdum kendime" dedi.
16.10 | "İŞKENCE, SADECE FİZİKSEL ŞİDDET DEĞİLDİR"
Suçlamalara konu olan suç örgütünün, rüşvet ve kamu zararının söz konusu olmadığını belirten Murat Ongun, "Dosyada ne var? 30-40 yıllık alın teriyle kurulmuş şirketlere kayyum atanması var. Yılların birikimi mallara sanki suçtan kazanılmış gibi el koyma var. Cezaevine atılan insanlar var. Bu zorlamalarla, itirafçı olanların beyanları var. İşkence, sadece fiziksel şiddet değildir" dedi.
16.00 | "KENDİSİNİ GAZİ OLARAK TANITAN BU DOLANDIRICI İÇİN, GENELKURMAY’A YAZI YAZDIM"
Murat Ongun, Celal Çakmak adında bir kişinin hem şüpheli hem müşteki hem de gizli tanık olduğunu, ifadelerinin gizli tanık Kayın'la aynı olduğunu belirtti.
Çakmak'ın gazi olduğunu iddia ettiğine de değinen Ongun, "Kendisini TSK gazisi olarak tanıtan bu dolandırıcı için, Genelkurmay’a yazı yazdım. Hemen yanıt geldi. Gazi değilmiş. Kusursuz dolandırıcı ama serbest." diye konuştu.
15.50 | "SORUŞTURMA ADİL DEĞİLSE, ADİL YARGILANMAMIZ MÜMKÜN MÜ?"
"Lekelenmeme hakkımız korundu mu? Hayır! Lehe delil toplandı mı? Hayır! Doğal olarak soruşturma adil değilse, adil yargılanmamız mümkün mü?" diye soran Murat Ongun, "Kaynağınız iddianame olunca adaletin terazisinin kefeleri eşit olamıyor" ifadelerini kullandı.
Ongun, polisin, jandarmanın, istihbarat kurumlarının son 10 yılda yüzlerce suç işlenirken kendilerini izlediğini, 2024'teki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yaşanan değişimden sonra "uyku halinin sona erdiğini" ifade etti ve "Devletimiz gözünü açmış ve biz ‘azılı suçluları’ kıskıvrak enselemiş. Buna mı inanalım?" dedi.
15.40 | "ÖZEL HEDEF SEÇİLMEM SÖZ KONUSU"
Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş.'nin yıllık bütçesinin İBB ve iştiraklerinin yüzde 1'i bile etmediğini vurgulayan Murat Ongun, "Çok iddialı bir ismi olan ‘Yüzyılın Soruşturması’ İBB okyanusunun sadece yüzde 1’lik bir alanına odaklanmışsa, adı yüzyılın değil ancak yılın soruşturması olabilir. Ya da özel hedef seçilmem söz konusudur, ki bu gerçektir" dedi.
15.30 | "ŞAHIS SÖZDE ÖRGÜT YÖNETİCİSİ OLDUĞUM HALDE TALİMATLARIMI YERİNE GETİRMİYOR"
Kültür A.Ş.'nin eski genel müdürü itirafçı Murat Abbas'ın ifadesinde yer alan "Göreve başladığım ilk 5 ay içinde talimatları Murat Ongun veriyordu, ben bu talimatların bir çoğunu yerine getirmedim" sözlerine değinen Murat Ongun, "Şahıs sözde örgüt yöneticisi olduğum halde talimatlarımı yerine getirmiyor ve gözaltına alındığı ana kadar, yani tam 50 aydır görevinin başındaydı. Ne demokratik bir örgütüz" diye konuştu.
15.20 | "YILLARDIR AŞIRI DEMOKRASİ VE KATILIMCILIĞA MARUZ KALDIK"
İddianamenin 717. sayfasında "Ekrem İmamoğlu'nun tartışılmaz ve karşı konulmaz liderliği" vurgusu yapıldığına dikkati çeken Ongun, bu tanımlamaya itiraz etti.
Ongun, "Buradaki tüm İBB yöneticileri şahittir ki bizim kendisinden en çok duyduğumuz cümle şu: 'Masa kurun'. Sayın Başkan biz mağduruz. Yıllardır aşırı demokrasi ve katılımcılığa maruz kaldık. Vallahi bezdik. Ne tek söz sahibi, ne karşı konulmaz lideri. Demokratlıktan yorulduk biz" dedi.
15.10 | "BUNA GÜLELİM Mİ AĞLAYALIM MI?"
Murat Ongun, örgütün gizliliği iddiasına ilişkin, "Başkan danışmanı, pişmanlar kralı Ertan Yıldız’ın dahi gizlilikle ilgili ifadesi yok ama alt taşeronun ortağının şoförü Servet Yıldırım’ın bilgisi var. Buna gülelim mi ağlayalım mı?" dedi.
Ongun ayrıca, itirafçılardan Umut Şenol'un "SİSTEM" adı verilen yapılanmaya ilişkin söylediği sözlere atıf yaptı ve "Umut Şenol, Kurtlar Vadisi dizisindeki repliklerden fırlar şekilde, dizideki Konsey anlatısı yerine, Sistem demiş ve şu deli saçması ifadeyle cezaevinden tahliye olmuş" ifadelerini kullandı.
15.00 | "YÜZLERCE GÜVENLİK KAMERASI OLAN OTELDE Mİ GİZLİ GÖRÜŞME PLANLAMIŞ BU TUHAF ÖRGÜT"
İddianamede yer alan örgüt üyelerinin gizlilik prensibiyle hareket ettiği suçlamasına değinen Murat Ongun, "Böyle davranan örgüt üyeleri güvenlik kameralarının olduğu binada toplanır mı hiç? Gizli görüşme yapacak yer kalmadı da halka açık, yüzlerce güvenlik kamerası olan otelde mi gizli görüşme planlamış bu tuhaf örgüt" dedi.
Ongun ayrıca, "İBB’nin gözlerden ırak kimsenin bilmediği onlarca güvenli ve konforlu mekânı varken gizli toplantıları halka açık bir otelde ve AK Merkez’de kayıt altında olduğunu bilmeden yapanlara örgüt değil, Avanaklar Takımı denir." ifadelerini kullandı.
14.50 | "EKONOMİK SUÇLARLA İTHAM EDİLİYORUZ AMA MAL VARLIĞIM BİLE YANLIŞ YAZILMIŞ"
İddianamede suç örgütünün amacının kişisel zenginleşme olduğunun iddia edildiğini belirten Murat Ongun, kişisel malvarlığının dahi iddianameye yanlış yazıldığını söyledi.
Ongun, "Ekonomik suçlarla itham edilen birine bu kadar iddialı ve bir o kadar da yanlış mal beyanı yazmak aynı zamanda iddianamenin, özenine dair eksikliği ve kurgusunun sınırsızlığını sergilemektedir" dedi.
Murat Ongun, savcılığın örgütün deşifre olmasına kanıt olarak CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının alımı sürecinde yaşananları gösterdiğini, bu iddiayı da "Hasan Hüseyin Şenyurt ismindeki bir suç makinesinin anlatımlarıyla desteklediğini" söyledi.
Ongun, "Aralarında cinsel saldırının da dahil olduğu 2 ayrı cinsel suç dâhil, hırsızlık, zorla el koyma, kamu görevlisine hakaret suçlarından mahkemede ceza almış bir suç makinesinin ifadesi neredeyse delil diye yazılmış" diye konuştu.
14.35 | "İDDİANAMEYE GÖRE BİZ, ENTERESAN BİR KAFASI OLAN İNSANLARIZ"
Aranın sonrasında savunmasına devam eden Murat Ongun, 51 yaşında olduğunu ve daha önce hiç sanık olarak mahkemeye çıkmadığını dile getirdi.
"Adli sicil kaydı dahi bulunmayan biri, iddia makamına göre bir anda suç makinasına dönmüş" diyen Ongun, "İddianameye göre biz, hırsızlık yapmak için seçimle işbaşına gelmeyi hedeflemiş enteresan bir kafası olan insanlarız. Yolsuzluk yapmak için olabilecek en meşakkatli ve çok denklemli bir metodoloji tercih etmişiz" ifadelerini kullandı.
13.05 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Murat Ongun, savunmasında "Benim kimseden vicdani bir beklentim yok. Hele hele şunca masum aylarca boş yere hapis yatmışken, birileri hala vicdanım rahat diyebiliyorsa, hiç yok" dedi.
Mahkeme başkanı Ongun'un savunması devam ederken duruşmaya öğle arası verdi.
13.00 | "BİR AVUKAT EŞİMİN TUTUKLANMAMASI İÇİN PARA İSTEDİ"
Eşinin de gözaltına alındığını hatırlatan Murat Ongun, eşinin tutuklanmaması karşılığında Beliz Özkan isimli bir avukatın kendisinden 1 milyon dolar istendiğini belirtti. Cezaevindeki görüşmeyi anlatan Ongun, şunları söyledi:
"26 Nisan 2025 Cumartesi sabahı yapılan ikinci dalga İBB operasyonunda eşim de gözaltına alındı. Büyük bir şok ve üzüntü yaşıyordum. 27 Nisan 2025 Pazar günü saat 14.15’te bana bir avukat ziyareti oldu. İlk ve son kez ziyaretime gelen bu avukatın adı Beliz Özkan’dı. 15 aydır sadece 27 Nisan günü bana geldiğini cezaevi kayıtlarından görebilirsiniz. Görüşme kabinine girer girmez bana 'Beni hem sizin hem benim ortak şişman arkadaşımız gönderdi' dedi. Cüneyt kiloludur biraz. Ben de kendisine şifreli konuşacak durum olmadığını, Cüneyt Yakut’u mu kastettiğini sordum, 'Evet' dedi. Sonra, Cüneyt Yakut’un kendisine söylediklerini bana aktarmaya başladı. Şöyle dedi; 'Biliyorsunuz, size anlatmış başsavcılıkta yakın tanıdıkları var. Kendisi de benzer şekilde tahliye edilmişti. Ortak arkadaşımız diyor ki 1 milyon dolar verirse, eşinin tutuklanmamasını sağlarım'. Avukat gayet açık sözlüydü, işi halledecek ismi bile veriyordu ama ben dile getiremeyeceğim. Cezaevinde avukat kabininde benden 1 milyon dolar talep edilince şok oldum.
Avukat sözünü bitirdi ama ben dona kaldım. Benden yanıt gelmeyince avukat Beliz Hanım, pazarlık yapıyorum zannetti sanırım ve şöyle dedi: 'Kendisi ben de 300-400 bin dolar var, 600-700 bin dolar verse bile hallederiz' dedi. Avukata 'Benim eşim suçsuz ayrıca böyle bir param da yok' diyerek görüşmeyi bitirdim. Avukat Beliz Özkan hakkında 7 Ocak 2026 tarihinde 2975 numaralı dilekçe ile İstanbul Barosuna şikâyette bulundum."
12.50 | "18 KASIM 2024'TE SORUŞTURMA VAR DİYE TELEFON EDİLDİ"
İBB dosyasının şüphelilerinden Cüneyt Yakut'un 19 Mart 2025'teki operasyondan önce, 18 Kasım 2024'te kendisini aradığını ve "Savcı Aykut Çelik sizi ifade için çağırmış" dediğini söyleyen Murat Ongun, o dönemki avukatı aracılığıyla adliyede sorgulama yaptırdığını ancak ifadeye çağrıldığı bilgisinin doğru olmadığı sonucuna ulaştığını belirtti.
Ongun, daha sonra Yakut'u aradığını, Yakut'un da kendisine savcı olan yeğeni K.A.Y. aracılığıyla eriştiği soruşturma evraklarını gösterdiğini dile getirdi.
12.40 | "FURKAN TORLAK'IN ADI GEÇİYOR DİYE İDDİANAME İADE EDİLDİ"
Murat Ongun, dönemin Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Başkanı Furkan Torlak'ın daha sonra görevden alındığını ama yeni görev verildiğini ifade ederek, "Çocuklar üzerinden algı yaratmaya çalışan bu zatın, kendisini en son Adalet Bakanı Akın Gürlek'in devir teslim töreninde alçak koltuğunu kaldırmaya çalışırken gördük. Kaldıramadı da. Kaldırmayı beceremeyince şahsı ortadan kaldırdılar. Sonra bunu yapanı Mehmet Akif iddianamesinde gördük ismi geçiyor diye iddianame iade edildi" dedi.
12.30 | "KIZIMIN KÜPELERİ, OĞLUMUN HARÇLIĞI BİLE SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLDİĞİNİ DMM YALANLADI"
"Türkiye'yi hiçbir şeyin gerçek olmadığı, her şeyin mümkün olduğu bir ülkeye çevirdiler" diyen Murat Ongun, evine yapılan baskında kızının küpelerinin, oğlunun başucundaki harçlığının bile soruşturmaya dahil edildiğini, bu ortaya çıkınca da İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin bu konuda yalanlama yaptığına değindi.
Ongun, "Evinizi basmaları yetmiyor. Kızınızın kulağındaki küpeleri, oğlunuzun başucundaki harçlığı da soruşturmaya dahil ediliyor. Sonra bunlar, medyada yazılınca, o dönemin Dezenformasyon Başkanlığı bu haberleri yalanlıyor. Oğlumun harçlığının kasadan çıktığını belirtiyor. Zeka küpleri! Kasaya oğlanın harçlığını koyup, üzerine 'Koray’ın harçlığı' mı yazdık, nereden anladın? Birazcık zeka kullanın bari. Ama Allah büyük. Benim evlatlarıma yapılanları hafife alıp yalanlayan o birimin başkanının adı (Furkan Torlak) her türlü rezilliğe karıştı ve görevden alındı" dedi.
12.10 | "BEN DE BU HUYLARIMI GAZETELERDEN OKUYARAK ÖĞRENİYORDUM"
19 Mart operasyonunun ardından bazı isimlerin etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için "itirafçı" olduğunu söyleyen Murat Ongun, "Art arda benzer cümleler kuranlar, art arda tahliye olmaya başladı. Her çıkan, geride yeni bir yalancı tanığın daha doğmasına yol açıyordu. Hayatımda adını ilk kez duyduğum itirafçılar, daha doğrusu iftiracılar kendimin dahi bilmediği yönlerimi anlatıyor, ben de bu huylarımı gazetelerden okuyarak öğreniyordum" dedi.
İtirafçı olup tahliye edilenlerin avukatlarının da birden bire gözde isim haline geldiğine değinen Ongun, "Bu dosyada 5 itirafçı sanığın, sonradan aynı avukata sahip olmasını, tesadüf olarak niteleyemeyiz" diye konuştu.
11.50 | "İDDİANAMEYİ YAZANLAR BİZİM MESLEĞİ BİLMİYOR"
"İddianamede Eylem 19 var. Güya benim talimatımla halkı yanıltıcı yayınlar yapmışlar. Üstelik benden para alarak" diyen Murat Ongun, "Bizim mesleği bilmiyor, iddianameyi yazanlar. Belli ki, havuz medyasındaki balıkları gazeteci sanıyor. Bilseler meslek büyüğüm olan Soner Yalçın'a, Ruşen Çakır'a, Şaban Sevinç'e, Yavuz Oğhan'a talimat veremeyeceğimi öğrenirlerdi. Ancak, onların benim kulağımı çekme bana fırça atma hatta bana talimat verme hakları olduğunu bilirlerdi" ifadelerini kullandı.
Böyle bir teklif götürmesinin söz konusu olmadığını belirten Ongun, "Hele ki onlara para karşılığı haber yaptırmayı teklif etsem beni def ederlerdi. Mesleki kıdem, gazeteci abilerim olması onlara bu hakkı tanır. Bizde, mesleki konumun farklılaşması kıdem ilişkisini değiştirmez. Ezcümle iddianamede yazdığı gibi benim Yavuz Oğhan ile Barbaros Bulvarı’nda 11 farklı elektrik direğinin altında gizemli buluşmalar yapmama gerek yok. Adam arkadaşım. Ocakbaşı seviyor, İstanbul ocakbaşı dolu. İki gazeteci buluşacaksak oturup iki kadeh rakı eşliğinde her şeyi konuşuruz. Daha önce yaptık, yine yapacağız" diye konuştu.
11.40 | "İDDİANAMEDE BAĞIRA BAĞIRA SİYASET YAPILIYOR"
Savunmasına başlayan Murat Ongun, "Ülkemize örtülü bir kast sistemi gelmiş ama henüz haberimiz yok" dedi.
"İddianamede bağıra bağıra siyaset yapılıyor" diyen Ongun, "Şubat ayının 11'ine kadar, Sayın Bakan Başsavcıyken, bağımsız, siyasete mesafeli, önyargısız bir hukukçuydu ve bize de önyargısız yaklaştı. Bu samimiyetine inanacağım belki. Yani sadece bir günde AK Parti'yi bu kadar içselleştirdi, bu kadar siyasi oldu diye mi düşüneceğim? Hayatın olağan akışına uyuyor mu bu?" diye sordu.
Ongun, davanın isminin İBB Davası olmadığını, "İmamoğlu Davası" olarak anılması gerektiğini ifade etti ve "Bu davanın adı 'İBB Davası' değildir, 'İmamoğlu Davası'dır. Bu dava A'dan Z'ye siyasidir. Bunu siz de cümle alem de biliyor. Ben de burada bir prosedürü tamamlamak için ifade verdiğimin bilincindeyim" şeklinde konuştu.
11.20 | HAKİM CUMA GÜNLERİ DE DURUŞMA YAPMAK İSTEDİ, İMAMOĞLU İTİRAZ ETTİ
Duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu, mahkeme başkanının cuma günleri de duruşma yapmak istemesi üzerine, dört duruşması daha olduğunu belirtti.
Bunun üzerine mahkeme başkanı, diğer duruşmaları ilişkin ayarlama yapacağını ve cuma günleri duruşma olmayacağını söyledi.
Ayrıca mahkeme başkanı, İmamoğlu'nun talebi üzerine savunmasının Murat Ongun, Tuncay Yılmaz, İnan Güney ve Fatih Keleş'ten sonra alınacağını belirtti.
11.00 | ONGUN: BUGÜN ÇOK GÜZEL BİR GÜN OLACAK
Tutuklu sanıklar, avukatları, izleyiciler ve mahkeme heyetinin yerini almasının ardından duruşma başladı.
Duruşmanın başlaması beklenirken, mahkemenin görevlileri davayı takip etmek için Silivri’ye gelen gazeteci Barış Pehlivan’ı duruşma salonundan çıkarttı.
Tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, seyircilere seslenerek "Bugün çok güzel bir gün olacak" dedi.
Kaynak:Haber Merkezi