İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi topu Yargıtay'a attı: 'İhlal kararı mahkememizin kararıyla ilgili değil Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin kararıyla ilgili'
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Can Atalay hakkındaki AYM kararına uymadı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Can Atalay Davası’nda tahliye kararı vermedi. Mahkeme dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderdi. TİP yarın Çağlayan...
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Can Atalay hakkındaki AYM kararına uymadı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Can Atalay Davası’nda tahliye kararı vermedi. Mahkeme dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderdi. TİP yarın Çağlayan Adliyesi'nde oturma eylemi yapacak.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Can Atalay Davası’nda tahliye kararı vermedi. Mahkeme dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderdi.
Verilen mahkeme Kararına göre;
"Başvurucu Şerafettin Can Atalay’ın 20/07/2023 tarihinde yapmış olduğu 2023/53898 numaralı bireysel başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince 25/10/2023 tarihinde verilen karar, Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliğinin 25/10/2023 tarihli ve 2023/53898 sayılı yazısı ekinde Mahkememize gönderilmiştir. Söz konusu karar, 27/10/2023 tarihli ve 32352 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Mahkememizin 25/04/2022 tarihli ve 2021/178 E., 2022/178 K. sayılı kararıyla başvurucu hakkında Türk Ceza Kanununun 312. ve 39 maddesi kapsamında sonuç olarak verilen 18 yıl hapis cezasına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 28/12/2022 tarihli ve 2022/1270 E., ve 2022/1463 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Söz konusu karar hakkında temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmiştir. Dosyanın temyiz incelemesinde bulunduğu sırada başvurucu 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan milletvekili genel seçimlerinde Hatay milletvekili olarak seçilmiştir. Başvurucu Yargıtay 3. Ceza Dairesinden, milletvekili seçilmesi nedeniyle Anayasanın 83. maddesi gereğince durma kararı verilmesini ve tahliye edilmesini talep etmiştir. Başvurucunun bu talebi, işin esası bilahare incelenmek üzere Dairenin 13/7/2023 tarihli ve 2023/12611 E., 2023/112 D. İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu tarafından söz konusu karara karşı yapılan itiraz, Yargıtay 4. Ceza Dairesince 17/7/2023 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu 20/07/2023 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Söz konusu bireysel başvuru inceleme aşamasındayken Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 28/09/2023 tarihli ve 2023/12611 E., 2023/6359 K. sayılı kararıyla başvurucu hakkındaki mahkûmiyet hükmü onanmıştır.
Anayasa Mahkemesi 25/10/2023 tarihli ve 2023/53898 sayılı başvuruda, hak ihlallerinin ortadan kaldırılması için başvurucunun yeniden yargılanmasına başlanması, mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulması, ceza infaz kurumundan tahliyesinin sağlanması ve yeniden yapılacak yargılamada durma kararı verilmesi şeklindeki işlemlerin yerine getirilmesi için kararın bir örneğinin Mahkememize gönderilmesine karar vermiştir.
30/03/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 50 maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında;
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekild emümkünse dosya üzerinden karar verir.” hükümleri yer almaktadır.
Söz konusu düzenlemeler dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesince verilen bireysel başvuruya konu ihlal kararı Mahkememizin kararına ilişkin olmayıp, Yargıtay ilgili Ceza Dairesince verilen tahliye talebinin reddi kararına ilişkin olduğu, dosyanın ilgili Daire önünde bulunduğu sırada başvurucunun milletvekili seçildiği ve bireysel başvuruya konu ihlalin bu Dairenin kararından kaynaklandığı, ayrıca bireysel başvuru yapıldıktan sonra ilgili Ceza Dairesince dosyanın esastan incelendiği ve karara bağlandığı, bu sebeple oluşan yeni hukuki durum karşısında Yargıtay 3. Ceza Dairesince yeni bir değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından dosya Cumhuriyet Başsavcılığınıza gönderilmiştir."
'Kararı heyet değil tek başına mahkeme başkanı vermiş'
Gazeteci Alican Uludağ, "İstanbul 13. Ağır Mahkemesi'nin Can Atalay kararını heyet değil, tek başına mahkeme başkanı vermiş. Üstelik, kararın tarihi 13 Ekim olarak yazılmış. AYM'nin ihlal kararı 25 Ekim'deydi" bilgilerini paylaştı.
TİP oturma eylemi yapacak
Karara tepki gösteren TİP sosyal medyada yaptığı açıklamada, "Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı vermesine rağmen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Hatay Milletvekilimiz Can Atalay’ın tutukluluğunu keyfi biçimde uzatıyor, yetkisini aşarak suç işlemeye devam ediyor!#AYMKararıUygulansın, Can Atalay’a özgürlük istiyoruz!" dedi.
TİP yarın saat 13 00'te Çağlayan Adliyesi'nde oturma eylemi yapacak.
'Paralel yargı'ya da teslim olmayacağız'
TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise sosyal medyada yaptığı açıklamada şunları ifade etti:
"Yerel mahkemenin AYM’nin açık ve kesin kararını tanımamış olması ile birlikte mesele yeni bir boyut almıştır. An itibariyle yargıdaki “paralel yapı” bütün açıklığıyla gün yüzüne çıkmıştır! Saray yargısına teslim olmadık “paralel yargı”ya da teslim olmayacağız."
Karara tepki gösteren TİP Sözcüsü Seda Kadıgil, “Ben AYM kararına uymuyorum demek, bu ülkede yürürlükte bir anayasa yok demektir. Bunu sadece bize değil, tüm dünya kamuoyuna ilan etmektir. Biz 100. yılında(!) Türkiye’yi yüksek mahkemelerin de hukukun da Anayasa’nın da çöpe atıldığı bir muz cumhuriyetine çevirdik diye, malumun dünya aleme ilanıdır” dedi.
Ne olmuştu?
Avukat Can Atalay, Gezi Parkı davasından 18 yıl hapis cezası alarak 25 Nisan 2022’de tutuklanmıştı. Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde kalan Atalay, 14 Mayıs 2023 Genel Seçimleri’nde TİP’in Hatay milletvekili seçilmişti. Milletvekili seçilmesinin ardından avukatları aracılığıyla mazbatasını alan ancak tutukluluğu nedeniyle milletvekili yeminini edemeyen Atalay ile ilgili Yargıtay’a yapılan tahliye talepli başvuru reddedilmişti.
Atalay talebi reddedilince “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği” gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu.
Gezi Parkı davasından 18 yıl hapis cezası alan Atalay’ın “yasama dokunulmazlığı” gerekçesiyle yaptığı başvuru 5 Ekim’de AYM 2. Bölüm’de görüşülmüştü. Beş kişiden oluşan heyet, başvuruyu AYM Genel Kurul’a sevk etme kararı almıştı.
AYM Genel Kurulu 12 Ekim’de dosyayı görüşerek 25 Ekim’e ertelenmişti.
Gezi Parkı davasında yargılanan sekiz kişiden biri olan ve dosyası Yargıtay’da görüşülürken milletvekili seçilen Can Atalay’ın yargılamasının durdurulmamasıyla tahliye kararı verilmemesi üzerine yapılan bireysel başvuruyu AYM 25 Ekim’de görüşerek karara bağlanmıştı. “Seçme ve seçilme hakkı”, “kişi güvenliği ve hürriyeti hakkı” yönlerinden hak ihlali olduğuna” ilişkin kararın kısa gerekçesi, yargılamanın yapıldığı İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti.
Bu arada Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Can Atalay’ın yargılandığı Gezi Parkı davasını karara bağladı. İş insanı Osman Kavala, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, yönetmen Çiğdem Mater, şehir plancısı Tayfun Kahraman ve Mine Özerden’in cezası onandı. Mücella Yapıcı, Ali Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekci hakkında istenen cezalar bozuldu. Yapıcı ve Altınay kaldıkları cezaevinden tahliye edildi.