İtirafçı olmadan önce Ali Nuhoğlu: İşlerin yüzde 80’ini Erdoğan ve Topbaş döneminde yaptım
İBB soruşturmasında itirafçı olan müteahhit Ali Nuhoğlu’nun tutuklanmadan önce verdiği ifadeyle etkin pişmanlık ifadesi arasındaki çelişkiler ek klasörlerin yayınlanmasıyla ortaya çıktı.
GAZETE PENCERE - İBB soruşturması kapsamında 23 Mart’ta tutuklanan iş insanı Ali Nuhoğlu, ‘etkin pişmanlık’ hükümlerinden yararlanarak, 5 Haziran 2025’te tahliye edildi. Nuhoğlu’nun, tutuklanmadan önce verdiği ifade, 4000 sayfalık İBB iddianamesinin ek klasörlerine girdi.
Belgeler, İBB iddianamesinde ‘özel vasfa haiz üye’ sıfatıyla yer alan Nuhoğlu’nun 23 Mart’ta verdiği ifade ile cezaevinden çıkabilmek için verdiği ifadelerinin 180 derece farklı olduğunu ortaya koydu. Bu şekilde cezaevinden çıkan Nuhoğlu’nun ilk ifadesinde kurduğu, “Yaptığım İşlerin yüzde 80'i, Ekrem İmamoğlu döneminde değildir. En fazla para sirkülasyonu olan iki iş, AK Parti döneminde alınmıştır. En büyük işleri, genelde var olan Kuzu, Kalyon gibi, Taş Yapı gibi firmaların yaptığını görebilirsiniz. Bunlar suç teşkil ediyorsa, geriye bakılırsa, Uysal döneminde, Kadir Topbaş döneminde, Tayyip Erdoğan döneminde yaptığım işleri değerlendirmeniz gerekir, bunlarla ilgili suçlamanız gerekir. Ben, hiçbir zaman siyasal bir müteahhit olmadım. Hiçbir zaman siyasal bir ilişki içerisinde, bir arzuyla hareket etmedik. Çevredeki herkes bilir. CHP'lilerden daha çok AK Partililer vardır” cümleleri dikkat çekti.
19 Mart 2025’te İBB soruşturmasında kapsamında gözaltına alınan ve 23 Mart’ta tutuklanan iş insanı Ali Nuhoğlu, “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanarak, 5 Haziran 2025’te tahliye edilmişti. Nuhoğlu’nun, 23 Mart’ta tutuklanmadan önce verdiği ifade, 4000 sayfalık İBB iddianamesinin UYAP sistemine yüklenen ek klasörlerine girdi. Belgeler, Nuhoğlu’nun 23 Mart’ta verdiği ifade ile cezaevinden çıkabilmek için verdiği ifadelerinin 180 derece farklı olduğunu ortaya koydu. Ek klasörlerde yer alan belgelere göre; Nuhoğlu, tutuklanması talebiyle sevk edildiği İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği’ndeki sorgusuna avukatları Özlem Çelik Zeynel Öztürk eşliğinde katıldı.
VİLLA KONUSUNDA AÇIKLIK GETİRDİ
İfadesine, “Ben bu hususta kollukta ve savcılıkta ifade vermiştim, aynen tekrar ve kabul ederim,” sözleriyle başlayan Nuhoğlu, sonradan inkâr edeceği ifadesinde kendisini şu sözlerle savundu:
“Aslında buradaki ana kurgu, uhdemde olan 2 villanın yasal satışıyla ilgili değerinin altında verildiğine ilişkin. Basında alabildiğine köpürtülen konunun detayına bakılırsa, içeriği şudur: Cari hesaplar içerisinde 15 milyon olarak görünen ödemenin, taraflar arasındaki sözleşme içeriği görünmemektedir. 46 milyon civarında sermaye artışıyla birlikte, 1 adet 450 metrekare civarında yeni yapılmış bir villa devri, şu anda inşaat halinde ve caride kurdan gelen 87 milyon farkın hiçbir boyutu görülmemiştir. Aşağı yukarı hesap yapıldığında, 87 milyon TL bu rakam, Mart ayı itibarıyla sözleşmede kur esas alınarak ödenmediğinde, 2 tane daha ilave villa verileceği esastır. Yan yana getirip topladığımızda, var olan değer, güncel rakamlarla 150 milyona tekabül etmektedir.”
‘31 MİLYONA ALDIĞIM 2 VİLLAYI, YAKLAŞIK 150 MİLYONA DEVRETTİM’
“Buradaki 2 villanın… Aslında ben bunlara villa demiyorum. 40 yıllık kooperatif evleridir. 3 kardeş tarafından yapılmıştır. Maksadımız burada bir aile evi yapmaktı. İmar haklarını kullanabildik. Geriye zaten 150 metrekare kalmıştır. Kendilerinin arkada sahip oldukları parsel vardır. Kendilerine ait bir parsel vardır. Buradaki durumları yapmadığımız durumda, İmamoğlu şirketinden Tuncay Yılmaz, ‘Burayı yapacaksanız yapın, bir bedel karşılığında alalım’ demişlerdir. 31 milyona aldığım 2 villayı, yaklaşık 150 milyona devrettim.”
AK PARTİ DÖNEMİNDE ALINMIŞTIR
“Buradaki var olan ilişkiyi, bir şekilde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yaptığım işlerle alakası, kurguyu anlamıyorum. 1994 yılından beri Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna, Mevlüt Uysal… Her dönemde ciddi işler yapmış birisiyim. Son dönemde yaptığım işleri toplasanız, resmi, benim üzerimde kayıtlı şirket, 18 milyon dolar civarlarında bir işe tekabül eder. En fazla para sirkülasyonu olan iki iş, AK Parti döneminde alınmıştır. Siyasal bir yapı ile kurgulanarak, bunu bir şey karşılığında organize etmiş gibi bir durum gösterilmektedir. 45 milyon civarında ödemesi olan, personel çalıştıran birisiyim. Türkiye'de de değildir sadece faaliyetlerim. Sadece bizim firma üzerinde orada oluşan satışı kurgulama mantığı oluşturulmuştur. İşin gerçeğiyle uzaktan yakından alakası yoktur.”
İMAMOĞLU DÖNEMİNDE İŞ YAPMADIM
“İşlerin yapısına bakılırsa, en büyük bu dönemde yaptığım iş, İSKİ'den aldığım işlerdir. Alınış tarihleri, Ekrem İmamoğlu döneminden öncedir. Yaptığım İşlerin % 80'i, hepsinin anlatımında para akışının olduğu dönemler, Ekrem İmamoğlu döneminde değildir. En büyük işleri, genelde var olan Kuzu, Kalyon gibi, Taş Yapı gibi firmaların yaptığını görebilirsiniz. Bunlar suç teşkil ediyorsa, geriye bakılırsa, Uysal döneminde, Kadir Topbaş döneminde, Tayyip Erdoğan döneminde yaptığım işleri değerlendirmeniz gerekir, bunlarla ilgili suçlamanız gerekir. Geçen döneme dair daha azalan, buradaki kurguda var olan, genç arkadaşımızın üzerindeki firmayla hülle bir iş yapmışım gibi çalışmalar vardır. Yakın çevremdeki kişilerin aktif olmasını istiyorum. İyi çalışabilecek arkadaşlarımın yanında olmam gerekir.”
RANT İLİŞKİSİ YOK
“Kamu, son dönemde yaptırdığı işlerde 6-7-8 ay gibi süreçlerde ödemelerini yapmaktadır. Çok kötü ödeme koşullarında, nasıl bir rant İlişkisi oluşabilir? Bunu görmekte zorlanıyorum. İSKİ, 11-12 ay gibi ödeme periyotlarında hareket etmektedir. Madem benim çok iyi ilişkim var, 2021-2022 yıllarında 200 milyona yakın temlik yaparak, o süreçleri yaşadım. İnsanlara şey gözüküyor: Ekrem İmamoğlu aldı ve benim işim de ticari olarak doğru gözüken bir şeyi yapıştırma, algı oluşturma anlamında çok güçlü bir öngörüye sahip olduğundan, bu kurguyla yaratmak mantıklı görünüyor. Etik olarak sorgulayabilirsiniz, ama ticari olarak sorgulanacak bir konu değildir.”
BİR ÇOK SİYASETÇİYE KONUT SATTIM
“Binlerce konut sattım. Sattığım yerlerde birçok siyasi kişilik vardır. Siyasilerin hepsini sorgulamak gerekir. Bu işleri yapan insanların, hiçbir boyutta, hiçbir zaman siyasilere kesinlikle mal satmaması gerekir, menfaat karşılığında bir durum çıkmaması için. Emsal karar gibi bir sonuca ulaştırır kimseyi. Yaptığım işlemlerin hepsi doğrudur. Firmaların katılımının olduğu, her zaman 3-5 firmanın katıldığı, rekabetçi sistemin içerisinde kırımlar yaparak iş almışızdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bu işi yapmam suçsa, şu ana kadar farkında değildim. Öğrendiğim kadarıyla, bu tip yapılara iş yapmanın suç unsuru oluşturduğu kanaatindeler. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.”
ÇEVREMDE AK PARTİLİLER VAR
“Buradaki süreçte olay şudur: Türkiye’de ekonomik kriz yaşanıyor. Çok belirsiz olan, iddiaların net olmadığı koşullarda, bu kadar büyük ekonomileri yöneten yapıları, bir organizasyon içerisine sokup, içeriye atmanın bedeli budur. Çok ciddi yerlerde yer alan bir grubuz. Çok ciddi vergi veriyoruz. Bunu yönetmekte zorlanacağım bir durum oluşacaktır. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum. Ben, hiçbir zaman siyasal bir müteahhit olmadım. Hiçbir zaman siyasal bir ilişki içerisinde, bir arzuyla hareket etmedik. Çevredeki herkes bilir. CHP'lilerden daha çok AK Partililer vardır. Biz, hiçbir zaman bir tarafı olmadık. Savunmama ekleyecek başkaca bir hususum yoktur. Savunmam bundan ibarettir.”
Tutuklanan Nuhoğlu, cezaevinde bulunduğu süreçte, ‘etkin pişmanlık’ kapsamında, 1 ve 4 Haziran tarihlerinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, ilk ifadesiyle 180 derece farklı anlamlar barındıran yeni ifadeler verdi ve bunun karşılığında da 5 Haziran 2025’te tahliye edildi.
Kaynak:Haber Merkezi