Kobani için toplanan yardımlar Diyarbakır’a geri döndü
Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu öncülüğünde Kobani’ye ulaştırılmak üzere toplanan insani yardım konvoyu, sınır kapısının açılmaması nedeniyle Diyarbakır’a geri döndü.
GAZETE PENCERE - Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu öncülüğünde, Kobani’ye ulaştırılmak üzere başlatılan insani yardım kampanyası kapsamında toplanan yardımlarla yola çıkan 25 tır, sınır kapısından geçiş sağlanamaması nedeniyle Diyarbakır’a geri döndü. Platform, yaşanan duruma ilişkin basın açıklaması yaptı.
Açıklamada konuşan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, yardımın kimler aracılığıyla ve hangi güzergâhtan ulaştırılacağına dair belirsizliklere dikkat çekti. Kaya, amaçlarının yardımların doğrudan Kobani’ye ulaştırılması olduğunu belirterek şunları söyledi.
“Bizim amacımız yardımın Kobani'ye bizler tarafından ulaştırılması. Yine ifade ediyorum. Bizler dediğimiz sivil platform, siyaset, AFAD, Kızılay doğrusu bizlerin içinde olduğu bir yapıyı tarif ediyoruz. Ama gelinen noktada maalesef Çobanbey kapısından verilecek olan yardımın tam da bu şekilde, güvenilir bir şekilde ulaşmasıyla ilgili somut anlamda bir geri dönüş yapılmadı. Yani bize de söylenen AFAD veya Kızılay'ın bile o alana giremediği. Ve yardımların oradaki bir yapı tarafından verileceği.
“BARZANİ VAKFI'NIN 17 TANE TIRI BEKLETİLİYOR”
Başka yardım tırlarının da sınırda bekletildiğini hatırlatan Kaya, Kobani’ye yardım ulaştırma konusunda ciddi endişeler taşıdıklarını ifade ederek şunları aktardı:
“Bugün Barzani Vakfı'nın 17 tane tırı şu an Semerkant kapısında geçip Kobani'ye gitmek üzere bekletilirken, kimsenin bize o yapıya güvenerek 25 tırı vermemizi beklemesini doğrusu inandırıcı görmedik. Yani eğer gerçekten oradaki merkezi hükümet gerçek anlamda Kobani'ye bir yardımın ulaşması gerektiğine inanıyorsa öncelikle o yardımların bir an önce Kobani'ye ulaşmasını sağlaması gerekirdi.
Bizim de aldığımız geri dönüşler tam da AFAD'ın bizden bu yardımları aldıktan sonra oradaki oluşturulmuş bir yapıya teslim edeceği ve o yapının götüreceği yönünde olduğu için biz de biraz evvel ifade ettiğim Serekaniye'deki o tırların, Barzani Vakfına ait olan tırların ulaşmaması da doğrusu bizim bu yardımımızın ulaşacağı ile ilgili endişelerimizi daha da güçlendirdi.
“40’A YAKIN TIR YARDIMA HAZIR BEKLİYOR”
Yardım kampanyamıza biz toplamaya devam edeceğiz ki bugün itibariyle 40'a yakın tır şu an belirttiğimiz iki merkezde ulaştırılmaya hazır halde, tam da öncelikli hazır halde bekletiliyor.
Bir kere bunu ifade edelim. Biz bu ablukanın kaldırılmasının gerekli olduğuna, bu yardımların da ulaştırılmasının gerekli olduğuna inanıyoruz. Biz bugün tırlarımızı geri getirip yeniden bu tırları ilaveler yaparak gerek hükümet yetkilileriyle görüşmeleri devam ettirerek ablukayı kaldırarak bu yardımların ulaştırılması için her türlü hem görüşmeyi hem de girişimlere devam edeceğiz.”
“BÜTÜN KAPILAR AÇILSIN, YARDIMLAR GÜVENLİ ELLERE TESLİM EDİLSİN”
Basın açıklamasında konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Serra Bucak ise özellikle Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması çağrısında bulundu. Bucak, yardımların güvenli olmayan yapılara teslim edilmesine karşı olduklarını vurgulayarak şunları söyledi:
“Başta Mürşitpınar Kapısı olmak üzere bütün kapıların açılmasını talep ediyoruz. Başta Mürşitpınar Kapısından bu yardımlarımızı doğrudan dolaysız güvenli ellere teslim etmek istiyoruz. Biz bu güvenli el meselesini vurgularken de çok açık ifade edelim değerli arkadaşlar.
Bizler diğer kapıya gönderdiğimiz takdirde orada istikrar sağlanmamış, orada kimin nerede nasıl konumlandığını bilmediğimiz bir yapıya biz insanların bize güvenerek, Kobani halkına ulaşsın diye bize güvenerek göndermiş olduğu malzemelerin sorumluluğunu aynı zamanda taşımaktayız.
Bu sorumluluk bize diyor ki orada güvenilir ulusal yahut uluslararası bir örgüt orada sözüne, eylemine ve Kobani halkına yardım ulaştırmasına güvenilir bir irtibat uluslararası yahut ulusa bulmadığımız takdirde biz bu yardımların bir; Mürşitpınar Kapısı açılana kadar ısrarla oradan gönderilmesini tekrar edeceğiz. İki; bu kampanyayı geliştirip büyüteceğiz.”
“İNSANİ YARDIM DOĞRUDAN, GECİKMEDEN VE GÜVENLİ BİÇİMDE ULAŞTIRILMALI”
Platform adına basın açıklamasını okuyan Serdar Keskin ise meselenin insani ve ahlaki bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek şunları aktardı:
“Buradaki temel mesele nettir. İnsani yardım dolaylı, güvensiz ve belirsiz güzergâhlardan değil; doğrudan, gecikmeden ve güvenli biçimde Kobani’ye ulaştırılmalıdır. Bunun yolu da Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılmasından geçmektedir. Tarihte hiçbir insani koridor kendiliğinden açılmamıştır. Hepsi toplumun baskısıyla, dayanışmasıyla ve vicdanın yükselen sesiyle açılmıştır. Bizim çabamız kapıyı zorla açmak değil; kapının açılmasını ahlaki ve toplumsal bir zorunluluk haline getirmektir.
İnsani yardım kampanyamız abluka sona erene ve Mürşitpınar Kapısı açılana kadar kararlılıkla devam edecektir. Kamuoyunu, demokratik kitle örgütlerini ve tüm vicdan sahibi kesimleri bu insani talebin etrafında birleşmeye çağırıyoruz. Bu mücadele yalnızca bir yardım organizasyonu değil, insanlık onurunun savunulmasıdır.”
Kaynak:ANKA