Konteyner kentlerde silah tüccarları cirit atıyor iddiası: Bir çocuk öldürüldü

Deprem bölgesindeki konteyner kentlerde güvenlik sorunları dikkat çekiyor. Silah tüccarları iddiası varken bir çocuk öldürüldü

Konteyner kentlerde silah tüccarları cirit atıyor iddiası: Bir çocuk öldürüldü

PENCERE - Hatay’da depremin üstünden iki sene geçmesine rağmen halkın büyük çoğunluğu konteyner kentte yaşamaya devam ediyor. Bu durum güvenlik sorunun da büyümesine yol açıyor.

Denetimden uzak konteyner kentlerde silah ticareti yapanların cirit attığı iddia ediliyor.

Hatay'ın Samandağ ilçesi Mağaracık Mahallesi’nde, depremin ardından yaşamın metal duvarlar arasına sıkıştığı konteynerlerde, 7 Ocak sabahına karşı sessizlik tek bir silah sesiyle bozuldu. 17 yaşındaki Eylül Mengüllü için o sabah, sadece yeni bir günün başlangıcı değil, 6 gün sürecek ve hastane odasında son bulacak bir yaşam mücadelesinin de başlangıcıydı.

Konteynerden yükselen o ses, sadece bir ailenin trajedisini değil, aynı zamanda bölgedeki denetimsiz bireysel silahlanma ve güvenlik açığının boyutlarını da gün yüzüne çıkardı.

SAKLANAN SİLAHLAR

Çevre sakinlerinin ihbarıyla olay yerine ulaşan polis ve sağlık ekipleri, Eylül Mengüllü’yü başından vurulmuş halde buldu. Genç kız hızla hastaneye sevk edilerek yoğun bakıma alınırken, emniyet güçleri olayın mekaniğini çözmek için harekete geçti. Yapılan incelemeler, tetiği çeken kişinin Eylül’ün ablası, 19 yaşındaki E.M. olduğunu ortaya koydu.

Olayın hemen ardından başlatılan saha araştırması, suç aletinin izini konteynere yaklaşık 200 metre mesafedeki bir tavuk kümesine kadar sürdü. Polis, olayda kullanıldığı belirlenen tabancayı, şarjörü ve mermileri bu noktada ele geçirdi. Ancak soruşturma derinleştikçe, olayın sadece "psikolojik sorunları olduğu iddia edilen" bir ablanın eylemiyle sınırlı olmadığı, arka planda organize bir suç ve tedarik ağının bulunduğu anlaşıldı.

CEPHANELİK ÇIKTI

Emniyet birimleri, E.M.’ye silah temin ettikleri belirlenen S.Y., D.S. ve M.Ç.’nin adreslerine eş zamanlı baskınlar düzenledi. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalar, bölgedeki yasa dışı silahlanmanın eriştiği seviyeyi belgeleyen bir envanter ortaya çıkardı.

Aramalarda, savaş alanlarında kullanılan 1 adet Kalaşnikof marka uzun namlulu tüfek, bu silaha ait şarjör ve 100 mermi ele geçirildi. Envanter bununla da sınırlı kalmadı: 3 tabanca, 4 av tüfeği, çok sayıda kartuş ve 3 bıçak da kayıtlara geçti. Silahların yanı sıra, suç ekonomisinin bir göstergesi olarak 111 bin Türk Lirası ve 300 dolar nakit para, 123 gram esrar, esrar öğütücü aparat ve hassas terazi bulundu. Tüfek dürbünleri ve aparatlarının da yer aldığı bu cephanelik, bir konteynerde yaşanan trajedinin ardındaki karanlık tedarik zincirini gözler önüne serdi.

YARGI KARARI

Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan S.Y., D.S. ve M.Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkeme, psikolojik sorunları olduğu iddia edilen abla E.M. hakkında ise cezai ehliyet ve tedavi gerekliliği kapsamında karar verdi; genç kadın Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi.

Hukuki süreç işlerken, hastaneden beklenen haber bu sabah geldi. Doktorların tüm müdahalesine rağmen 6 gündür yaşam savaşı veren Eylül Mengüllü hayatını kaybetti. Genç kızın cenazesi, otopsi işlemleri için morga kaldırılırken; geriye, tüfeklerin ve uyuşturucunun gölgesinde güvenliği sorgulanan yaşam alanları kaldı.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar