Köprü ve otoyollara özelleştirme mi geliyor? Araştırma önergesi AK Parti-MHP oylarıyla reddedildi
İYİ Parti ve CHP'nin TBMM Genel Kurulu'nda köprü ve bazı otoyolların özelleştirilmesine yönelik hazırlıkların başlatıldığına ilişkin iddiaların araştırılması için verdiği önerge AK Parti-MHP oylarıyla reddedildi.
GAZETE PENCERE - TBMM Genel Kurulu'nda İYİ Parti ve CHP tarafından "Boğaz köprüleri ve bazı otoyolların özelleştirilmesine yönelik hazırlıkların başlatıldığına ilişkin iddiaların araştırılması, yüksek ve istikrarlı gelir sağlayan bu varlıkların gelecekteki kamu gelirleri bakımından stratejik önemi göz önünde bulundurularak özelleştirmenin ekonomik, mali ve toplumsal sonuçlarının belirlenmesi amacıyla" grup önerisi verildi.
Genel Kurul'da oylamaya sunulan önerge, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi.
"ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNE GÖZ DİKEN VAHİM BİR HAZIRLIK"
İYİ Parti Grubu adına konuşan Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, İYİ Parti'nin önerisinin gerekçesini açıkladığı konuşmasında şunları söyledi:
"Bugün milletimizin öz varlıklarına, çocuklarımızın geleceğine göz diken vahim bir hazırlığı ifşa etmek için huzurunuzdayım. Basına yansıyan haberlere göre Hükûmet vatandaşın dişiyle tırnağıyla, vergisiyle yapılmış, tıkır tıkır işleyen boğaz köprülerini ve otoyolları satmak üzere bir yabancı firmaya yetki vermiş. Bu satış bir mirasyedi hareketidir. Biz bu satışa 'Yok öyle yağma' diyoruz. Niye böyle dediğimizi de madde madde izah edeceğim. Şimdi, birincisi: Bu karşımızdaki bir özelleştirme falan değil, bu bir iltizam, bu bir factoring. Milletin gözünün içine baka baka yapılan şey, imparatorluğumuzu çökerten, vergilerin peşin fiyata satılmasından farksız bir hareket. Bu, gözümüzün içine baka baka yapılan şey, bir tüccarın maddi sıkıntıya düştüğünde gelecekteki peşin alacaklarını bir factoringde kırdırmasından ibaret, vatandaşlarımızın yarınının kırdırılmasına karşıyız.
İkincisi: Bu bir Deli Dumrul düzeni, Deli Dumrul'u biliyorsunuz, geçenden 30 akçe, geçmeyenden döverek 40 akçe alan bir figür. Yapılan şey tam da bu. Neden? Çünkü 'Ben bu köprüyü beğenmedim, yanına bir köprü de ben yapayım' deme hakkı yok vatandaşımızın, mecburen o köprüden geçecek, mecburen o otoyoldan geçecek. Yapılan şey, bir kamu tekelinin bir özel tekele devredilmesi. Biz bu filmi izledik, özel tekelin nasıl çalıştığını biliyoruz. Nereden biliyoruz? TÜVTÜRK'ten biliyoruz. Neye yaradı?
Vatandaş fahiş fiyatlarla belli hizmetleri almaya çalıştı, onu da alamadı, hatta maalesef döve döve öldürülür hâle geldi. Bugün, karşımızdaki tablo çok açık: İstanbul-Ankara Otoyolu 338 TL, benzer uzunluktaki İstanbul-İzmir otoyolu da 2 bin 465 lira. Bu köprü ve otoyollar satılırsa yaşayacağımız şey bu tablonun bir benzeri. Üçüncüsü: Maalesef, zor olanı değil, kolay olanı seçiyorsunuz. Nasıl?
Amaç kamuya kaynak yaratmaksa neden kara delikler kapatılmıyor da bal kovanları satılıyor? Mesela milyarlarca lira zarar eden TRT neden hiç radarınıza girmiyor? Mesela milyar dolarlık Varlık Fonu neden hiç radarınıza girmiyor? Mesela ülkemizdeki kredilerin yarısını veren kamu bankalarıyla ilgili neden hiçbir planınız ve tasavvurunuz yok? Çünkü propaganda makinasını durdurmak veyahut da yandaşlara bedava kredi dağıtmak çok rahat bir şey de ondan. O bakımdan köprü ve otoyollara bakmak çok daha kolaycılık."
"BU YAPILAR YALNIZCA BETON VE ÇELİKTEN İBARET DEĞİL"
CHP İstanbul Milletvekili Sibel Yanıkömeroğlu da köprüler ve otoyolların özelleştirme konusunun basit bir işletme modeli tartışması olmadığına dikkat çekerek "İki boğaz köprümüz de bu ülkenin mühendislerinin, işçilerinin ve milletimizin vergilerinin eseridir. Bu yapılar yalnızca beton ve çelikten ibaret değil, kamunun egemenlik hakkının, planlama yetkisinin ve ekonomik bağımsızlığının simgeleridir Şimdi iktidara sormak istiyorum: Yıllarca kamu tarafından işletilmiş, maliyetini fazlasıyla çıkarmış, her gün yüz binlerce yurttaşın kullandığı bu yapıları neden özelleştiriyoruz?" diye sordu.
Bu varlıkların kamuya düzenli ve öngörülebilir gelir sağladığını belirterek Yanıkömeroğlu, "Orta vadeli programa göre yirmi beş yıllığına özelleştirilmesi 4 milyar dolar gelir yaratacakmış oysaki zaten bu gelir bugünkü rakamlarla yaklaşık beş yılda elde edilebilmektedir. Biz neden yıllar boyunca elde edeceğimiz gelirlerden vazgeçiyoruz; bunu anlamak gerçekten mümkün değil. Üstelik mesele yalnızca gelir kaybı da değildir; ulaşım bir kamu hizmetidir, köprü ve otoyol ücretleri vatandaşın cebinden çıkan doğrudan bir yaşam maliyetidir. Siz bu alanı kamunun denetiminden çıkarıp kâr odaklı bir yapıya teslim ediyorsunuz. Bu bedeli her gün işe giden işçi, okuluna giden öğrenci, yük taşıyan esnaf ödeyecek yani fatura yine vatandaşa kesilecek" dedi.
Kaynak:ANKA