Mahmut Tanal: Silivri Cezaevi Yerleşkesinde görülen davada garip bir tablo var...
Duruşmanın ilk gününden itibaren Aziz İhsan Aktaş’ın avukatının tutuklu başkanlara ve belediye çalışanlarına sorular sorması dikkat çekti.
GAZETE PENCERE - Aralarında CHP'li belediye başkanlarının da bulunduğu, 33'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' yargılaması üçüncü gününde sürdü.
Duruşmanın ilk gününden itibaren Aziz İhsan Aktaş’ın avukatının tutuklu başkanlara ve belediye çalışanlarına sorular sorması dikkat çekti.
Bu sorularda yorumlar da bulunması üzerine mahkeme heyetinin başkanı tarafından uyarılan Aktaş’ın avukatları tepki topladı.
CHP Şanlıurfa Mahmut Tanal sosyal medya hesabından Aziz İhsan Aktaş’ın avukatlarının sorularına ilişkin açıklama yaptı.
Tanal, “Soruları Cumhuriyet Savcısı değil, Aziz İhsan Aktaş’ın ve itirafçıların avukatları soruyor” ifadelerini kullandı.
Tanal’ın açıklaması şöyle:
Silivri Cezaevi Yerleşkesinde görülen kumpas davasında garip bir tablo var:
Soruları Cumhuriyet Savcısı değil, Aziz İhsan Aktaş’ın ve itirafçıların avukatları soruyor. Savcı susuyor, avukatlar yönlendiriyor. Bu durumda insan ister istemez soruyor: Bu iddianamenin/davanın sahibi kim? Aziz İhsan Aktaş mı, itirafçılar mı, yoksa Cumhuriyet Savcısı mı? Ceza yargılamasında savcı; kamu adına gerçeği ortaya çıkarmakla, çelişkileri sorgulamakla, iddianın arkasında durmakla yükümlüdür. Savcının sorması gereken soruları avukatlar soruyorsa, ortada etkin bir iddia makamı yoktur. Bu da adil yargılanma ilkesini zedeler, yargıya güveni sarsar. Ceza muhakemesi, seyirci savcılıkla yürütülemez. Savcı susarsa, adalet konuşmaz. Üç gündür duruşmayı izliyorum. Gördüğüm manzara bu. İddianameyi hazırlayan savcı olduğuna göre, bu iddianameye sahip çıkması gereken de savcıdır; ancak görünen o ki iddianameyi sahiplenen Aziz İhsan Aktaş’ın avukatıdır.
Kaynak:Haber Merkezi