OLUMSUZLUKLAR ÇOK YAKINDA DEĞİŞECEK

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, MEF Üniversitesi’nin Sarıyer Belediyesi Boğaziçi Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Kariyer Günleri”nin açılışını yaptı. Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü...

OLUMSUZLUKLAR ÇOK YAKINDA DEĞİŞECEK

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, MEF Üniversitesi’nin Sarıyer Belediyesi Boğaziçi Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Kariyer Günleri”nin açılışını yaptı. Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve MEF Üniversitesi Rektörü Muhammed Şahin de etkinlikte birer konuşma yaptı.

İstanbul’da göreve, “adil, yeşil ve yaratıcı” tarifleriyle talip olduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Adil olmayan bir çevre, adil olmayan bir ortamda, kimse hak ettiği yaşamı elde etmekle ilgili bir iddia ortaya koyma şansına sahip olamaz” diye konuştu.

REFORMUN ANA UNSURU GENÇLER

Başkan İmamoğlu, yanlış ekonomi politikaları yüzünden yaşanan olumsuzlukların çok yakında değişeceğini anlattı, “Kararlı bir biçimde bundan ders çıkaran yöneticilerin hâlâ bu ülkede var olduğunu bilmenizi istiyorum. Esas ana kaynağı, yani umudumuzu yeşertecek ve gerçekten bu bahsettiğim dünyayla gerçek anlamda yarışacak, gerçek işlerle, gerçek üretimle yarışacak bir süreci var etme konusunda bizi umutlandıran şey, siz değerli gençlersiniz. Bir reform yapacaksak, bu reformun ana unsurları gençler olmak zorunda” dedi.

DEMOKRASİ ÇOK ÖNEMLİ BİR KAVRAM

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşulların “umut kırıcı ve moral bozucu” bir tarafı bulunduğunun farkında olduğunun altını çizen İmamoğlu, şunları söyledi:

“Burada özellikle demokrasi, çok önemli bir kavram. Örneğin, yargı bağımsızlığı çok önemli. Yargı bağımsızlığına olan güvenin sarsılması, aslında bizim bugün yaşadığımız sorunun önemli bir başlangıcı. Ya da torpile dayalı bir işe alım süreci. Bu ülkede, gençlerle yaptığımız araştırmada büyük bir çoğunluğunda, ‘Ne yaparsam yapayım, çalıştığımın karşılığını alamam’ duygusu hakim. Birçok gencimizin, ülkemizde kendi mesleklerini yürütmektense, farklı işlerde çalışmayı göze alıp yurt dışına gittiğine dair, çok üzücü, yüz binlerce gencimizi içine alan bir istatistikle bizi karşı karşıya bırakıyor. Bunları söylemek durumundayız. Çünkü yüzleşmeden ya da bunları konuşmadan sorumluluklarımızı üstümüze almadan, bu sorumlulukları paylaşmadan çözüm bulma şansımız da yok.”

YANLIŞLARIN FATURASINI TOPLUM ÖDÜYOR

İstanbul’un Türkiye’deki gelişimin bir aynası olduğunu belirten İmamoğlu, geçmiş dönemde yapılan yanlışların toplumsal yaşama yansımalarını, “Örneğin; İstanbul'a yeni bir İstanbul Havalimanı yapılması, böyle bir tercihin yapılması. Maliyeti 50-60 milyar Euro’yu buluyor ek maliyetleriyle beraber. Ya da bunu yaparken, 20-30 milyar Euro’luk bir var olan havalimanı yok edilmiş, yok sayılmış olması. Ya da üçüncü köprünün havalimanına bağlantısının yapılmasıyla beraber, İstanbul'un temiz havasını belki de ortadan kaldıran süreçle ilgili bir imalatın yapılması. Ya da İstanbul'da ek 2-3 milyon nüfusu taşıyacak olan bir ‘Kanal İstanbul’ projesinin ya da onun çevresindeki o yeni yerleşim nüfusunun İstanbul'a bir vizyon olarak konulması. Ya da geçmişten baktığımızda, sadece İstanbul’a bina, inşaat ve yapı üretmek ve şehre işte bu yeni nüfusun eklenmesini sağlamak. Yani son 15-20 yirmi yılda, bütün bunlar hayatımıza çok büyük katkılar sunsaydı, biz acaba az önceki başlıkları burada sıralar mıydık” sözleriyle örneklendirdi.

BİRİLERİ İÇİN DEĞİL İSTANBUL İÇİN YATIRIM

Başkan İmamoğlu, “Teknolojiye yatırım olsaydı, üretime yatırım olsaydı, geleceğin projeleri, geleceğin birtakım sektörleri noktasında insana yatırım yapılsaydı, acaba biz, şu anda bu şehirde, öğrencilerin imkansızlıklarını ya da geleceğe dair ümitsizliklerini mi konuşurduk? Bütün bunlar bir yol ayrımıdır değerli arkadaşlar. Ve bu yol ayrımı doğru yapılmadığı zaman, bütün bu sorunlarla yüzleşirsiniz. Ya da bugün var edilen İstanbul ya da bugün ortaya konan İstanbul, nasıl bir İstanbul oldu? Yani sizler için ya da bu kentte yaşayanlar için bir zemin mi hazırlandı, yoksa başka birilerine mi bir zemin hazırlandı?” diye sordu.

İmamoğlu, bu anlayışın tam tersi bir anlayış temeli üzerinde geleceği şekillendireceklerini söyledi.

Öne Çıkanlar