Ömer Çelik SDG'yi suçladı: Sürece darbe yapmaya çalıştılar
AK parti sözcüsü Ömer Çelik Suriye'deki çatışmalara ilişkin yaptığı açıklamada SDG'yi darbe ile suçladı.
GAZETE PENCERE - Suriye’de HTŞ ve SDG arasında süren çatışmalar geçtiğimiz gün sağlanan ateşkesle sonuçlandı. SDG Arap nüfusun çoğunlukta olduğu Rakka’dan çekilirken Kürt nüfusun ağırlıklı olduğu Heseke, Kobani ve Kamışlı gibi kentlerde varlığını koruyor.
Bugün SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Şam’a giderek Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Eş Şara ile de görüşmesi bekleniyor.
Tüm bu yaşanan gelişmeler üzerine açıklama yapan AK Parti sözcüsü Ömer Çelik SDG’yi suçladı.
Çelik'in açıklamaları şöyle:
“Suriye Yönetimi devrimden sonra pek çok zorlukla karşı karşıya kaldı. Bunların başında terör örgütlerinin istikrarsızlaştırıcı faaliyetleri gelmektedir. DEAŞ terör örgütüyle mücadelenin kesintisiz sürmesi açık bir gerçek ve gerekliliktir. Ayrıca SDG terör örgütünün faaliyetleri ve ‘talimatıyla hareket ettiği odakların siyasi hedefleri’ hem Suriye hem Türkiye için tehdit teşkil etmektedir.”
Çelik, SDG’nin yapısına ilişkin şu uyarılarda bulundu:
“SDG’nin ‘devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu’ gibi hareket etmeyi hedeflemesi, kötülük üretmek isteyen odaklar tarafından kendisine verilen bir görevdir. Ama bu Suriye gerçeklerine ve ‘tek Suriye ve tek ordu’ ilkesine aykırıdır. Defalarca söylediğimiz gibi ‘devlet içinde devlet ve ordu içinde ordu olmaz.’ Bir ülkede ‘iki devlet ve iki ordunun’ varlığı herkese kötülük getirecek bir iç savaştır. Terör örgütlerinin ‘paralel devletçik’ ve ‘paralel ordu’ gibi hareket etmesi ise kötülük üretmeye çalışan odakların aparatı olduklarının delilidir. Bundan Kürt, Arap ve Türkmen fayda elde etmez, kimin fayda elde edeceği de malumdur.”
SDG SÜRECE SABOTAJ DÜZENLEDİ
Çelik, SDG’nin mutabakata uymadığını ve süreci sabote ettiğini savundu:
“Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge iç içe süreçlerdir; birbirinden ayrılamaz. SDG 10 Mart Mutabakatı’na uymayarak Suriye’deki Kürt kardeşlerimizi ve tüm Suriye’yi hedef alan kötülük projesinin aleti olmuştur. Böylece ‘terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ hedefimize de sabotaj düzenlemiştir.”
DARBE GİRİŞİMİ
SDG’nin Türkiye’nin güvenlik politikasına yönelik bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Çelik, “SDG/PKK’nın ‘terörsüz bölge’ hedefine suikast ve ‘terörsüz Türkiye’ hedefini akamete uğratma girişimi, Suriye Yönetiminin terörle mücadele operasyonlarıyla engellenmiştir. SDG’nin ‘terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ ilkemizi hedef alan ‘darbe girişimi’ durdurulmuştur. SDG’nin aleti olduğu ‘darbe mekanizması’ işlevsiz kalmıştır.” ifadelerini kullandı.
Toplumsal uzlaşının önemine değinen Çelik, “Esas olan, kapsayıcı bir toplumsal, siyasal ve anayasal modelle Arap, Türkmen ve Kürt kardeşlerimizle, tüm din ve mezhep mensuplarının bir ve bütün Suriye’nin eşit ve onurlu unsurları olmalarıdır.” ifadesini kullandı.
Kararname ve ardından gelen sürecin desteklenmesi gerektiğini belirten Çelik, “Gelinen noktada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından açıklanan ‘Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’ Suriye’nin birliği için önemli bir zemin olacaktır. Bu, Suriye’nin iç bütünleşmesine dönük net bir beyandır. Aynı zamanda ‘terörsüz bölge’ yaklaşımımız için desteklediğimiz doğru bir adımdır. Suriye’deki Kürt kardeşlerimiz için gerçek ‘kazanım,’ 10 Mart Mutabakatı ile başlayan, hakları garanti alan kararname ile devam eden ve son olarak anlaşma ile çerçevelenen yol haritasıdır.” dedi.
SAĞDUYU ÇAĞRISI
Çelik, sağduyunun ve birlik çağrısının yanında terörle mücadelenin tavizsiz sürmesi gerektiğini vurguladı:
“Suriye’de her türlü sabotaja karşı sağduyulu davranılması, birlik ve bütünlük sağlanması ve terörün ortadan kalkması için atılan her adım kıymetlidir. Bunun, terörle mücadelede tavizsiz olunması gerektiği ilkesiyle beraber ele alınması gerektiği açıktır.”
Son olarak Türkiye’nin dış politikadaki yaklaşımına değinen Çelik, “Cumhurbaşkanımızın komşumuz olan ve yakın bölgemizdeki halklara dönük ‘kardeşlik siyaseti’ kararlılıkla sürmektedir. Kardeş ülkelerdeki halkların terör ve emperyalist vesayetlerden arınmış onurlu, huzurlu, güvenli ve müreffeh bir geleceğe sahip olması için çalışmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın yıllar içinde sabır, dirayet ve emekle ürettiği bu stratejinin kardeş ülkelerin ‘egemenliklerine saygı’ temelinde, herkes için doğru sonuçlar ürettiğini görmeye devam ediyoruz.” dedi.
Kaynak:Haber Merkezi