Özgür Özel Akın Gürlek'e 1 hafta süre verdi: Mal varlığını açıklamazsa ben açıklayacağım
Özgür Özel, CHP Grup Toplantısı’nda konuştu. Akın Gürlek'e mal varlığını açıklaması için bir hafta süre veren Özel, "Çıkıp mal varlığını açıklamazsa; ada ada, pafta pafta, site site, daire daire açıklayacağım" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ile Adalet Bakanı olan Akın Gürlek'e mal varlığını açıklaması için bir hafta süre veren Özel, "Çıkıp mal varlığını açıklamazsa; ada ada, pafta pafta, site site, daire daire açıklayacağım. Hem onun üzerine olanları, hem RTÜK’teki bir polis memurunun üzerindeki taşınmazları, hem de Ankara Çayyolu’ndaki avukat bürosunun taşınmazlarını açıklayacağım" dedi.
CHP Grup toplantısına Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün 100'ncü yıldönümü nedeniyle Eskişehir, Bilecek gibi kentlerin kadın belediye başkanları katıldı.
Başkanlar ve vekiller, CHP'nin başlattığı partiye üye olma çağrısı kapsamında yakalarında "Üye Ol" rozeti takıyorlar.

Özgür Özel, salonda alkışlarla karşılandı.
Özel'in konuşmasından öne çıkan kısımlar şöyle:
Yıllardır doğası için direnen Akbelenlilerle kucaklaştık. Pazar günü Milas'taydık ve Akbelenlilerle birlikteydik.
Akbelen'de köylüler elinde bastonlu 90 yaşında nineler, dedeler, gencecik torunlarıyla birlikte direniyorlar. Sebebi dünyanın en güzel coğrafyasına verilen maden ruhsatı ve o ruhsatın genişletilmesi, milyonlarca ağacın yeniden kesilecek olması. Bu nasıl yapılır? Zeytin ağacı üzerindeyken olmaz, kanun koruyor.
"Acele kamulaştırma yetkisi, yurt savunmasını ilgilendiren pek acil konularda Cumhurbaşkanı tarafından acele kamulaştırma kararı verilebilir. Erdoğan bu yetkiyi bir şirket AYM kararı çıkmadan bütün zeytinleri kessin diye kullandı"

İliç maden faciasına dair konuşan Özel, "İliç'in kanı Murat Kurum'un elindedir! AK Parti'nin kara düzeninin elinde İliç'in kanı vardır" dedi.
"Sayın Bahçeli bugün, 'konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatıyorlar demek yalnızca bühtan değil, siyasi namusla çelişen bir hezeyandır' dedi. Sayın Bahçeli, bununla ilgili siyaset içinde verilecek çok sert cevaplar var, bir kelime demeyeceğim. Alın bunu: Afet Borçlandırma Senedi. Burada iftira varsa Murat Kurum'dadır. Hezeyan varsa da ittifak ortağı diye onlara inanan, bir tane depremzedeye gidip de sormayan şahsınızın siyasetidir. Buyurun!"
"O BOŞ SENETLERİN HEPSİNİ YIRTTIRACAĞIM"
Ne olacak söyleyeyim, ne olacak biliyor musunuz? Biz böyle ayakta meydanda oldukça, sahada oldukça, milleti dertlendiren onlar, derdi dinleyen, çözmeyi vadeden, çözülsün diye emek veren bizler oldukça bunlar böyle geri adımlar atacaklar. Faiz almayacaklarını açıkladılar. Şimdi diyorlar ki 'Küçük paralar olacak, bilmem ne olacak.' 71 milyar dolar para toplanmış bu milletin vergilerinden, bağışlarından. 40 milyar lirası evlere gitmiş, helali hoş olsun; o boş senetlerin hepsini ya size yırttıracağım ya iktidar olup ben yırtacağım.
Cumhuriyet Halk Partisi'yle 2024 yılında, Haziran ayında iki günlük Şehit Aileleri ve Gaziler Çalıştayı yapmıştık. O çalıştaydan da derlenen 18 kanunda değişiklik yapan bir teklif hazırlamıştık biz. Bu teklifi Meclis'e sunduk, ilgili komisyonu göreve çağırdık. Komisyonun başkanı Sayın Akar bu dernekleri çağırdı, üzerinde çalışacaklarını söyledi, zaman istedi. Ama bugüne kadar komisyonda bir ilerleme yok. Şehit ailelerimiz diyor ki; 'Komisyon başkanından, mensuplarından, partilerdeki üyelerden bir şikayetimiz yok ama ilerleme yok. Çünkü sürekli ekonomik sıkıntıları, Maliye'yi, Maliye Bakanı'nı bahane ediyorlar. Lütfen bunları bir kez daha dile getirin' dediler.
Ben hem Merasim Sokak'ın 10. yıl dönümünde hem bugünlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki hassas gündemlerin eşliğinde; bu memleket için hepimiz yerine can verenlerin aileleri ya da vücutlarının bir parçasını feda edenler için bekleyen 18 kanunun, bu Ramazan mübarek günlerde -ki Meclis'te sahura kadar çalışma geleneği var, zaman sorunu yok- para deseniz büyük bir para tutmadığı gibi buraya kaynak ayırmayacaksınız nereye ayıracaksınız? Nereye ayıracaksınız?
Onun için de özellikle gaziler arasındaki maaş eşitsizlikleri -ki büyük bir utançtır hepimiz için-, şehit aileleri arasındaki eşitsizlikler büyük bir utançtır. Terörle mücadelede yaralanmasına rağmen gazi sayılmayan kahramanlarımızın mağduriyetleri, haklı talepleri hala karşılıksız kalmıştır. Er ve erbaş şehitlerin aileleri, gaziler için söz verilen emsal maaş uygulaması hala hayata geçirilmemiştir. Sağlıkta, ulaşımda, istihdamda, eğitimde tanınan hakların uygulanmasında ciddi aksaklıklar ve eşitsizlikler vardır. Ortez-protez hizmetlerinde bunun tek hastaneyle sınırlandırılması, bürokratik engeller hak kayıplarına sebebiyet vermektedir. Şehit yakınları ve gazilerle ilgili yetki ve sorumlulukların Aile Bakanlığı'nda olması yerine Milli Savunma Bakanlığı'nda olması talep edilmektedir.
"BİZ 18 MADDELİK KANUNUN ARKASINDAYIZ"
Biz 18 maddelik kanunun arkasındayız. Buradan grup başkanvekillerimize, grubumuza emanettir. Ramazan ayı boyunca partilerin uzlaşısıyla, oy birliğiyle Meclis'te bu düzenlemelerin yapılmasını bekliyoruz ve bunu Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne öneriyoruz ve emanet ediyoruz.
Bir de bugün aramızda evladını gerekirse bu ülke için şehit olsun diye orduya teslim etmiş, gözünü kırpmadan ölümü göze almış gencecik askerlerin, erlerin, teğmenlerin anneleri var. 15 Temmuz darbesine karşı Özgür Özel'in tutumunu bilmeyen yok, Cumhuriyet Halk Partisi grubunun tutumunu bilmeyen yok. O darbeyi planlayanların, yapanların, o günlere gelene kadar bunları kritik mevkilere yerleştirenlerin, bunlara para sağlayanların, bu milletin bölünmez bütünlüğüne karşı, anayasasına karşı, meclisine karşı silaha sarılanların Allah bin kere belasını versin. Allah bin kere belasını versin.
"BU AYIBI MUTLAKA TEMİZLEMEK GEREKİR"
Ancak emir komuta zinciri içinde kursiyer, teğmen, asteğmen, asker kalk oğlum kalkmış, yürü oğlum yürümüş, çık köprüye çıkmış, bin otobüse binmiş, otobüsün içinde durmuş, inmemiş, adamı çevirip Silivri'de müebbet hapse mahkum edenlere söylüyorum. Burada büyük bir kul hakkı vardır. Hem bu süreçte hem KHK ile ihraç edilip mahkemede haklı çıkan, bazen mahkemede yargılanmasına bile gerek görülmeyenlerin hala görevlerine iade edilmedikleri yerlerde kul hakkı vardır. Darbeyle mücadele, darbeciyi cezalandırmak ayrı bir şeydir, buradan başka bir mağduriyet çıkarmak, gözü yaşlı anneler yaratmak başka bir şeydir. Bu ayıbı mutlaka temizlemek gerekir. Mutlaka temizlemek gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün 100. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Özel, iktidar olduklarında İstanbul Sözleşmesi'ni geri getireceklerini açıkladı:
'İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NE GERİ DÖNÜLECEK'
Bu kürsüye, Türkiye Cumhuriyeti’nin iktidar partisinin genel başkanı olarak yine çıkacağım ve o gün göreceksiniz; bu Meclis’e sevk edeceğimiz ilk anlaşma, İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülme anlaşması olacak!
Gıda enflasyonunu emekli aylıklarını ve asgari ücreti eleştiren Özel şunları söyledi:
Bir asgari ücret ne kadar? 28.800 lira. Kaç kilo dana kuşbaşı alıyor? 24 kilo. Bizim hesap ortada. Yani AK Parti'nin kara düzeni emekliye 6 yıl içinde 24 kilodan 4 kiloya geriletirken, 7 yıl içinde 24 kilodan 4 kiloya geriletirken; Cumhuriyet Halk Partisi'nin hesabı, yani asgari ücret önerisi, o gün aldığı 24 kilo kıymayı bugün de alacak tutardır.
Tutarlı hesap, doğru hesap, vicdana uygun hesap, keseye uygun hesap, emekliye uyacak hesap buradadır! Emekliye uyacak iktidar Cumhuriyet Halk Partisi iktidarıdır!
Erdoğan'a seslen Özel, şu ifadeleri kullandı:
Bakın, Türkiye’de siyasetin dili sert. Gerginlik var, kötü söz duyuyoruz, hak etmediğimizi duyuyoruz. Hak ettiğinizi söylüyoruz. Gelin, Ramazan geliyor. Gelin bu milletin sesini duyalım. Siyasette sesleri biraz kısalım, birazcık alt perdeden konuşalım ama bu milletin sesini duyalım. Mesela diyelim ki biz emekli için, asgari ücretli için, çiftçiler için hayatı kolaylaştıracak bir Ramazan paketini, bir koliyi de biz yapalım.
"GETİR SANDIĞI BEN ÇÖZECEĞİM BÜTÜN SORUNLARI"
Bu ülkede bunun için gereken her şey var. Bir tek şey eksik: Siyasi irade eksik. Yoksa her şeye para bulan; faize para bulan, köprüye para bulan, ona para buna para bulan, yandaşa para bulan ama bize geldiğinde, yoksullara geldiğinde bulamayan... Aa yalan mı söylüyoruz? Gelin Ramazan’ın ilk akşamı, yarın akşam çıkalım TRT stüdyolarına. Ben bu hesapları getireceğim, sen de gel karşıma de ki "Bunlar yanlış". Bu ülkede oyu alırken yoksuldan alan, emekliden emekçiden alan, orta direkten alan; sonra da bütün hizmeti zenginler, varsıllar için yapan, yoksula sırtını dönen Erdoğan’a söylüyorum.
Bu vakitten sonra "Bütün partiler birlikte bir şey yapalım" derseniz; gazi için buradayız, şehit için buradayız, emekli emekçi için buradayız. Ha yapmazsan senden bir şey isteyen ne olsun! Tek bir şey istiyoruz: Getir sandığı, ben çözeceğim bütün sorunları!
BOĞAZ KÖPRÜLERİNİN SATILMASINA KARŞI EYLEM
Ramazan geliyor, davulcular sokağa inecek. Davulcular mani söyler. Vallahi şunu söyleseler çok hayra girerler. Bütün davulculara sesleniyorum; böyle vursunlar davula ve desinler ki: "Ey ahali, duyduk duymadık demeyin! Bu iktidar altın yumurtlayan tavuğu satıyor! Bu iktidar Boğaz köprülerini, otoyolları satıyor!" Bu konuda Avrupa’daki bütün dergiler yazıyor, ekonomi kanalları yazıyor. İngiliz’in, Kanadalı’nın ağzı sulanıyor; bizimkiler susuyor.
Bu suskunluğa karşı İstanbul İl Başkanlığımız bugün Arnavutköy-Ortaköy arasında yürüyüş yapacak. Neyi protesto edecek? Köprünün satılmasını. İstanbul Valiliği izin vermiyor, Allah ondan razı olsun. Allah İstanbul Valisi'nden razı olsun. İzin verse 100 kişi, 1.000 kişi, 10.000 kişi duyardı; Allah’ın izniyle bu akşam 10 milyonlar duyacak.
"TAYYİP BEY, BİZİM ADIMIZ TATAR RAMAZAN. BİZ BU OYUNU BOZARIZ!"
Bakın çok basit anlatıyorum, lütfen anladığınızı anlatın. Şöyle yapıyorlar: Köprüleri 3,5 milyona satıyorlar, bu parayı hemen alacaklar, 25 yıllık gelirini yabancı şirkete verecekler. Ne olacak biliyor musunuz? 5 yıl süre var ya 5 yıl, 600 milyon kazandığı için 5 yılda bu para zaten gelecek. Bunun ilk 2 yılı kendi iktidarı, zaten bu sene ve seneyi alacaksın. CHP'nin iktidarının ilk 3 yılında alacağı para karşılığında 25 yıllık geleceğimizi satıyorlar.
25 yıl! 25 yıl boyunca... Gideceğini anladı, para lazım seçim için. Parayı öne çekmek için, bir de para kalmasın geleceğin iktidarına, o parayla verdiğimiz sözleri tutmayalım tutamasınlar diye memlekete yaptığı kötülüğe bak. 5 liranın 2'si kendi iktidarında geliyor zaten. Bu 3'ünü de ver 25 lirası senin olsun diye teklifte bulunuyor yabancı şirketlere. Vallahi Ramazan'ın ruhuna yönelik olarak söyleyeyim, Kadir İnanır'dan söyleyeyim: Tayyip Bey, bizim adımız Tatar Ramazan. Biz bu oyunu bozarız!
BOĞAZİÇİ TEPKİSİ
Bir başka rezalet geçen hafta Boğaziçi'nde yaşandı. Biliyorsunuz Boğaziçi Üniversitesi'ne 2020'de kayyum atadılar, Melih Bulu'yu. Daha sonra da yerine Naci İnci atandı. 1259 gündür akademisyenler Boğaziçi'nde eylem yapıyorlar. Boğaziçi Üniversitesi öğrencisiyle, öğretim görevlisiyle, mezunuyla ve milletin onlara verdiği destekle dimdik ayakta duruyor. Rektörlüğe kayyumluk diyorlar, sırtlarını dönüyorlar.
Ve orada kız ve erkek öğrenci yurtları var. Açılışı yapılacak. Ülkenin Cumhurbaşkanı ülkenin en iyi üniversitesine gidecek. Bunlar gelmeden önce çok ileri sıralardaydı, çok kötü yerlere geriledi. Böyle bir rektörün varlığında ne olacak? Ve Boğaziçi Üniversitesi'ni akademik sırada yüzlerce sıra geriye düşürenler oraya gidecekler.
E git, yap açılışı. Bir gece önceden bütün kampüsü boşalttılar. Sabahın 6'sında yurtları boşalttılar. Öğrenciye açılış yapacak, öğrenciyi boşaltıyor. Boğaziçi'nin bütün öğrencilerini, bütün öğretim görevlilerini, bütün çalışanlarını üniversiteye, bırakın üniversitenin yüzlerce metre yakınına sokmadılar. Karşıdaki dükkanları kapattılar.
Kapıları açtılar. İstanbul AK Parti ilçe teşkilatlarından doldurdukları kendi üyelerini İstanbul Üniversitesi'ne getirdiler, doldurdular, onlara konuşarak açılış yaptılar. Sayın Erdoğan, zaten 2020'den beri İstanbul Boğaziçi Üniversitesi işgal altındadır. Fiilen işgal altındadır, fikren işgal altındadır, akademik olarak işgal altındadır. Şimdi devletin polisini kullanarak, AK Parti kadın kollarıyla gençlik kollarıyla; utanmadan, sıkılmadan fakülteyi üniversiteyi boşaltıp oraya taşıma kadro götürüp alkış yaptırıyorsun. Allah hiçbir siyasetçiyi senin durumuna düşürmesin. Allah hiçbir siyasetçiyi senin durumuna düşürmesin!
Özel, Erdoğan'ın da katıldığı Yeni Gazze planının detaylarını anlattı:
Bu kadarını ben de tahmin etmiyordum. Trump'a boyun eğenlerin yanına bizimki de dizildi. Erdoğan'ın yan koltuğuna Netanyahu oturdu. Bak Erdoğan, 'Gazze kasabı diyordun.' Şimdi oradan alışveriş yaparsın! Yazıklar olsun!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'in mal varlıklarını açıklaması gerektiğini söyleyen Özel "Hodri meydan, bir hafta süre veriyorum" dedi. Özeli şunları söyledi:
Sayın Erdoğan'a teşekkür ediyorum. Ben çok söyledim, çok anlattım, toplumun %60'ını ikna edebildim; kalan %40'ı "sana inandı" diye mahcup ettin, bu imzanla tescil ettin. Akın Gürlek hiçbir zaman başsavcı olmadı, hep siyasiydi, bugün de siyasiydi. Şimdi Akın Bey'in, Akın Bey'in, Akın Bey'in böyle görev değişiklikleri olduğunda hepimizin tabi olduğu bir görev var: Bakanlar, Milletvekilleri göreve geldik, yeniden seçildik, mal varlığı bildirecek. Akın Bey'in mal varlığını bildirmesini bekliyorum. Bende var. 16 taşınmazdan telaşla 12'ye düştüler. Teker teker burada.
"SÜRENİZ BİR HAFTADIR"
Akın Bey'i basının karşısında mal varlığını açıklamaya davet ediyorum. Eğer açıklamazsa ben ada ada, pafta pafta, site site, daire daire... Akın Bey'in taşınmaz 12 mal varlığını açıklamasını; hangi maaşıyla, eşinin hangi maaşıyla o taşınmazları... eşinin taşınmazlarını açıklamasını bekliyorum. Akın Bey bunları açıklarsa ve tane tane "ben şurada 118 milyona İstanbul'da satılan evi aldım, şu maaşlarımı biriktirerek aldım" diye izah edecek o izah edilemez toplamı... Ha Akın Bey onları açıklamazsa ben hem onları açıklayacağım hem RTÜK'teki bir polis memurunun üzerindeki taşınmazları, hem Ankara'da Çayyolu'ndaki bir avukat bürosunun taşınmazlarını, oradaki avukatların taşınmazlarını açıklayacağım. Türkiye siyaset tarihinin en izaha muhtaç konusunu, adaletin emanet edildiği Adalet Bakanı'ndan ve onu atayan Erdoğan'dan soruyorum. Hodri meydan, süreniz bir haftadır!
Güncelleniyor…
Kaynak:Haber Merkezi