Özgür Özel'in kendi parasıyla aldığı ilk kaset: 'Bu şarkıyı dinlediğimde kendime gelirim'

CHP lideri Özgür Özel, hobilerini ve aktif siyasete uzanan süreci anlattı. Baba serisinin en sevdiği filmler arasında olduğunu, aldığı ilk albümün Ahmet Kaya'nın Yorgun Demokrat olduğunu belirten Özel, başucu kitabının Cereyanlar kitabı olduğunu söyledi.

Özgür Özel'in kendi parasıyla aldığı ilk kaset: 'Bu şarkıyı dinlediğimde kendime gelirim'

GAZETE PENCERE - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV YouTube kanalında yayınlanan "İrem Türkan ile Hayata Dair" programına konuk oldu.

Özel, Emekli öğretmen bir anne-babanın oğlu olduğunu söyleyen Özel, meslek hayatını ve aktif siyasete uzanan süreci anlattı.

Çocukluk günlerinden bahseden Özel, "Ağırlıklı olarak yatılı okul, öğretim hayatıma da böyle çocukluktan gençliğe geçmemizde, geçtiğimiz döneme de damgasını vurdu. Yazları Manisa’da geçerdi; ağırlıklı olarak anneannemle köyümüze giderdik, köyde geçerdi. Pamuk tarlalarında, üzüm bağları arasında yazın; kışın da yatılı okulda. Yatılı okulda bazı haftaları eve evci gelirdik, bazen çarşı izni olurdu; arkadaşlarla çarşıya çıkardık. O gün bugün ortaokul, lise, üniversite… Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi yine aynı yerlerde" diye konuştu.

"MEMLEKETİM MANİSA'YA AŞIĞIM"

"Memleketim Manisa’ya âşık birisiyim" diyen Özel, "'15 gün görmesem Sipil Dağı’nı, kardeşim Barış’ı görmemişim gibi burnumun direği sızlar' derim. Manisa’yı çok seven, İzmir’i seven ama artık Türkiye’nin bütün şehirlerini seven, her gün başka bir şehirde hayatı geçen bir temponun içindeyiz" dedi.

Siyasete girmeye nasıl karar verdiğine dair soruyu Özel, "Ben ortaokul ve liseden beri politik bir öğrenciydim, üniversitede de öyleydik. Sonra üniversite sırasında eczacılık fakültesinde okurken eczacıların bütün dünyada ve Türkiye’de bir mücadele içinde olduklarını öğrendim. Çoğunlukla da dünyada bu mücadeleler kaybedilmişti; Türkiye’de de önemli bir mücadele veriliyordu. Eczacılık aslında kişinin diplomasıyla ve mesleğini öğrendiği, mesleğini tek başına icra ettiği bir sağlık hizmet sunumu. Ama buradaki kârlılığa -daha doğrusu dünyada genel trend profesyonel mesleklerin işçileştirilmesi süreci olduğu için- eczacılara da bunu yapmak istiyorlardı. Eczaneleri zincir eczaneler yapmak ya da market eczaneler yapmak, eczacıları da oraların emeği sömürülen çalışanları hâline getirmek istiyorlardı. Buna karşılık dünyada halk eczanelerini savunanlar Türkiye’de de kooperatifçilik modeli üzerinden mesleklerini ve mesleklerinin geleceğini savunuyordu. Bu beni çok motive etti. Mezun olduğum gün, daha eczanemi açmadan eczacı odasına kaydoldum ve bir ecza kooperatifine kaydolmaya gittim" diye cevap verdi.

"ÖĞRENCİLİKTEKİ POLİTİK SÜRECİM BENİ AKTİF SİYASETE İTTİ"

Manisa Eczacılar Odası ve Türk Eczacıları Birliği’nde yöneticilik yaptığını, bu süreçlerde girdiği seçimleri anlatan Özel, "Bu sıralarda tabii iyi bir partiliyim; Manisa’da partinin faaliyetlerine katılıyorum. Bir yerel seçimde partinin belirlediği aday kalp krizi geçirince, aday belirlemenin son bir iki gününde artık bir uzlaşı adayı bulalım diye bana görevi teklif ettiler. Saatler içinde karar verdim ve ilk siyasete atılışım öyle oldu. O seçimi kaybettik ama Manisalılar zaten beni tanıyordu; siyasi yönümü de sevdiler ve siyaset bir daha beni bırakmadı. 2011 olduğunda Manisa’da partinin yaptırdığı bir çalışmada; hem partililere, kadın kollarına, gençlik kollarına ama en çok da bizim partiden olmayanlara sorulduğunda herkes 'Özgür aday olursa partiye faydası olur' dendi ve milletvekili adaylığı teklif edildi. 2011’de milletvekili adayı oldum, o şekilde seçildim. Dört yıllık bir çabanın sonrasında 2015’te bu kez ön seçim vardı; ön seçimde yüzde 87 oyla tüm zamanların Türkiye rekorunu kırarak üyelerin çok önemli bir kısmının oyunu alıp yeniden milletvekili seçildim. Bunun verdiği güçle grup başkan vekili seçildim. Dokuz yıl grup başkan vekilliği yapıp kısa bir süre -altı ay- grup başkanı oldum, sonra da genel başkan olduk. Böyle; öğrencilikteki politik sürecim beni meslekte meslek siyasetine, meslek siyasetindeki başarılı sürecim de aktif siyasete itti ve oradan buraya kadar geldik" ifadelerini kullandı.

"Ahmet Kaya'dan Yorgun Demokrat dinlediğimde kendime gelirim"

Özel, ilham aldığı kitap ve filmlere ilişkin şunları kaydetti:

"Çok ilham veren, çok etkilendiğim kitaplar oldu. Mesela okuduğum ilk ciddi politik kitap Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun Türkiye’de Üç Devir kitabı. Kendisi Birinci Mecliste zabıt kâtibi; öyle olunca ilk meclis, tutanaklar… Orada anlattığı Atatürk ve arkadaşlarının yerleştirmeye çalıştığı parlamenter sistem, demokrasi anlayışı -yani zor değil, rıza üretmek üzerinden- zihnimde çok önemli bir yerdedir. Server Tanilli’nin yine çok eski okuduğum kitaplarında Nasıl Bir Demokrasi İstiyoruz mesela demokrasiye, sandığa, halkın, milletin dediğinin olmasına meselesinde beni çok olgunlaştıran işlerden bir tanesi. Diğer taraftan Baba filmleri- mafyanın nasıl iş gördüğüne, meseleye nasıl baktığına yönelik. Orada çok temel kurallar, jargonlar var. Karşımızdaki kural tanımazların nasıl düşündüklerini, nasıl tehdit ettiklerini, nasıl zorla rıza üretmeye çalıştıklarını oradan okuyorum. Bu karşımızdaki otokratları anlamak ya da birtakım mafyatik ilişkilerin, bazı denklemlerin -karşımızdaki kötülerin birbirine en kuvvetli bağla bağlı olduğunu- görüyorsunuz; o suç ortaklığıdır."

Özel, müzik zevkinin yatılı okulda geliştiğini ifade ederek "Kendi paramla aldığım ilk kaset Ahmet Kaya’nın Yorgun Demokrat'ıdır mesela. Ondan sonra hâlâ canım sıkıldığında -şimdi tabii artık cep telefonundan, platformlardan- Yorgun Demokrat dinlediğimde kendime gelirim" dedi.

BAŞUCU KİTABIM TANIL BORA'NIN 'CERAYANLAR'I

Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye siyasetini, bugünü okumak için geçmişi bilmek önemli: Kim kimleymiş, kim kimle birleşmiş, ne olmuş, ne nereden kaybolmuş, ne nereden doğmuş… Onun için bir başucu kitabım var; o da Tanıl Bora’nın Cereyanlar'ı. Geçmişte kim nereden doğmuş, kimle birleşmiş, nerede ayrışmış, nasıl yok olmuş… İçinde böyle koca bir kitaptır Cereyanlar. Onu başucu kitabı yaparım."

"MÜTEVAZI OLAMAYACAK KADAR İYİ KİNG OYNARIM"

Bir günlüğüne siyasetten uzak kalma imkanı olsa çocukluk arkadaşlarıyla king oynamak ve doğayla baş başa vakit geçirmek istediğini belirten Özel, şunları söyledi: "Birincisi, arkadaşlarımla king oynardım. Yatılı arkadaş grubu içinde çok büyük rekabetler var. Son üç yılda iki kez şampiyon oldum. Yazları fırsat buldukça bir king turnuvası yapıyoruz. Mütevazı olamayacak kadar iyi king oynarım. En sevdiğim şey, yatılı okul arkadaşlarımla king oynamak. Geri dönebilecek olsak çocuklukta köydeki zamanlarıma gitmek isterim. Spil Dağı’nda gezmek isterim. Kardeşim Barış’la Dikili’de balık tutmak ya da öğretmenevinin bahçesinde bir şeyler oynamak isterim. Yani bir boş güne sığmayacak kadar çok özlemlerim var aslında."

"BİRİNİN BUNU YAPMASI LAZIMDI"

2023 seçimi kaybedilince büyük bir çöküş olduğunu, ancak duyguda ortaklaştığı insanlar olduğunu anlatan Özel, Birilerinin sorumluluk alıp partiyi ve ülkeyi ayağa kaldıracak bir motivasyona ihtiyacı vardı. Baktım ki bu duyguda ortaklaştığım insanlar var. En başta Ekrem Başkan… Önce 'Hadi bunu birlikte yapalım' dedik. Sonra bana genel başkan adaylığı ve genel başkanlık görevi düştü. Çünkü birinin bunu yapması lazımdı. İnsanlar büyük bir duygusal kopuş yaşıyor. Gençlerin hepsi Türkiye’yi terk etmek istiyor. Sokakta yürürken millet yerdeki gazoz kapağına tekme atıyor… Böyle olunca bir görev geldi. Şimdi artık bir seçimi kazanıp mümkün olan en kısa sürede ülkede işleri yoluna koyup, geçmiş 25 yılda yapmak isteyip yapamadıklarımı yapacağım bir emeklilik hayal ediyorum. Ama ne kadar mümkün olacak, bilemiyorum. En azından önce bir seçim kazanmamız, iktidarı almamız ve işi yoluna koymamız gerekiyor. Bekliyoruz, hasretle bekliyoruz" diye konuştu.

Özel sözlerini şöyle tamamladı:

"Pijamaları çıkarsınlar, kumandaları bıraksınlar, çağrıldıkları yere koştursunlar. Bu konuda ciddiyim. Kim neden şikayet ediyorsa bunun bir tane çözümü var: Mücadele etmek. Karşımızda devletin bütün imkanları var. Devlet deyince aklınıza ne geliyorsa, hepsi bir kişinin ve bir partinin iktidarda kalmasını sürdürmek için kullanılıyor. Bunun karşısında bizim sadece 'bir arada olmak' denen gücümüz var. Bir yere çağrıldığında 'Giden olur, ben gitmeyeyim' diyen teslim olmuş demektir. Meydanlar on binler, yüz binler, milyonlar olursa bu ülkede erken seçim de olur, herkes de kurtulur. Üzerine ne görev düşüyorsa, hiç olmazsa önümüzdeki iki yıl çağrıldığı her yere koşan, isteneni veren, denileni yapan, bir ucundan tutan ve birlikte kurtaracak bir motivasyona ihtiyaç var. Mümkünse partiye üye olmak, olunamıyorsa bile mutlaka bir işin ucundan tutmak lazım. Bunu tavsiye ediyorum. Sonra çok güzel tavsiyelerim olacak ama o güzel günlerin gelmesi için önce seçim kazanmamız lazım. Şu anda benim kendime dair de ülkeye dair de gelecek seçimleri kazanmak dışında bir motivasyonum yok. Çünkü kazanamazsak sonrası çok berbat bir durum. Ama kimse enseyi karartmasın. Geçen gün Erdoğan'a söyledim, 'Bizim adımız Tatar Ramazan biz bu oyunu bozarız' dedim. Böyle düşünen herkes bu oyunu bozmak, adalet için ve ülkenin gelecekte çok daha iyi yaşanabilir bir ülke olması için elinden geleni yapmalı."

Kaynak:Halk TV

Öne Çıkanlar