Özsoy İran'ı değerlendirdi: Garanti yoksa Kürtler İran’da ABD’nin askeri olmayacak
İran’daki Kürtler meselesine Türkiye’de mevcut süreç ruhuna uygun şekilde yaklaşılması gerektiğini söyleyen Hişyar Özsoy, “Eğer Kürtler bugün Amerika'ya yanaşıyorsa, Türkiye'nin oturup ben ne hata yaptım demeli” görüşünde.
ANKARA - Siyasi antropoloji alanında ve Ortadoğu siyasi dönüşümleri üzerinde uzman Kürt siyasetçi Hişyar Özsoy, Kürtleri bölgede akıl sahibi aktörler olarak kabul etmek gerektiğini söyleyerek, “Kürtler oturup Amerikan askerliğini yapacak noktasında değiller. Garantiler olmadan, kendi hukuklarıyla ilgili ne olacağını görmeden yani Kürt aklı dediğimiz bir şey var. İnsanlar bunu görmek istemiyor, ‘Kürtleri kullanacaklar’ diyor. Yok. Yani çıkarların örtüştüğü noktada Kürtler, rasyonel aktörler olarak orada kendi siyasi ajandalarını devam ettirecek” dedi.
Eski Diyarbakır Milletvekili ve HDP Dış ilişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özsoy, İran’a yönelik ABD ile İsrail’in saldırıları ekseninde Kürt nüfusu ve Tahran'daki değişiklik olasılığı tartışmasını Gazete Pencere’ye değerlendirdi.
Ortadoğu coğrafyasındaki Kürtleri mutlaka “rasyonel aktörler” olarak kabullenmek gerektiğini kaydeden Özsoy, Ortadoğu coğrafyasında Kürtlerin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmek zorunda kaldığını belirterek, bölgedeki “Kürtlerin dört ayrı parçada varlık mücadelesi” yürüttüğü gerçeğiyle mevcut gelişmeleri yorumlamak gerektiği düşüncesinde.
“KÜRTLER TRUMP’A GÜVENMİYOR, HAREKETE GEÇMELERİ İÇİN ARANIYORLAR AMA GEÇMEDİLER”
Suriye’de ABD’nin şimdiki Şam rejimi yanında tutum almasıyla birlikte Kürtler açısından İran’da da gelecekte benzer şekilde hayal kırıklığı ihtimalini sorduğumuz Hişyar Özsoy’a göre; Suriye’de Kürtler çıkarları doğrultusunda konjonktürel hareket etti.
ABD’nin Suriye’de IŞİD ile mücadele konusunda açıkça Türkiye’nin yardım istediğini ancak Türkiye’nin şeriat yanlısı terörist gruplara destekte bulunduğunu defalarca açıkladığını kaydeden Özsoy, ABD’nin adeta Suriye’de Kürtlerle çalışmaya mecbur kaldığı yönünde çok sayıda açıklama yaptığını ifade etti. Dolayısıyla Suriye’de konjonktürel şekilde Kürtler ile ABD arasında iş birliği durumu oluştuğunu anlatan Özsoy, Suriye örneğinden hareketle İran’daki Kürtlerle ilgili yapılan yorumlara ve açıklamalara şöyle tepki gösterdi:
“Ama Kürtlerin öyle Amerika'dan çok bir beklentisi falan filan yok. Şu an çıkarları örtüştü. Kısmen yan yana gelinmişti. Sonra Amerika çıktı, ‘Benim çıkarlarım artık Şara'yla çalışmayı gerektiriyor’ dedi. Orada o taktik durum dönüştü, farklılaştı. Şu an Kürtler de bu çerçevede yeniden pozisyonlanıyorlar.
Dolayısıyla İran'da Kürtler Amerika'ya güvenmiyor, açık söyleyeyim Trump'a güvenmiyorlar. Bakınız güvensizlik o kadar fazla ki Trump şahsi olarak Kürt liderleri arayıp ikna etmeye çalışıyor. Trump'ın ekibindeki güçlü isimleri Tom Barrack'tır, diğerleri, Dışişleri Bakanı'dır, Savunma Bakanı'dır herkes Kürtlerle diyalog kuruyor. Ancak belli ki ikna olmamış Kürtler. Trump tek tek telefonla arıyor, ‘Bir şekilde harekete geçmelisiniz’ diye. Şu ana kadar da Kürtler öyle çok harekete geçmiş değiller. Kürtler oturup Amerikan askerliğini yapacak bir noktada değiller. Garantiler olmadan, kendi hukuklarıyla ilgili ne olacağını görmeden yani Kürt aklı dediğimiz bir şey var. İnsanlar bunu görmek istemiyor, ‘Kürtleri kullanacaklar’ diyor. Yok. Suriye’deki mesele öyle değildi, ABD Kürtlere belirli bir rol vermek istedi. Kürtler de düşündüler bu kızıl kıyametin içerisinde, Kobane'deki o vahşet o saldırıları düşünürseniz Amerika'dan gelecek yardıma da ‘hayır’ demediler. Suriye’de taktik bir durum oluştu. Yani çıkarların örtüştüğü noktada Kürtler, rasyonel aktörler olarak orada kendi siyasi ajandalarını devam ettirecek. Amerika ile Kürtler arasında dönem dönem taktik ilişkiler olabilir. Tırnak içerisinde söylüyorum: Karşılıklı çıkara dayalıdır.”
“KÜRTLER’İN İRAN’DA REJİMİ SAVUNMASINI BEKLEMEK İRRASYONEL FANTASTİK DÜŞÜNCE”
Türkiye’de şu anda Kürt sorununa çözüm arayışında olduğu üzere Kürtlerin dış güçlerle değil içeride çözüm arayışı yaklaşımında olduğunu söyleyen Özsoy, İran konusunda Tahran rejimince yıllardır Kürtlerin katliama maruz kaldığı gerçeğiyle Türkiye’de yorumlar yapılması çağrısında bulundu.
Özsoy, “Suriye'de sanki halklar yan yana gelip çözebildi de ya da İran'da işte Kürtlerle, Farslar, Azeriler oturup çözebildi de ya da Irak'ta o oldu da geçmişte. Şimdi Kürtlere karşı Ortadoğu’daki gelişmelerde tutum alınıyor. İşte ‘Anti-emperyalistiz biz onun için İran'ı destekliyoruz’ deniliyor. Ya bu desteklediğiniz rejim katili bir rejim. Bu desteklenebilecek bir rejim değil ki. Şu değil, bunun karşılığı hepimiz gidelim Amerika'yı, İsrail'i destekleyelim rejime. Bunu da söylemiyoruz. Ama ortada bu iki seçenek dışında bir akıl, bir demokratik akıl, daha insani olan bir akıl, bir siyaset örgütlemek lazım. Ama savaş olduğu zaman, ama güçler birbirine girdiği zaman Kürtler, mevcut İran'daki savaşta ya da Suriye'deki savaşta daha Amerika'ya yakın durmak durumunda kaldılar. Çünkü niye kaldılar? 50 yıldır onları vinçlerde sallandıran bir tane rejime karşı saldırı yapılıyor. Kürtlerden ne bekleniyor burada? Kürtler, rejimi ellerine Humeyni'nin bayraklarını alıp İsrail'e karşı mı dursunlar ya da Amerika'ya karşı mı dursunlar? İrrasyonel, nasıl fantastik bir düşünce Neredeyse beklenen bu diyeceğim. Çok ilginç açıklamalar, tepkiler, durumlar var. Kürtler rasyonel aktörlerdir. Herkesin bunu kabul etmeli” diye konuştu.
“İRAN’DAKİ KÜRTLER İÇİN DE OTONOM BÖLGE KURULMASI ANA SÜTÜ GİBİ HELAL”
Kürt siyasetçi Hişyar Özsoy, İran’daki Kürtler açısından Şah döneminde de ciddi sıkıntılar olduğunu belirterek, Şah sonrasındaki rejim tarafından da hedef alınmalarına karşın Kürtlerin ABD ve İsrail’i İran’a davet etmesi gibi bir tablo olmadığını işaret etti.
İran’daki savaşı Kürtlerin başlatmadığı gerçeğiyle yorumlar yapılması gerektiğini kaydeden Özsoy, “Kürtler, 100 yıldır Orta Doğu'da, özellikle dört ülkede, Türkiye, Irak, Suriye ve İran'da bir varlık-yokluk mücadelesi veriyorlar, ulusal bir mücadele veriyorlar. Ortadoğu ise küresel güçlerin müdahalesiyle rejim değişiklikleri oluyor, jeopolitik kaymalar oluyor, değişik yeni güç dağılımları ortaya çıkıyor. Kürtler de rasyonel aktörler olarak haliyle kendi ajandalarını geliştirmek, hayata geçirmek için uğraşıyorlar, mücadele veriyorlar. İran içerisinde çok vahşi yöntemlerle halkı bastırmaya çalışan bir rejim var. On binlerce insanın öldürüldüğü söyleniyor ancak bilgi alınamıyor. Küresel güçlerce müdahale olunun bir alanda Kürtler ayakta kalmaya çalışıyorlar açıkçası ve mümkün olursa kendi otonom yapılarını bir şekilde oluşturmak istiyorlar. Anaların ak sütü gibi de helaldir” dedi.
“REJİM DEVRİLİRSE KÜRTLER KENDİ BÖLGELERİNİ SAVUNMA VE ORADA KENDİ KURUMLARI KURMA SİYASETİNDE”
Kürtlerden ne beklendiğini Türkiye’deki yorumlara baktığında anlamakta güçlük yaşadığını anlatan Özsoy, “Kürtler açık söyleyelim, öyle kimsenin ucuz askeri savaşçısı olmak falan niyetinde kesinlikle değiller. Tarihi de okumayı biliyorlar, siyaseti de okumayı biliyorlar. Onun için şu ana kadar da sahaya inmediler, sahaya da inmiyorlar, kendince hesapları var. Zamansız bir şekilde sahaya inip yarın büyük güçler anlaşınca bir vahşet kampanyasının hedefi olmak istemiyorlar. Rejim devrilir mi devrilmez mi tartışmaları daha ortada belli değil. Rejim devrilirse İran'da büyük bir iç savaş olabilir. İran’da değişik silahlı grupların birbirine girdiği, birbirini boğazladığı onlarca yılı belki alabilecek kanlı süreçlerden, böyle ihtimallerden bahsediyoruz. Dolayısıyla Kürtler de bütün bu dengeleri iç dış düşünüp hesaplarını, kitaplarını yapıp mümkün mertebe kendi yaşadıkları bölgeleri savunma ve orada mümkün olursa kendi kurumlarını oluşturmak gibi bir siyasetin içerisinde. Herkesin de buna saygılı olması gerektiğini ben düşünüyorum” görüşlerini aktardı.
“TÜRKİYE’DE KÜRT KARDEŞLİĞİ DEĞİL DÜŞMANLIĞI’YLA GÜNDEM OLUYOR”
İran’daki Kürtlerle ilgili açıklamalar ve yorumlarda Kürt kardeşliği değil tam tersine düşman hukuku söylemi bulunduğunu da söyleyen Özsoy, “Kürtler nerede hani itildikleri, dışına itildikleri tarihin ve siyasetin sahnesine dönmeye çalışırlarsa Türkiye'de solcusundan sağcısından milliyetçisinden muhafazakarına kadar herkesin etekleri bir noktada tutuşuyor. Eyvah Kürtler yine orada da belki bir hak sahibi olurlar diye kaygılanmaya başlıyorlar. Bunu milliyetçi cepheden yapanlar var. Bunu NATO üyesi bir ülke olan Türkiye’de bir anti-emperyalizm üzerinden yapmaya çalışanlar var. Türkiye'deki tartışmalar itibariyle, solcusundan sağcısına 30-40-50 yıldır Kürtlerin gençlerini, kızlarını, erkeklerini vinçlerden sallandırdıkları zaman bugüne kadar ne hükümet nezdinde, ne devlet nezdinde, ne siyasi partiler, ne sekülerler tarafından şu ana kadar hiçbir şey duydunuz mu? En ufak bir eleştiri duydunuz mu? Ama şu an rejime yönelik çok kanlı bir savaş var. Evet, emperyal bir savaştır. Evet, bölgesel sömürgeci bir savaştır. Bir paylaşım savaşıdır, doğrudur. Ama bu savaşı başlatan da Kürtler değildir. Kürtler de bu kızıl kıyamet içerisinde kendi kentlerini, kendi insanlarını korumak istiyorlar. Bunun için de hem askeri olarak, hem siyasi olarak, hem toplumsal olarak da örgütlenmek, bir arada durmak istiyorlar” diye konuştu.
İran’daki Kürtlerle empati kurulmadığını vurgulayan Özsoy, “Türkiye'nin medyasında, akademisinde, siyasetinde çok çirkin ithamlar var, söylemler var. Eyvah Kürtler şimdi İran'da da bir hak sahibi olurlarsa ondan sonra ne yapacağız? Dolayısıyla Türkiye'deki genel tartışma maalesef hala klasik Kürt fobisinde ısrar, klasik güvenlikçi yaklaşımlarda ısrar ediliyor” diye ekledi.
Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu