Ruşen Çakır'dan "Anahtar" açıklaması: Avukat Karakuş tepki göstermişti
Gazeteci Ruşen Çakır sosyal medyada adının karıştığı anahtar götürme olayına ilişkin açıklama yaptı
PENCERE - Silivri Cezaevi’nde ziyaret gerçekleştiren gazeteci Ruşen Çakır ve İsmail Saymaz’ın adı anahtar tartışmasına girdi.
X’te avukat olduğunu belirten Baver Karakuş arabasının anahatarını Ruşen Çakır’ın yanlışlıkla aldığını ve “Maslak’taki iş yerime gelin size vereyim” dediğini anlattı. Karakuş, “Silivri’de anahtarsız ve parasız, kartsız, montsuz kalan ben, Maslak’a gideceğim, anahtarımı kendisinden rica ederek alacağım, sonra tekrar Silivri’ye döneceğim. Arabamı alacağım. Oradan da tekrar evime gideceğim. Güler misin ağlar mısın?” ifadeleriyle yaşadığı olaya tepki gösterdi.
Ruşen Çakır ise kendi cephesinden yaşanılan olaya açıklama getirdi. Çakır anahtarı geç fark ettiğini daha sonra sorunu çözmek için uğraştığını şu sözlerle açıkladı:
"7 Ocak Çarşamba günü İsmail Saymaz ile birlikte Silivri’de tutuklu bir arkadaşımızı ziyarete gittik. İsmail X-Ray cihazına benden önce girdi fakat üzerinde cüzdan gibi birtakım eşyalar vardı, bunları cihazın üzerine bıraktı. İnfaz koruma memurları eşyaların oraya konulamayacağını söylediler. Bunun üzerine o eşyaları alıp dışarıda arabada bizi bekleyen yeğenim Bora’ya verdim.
İşimiz bitip çıktıktan sonra İsmail’i iş yerine bıraktık. Eşyalarını iade ettiğimde uzattığım anahtarın kendisinin olmadığını söyleyince neye uğradığımızı şaşırdık.
Yolda ne yapacağımızı düşünürken bir süre sonra Mustafa Balbay beni aradı ve yanlışlıkla bir araba anahtarı alıp almadığımı sordu. Bir kadın avukatınmış. Ben de Mustafa’ya anahtarı sahibine iade etmem için yardımcı olmasını rica ettim. Bir süre sonra kendisini geri aradığımda avukatın çok kızgın olduğunu belirtti ve kendisinin maalesef bir şey yapamayacağını söyledi.
Bu olaydan 5-6 dakika sonra, saat 18:00 gibi, İsmail Saymaz beni aradı. Balbay’ın aramasından sonra kendisini arayıp anahtarın bir avukat kadına ait olduğunu söylemiştim. Sonradan adının Baver Karakuş olduğunu öğrendiğim avukat, İsmail’i aramış ve anahtarı geri alabilmek için yardımını istemiş.
Bu arada ben iş yerini arayıp bir motor kurye bulmalarını istemiştim. Bunun için bir telefon numarası gerekiyormuş. İsmail’e bunu söyledim. O da bana Sayın Karakuş’un bana sabit bir numara veremeyeceğini, benim vermemin gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Bora’nın numarasını İsmail üzerinden Sayın Karakuş‘a ilettik.
Nitekim Bora, yolda kendisini birkaç kez arayan Sayın Karakuş‘a anahtarını akşam 20:00’den biraz önce teslim etti. Sayın Karakuş kendisine anahtarı veren Bora’ya bağırmış ve beni sosyal medyada teşhir edeceğini söylemiş.
Nitekim öyle oldu. Onun olaydan birkaç gün sonra yaptığı sosyal medya paylaşımı hızla yayıldı ve ben anahtar, hatta araba hırsızı olarak lanse edildim.
Olay sosyal medyada yaşanır yaşanmaz cevap vermememi ikrar olarak görenler oldu. Değil. Herkesin eteğindeki taşları dökmesini bekledim diyebilirim. Nitekim şu ya da bu nedenle benden hazzetmeyen kişiler, Sayın Karakuş’un söylediklerinden hareketle bana saldırdılar.
Sayın Karakuş‘un benim bir dalgınlığım yüzünden yaşamış olduğu mağduriyetten dolayı son derece üzgünüm, kendisinden özür diliyorum. Onun öfkesini anlayışla karşılıyorum.
Ama bu olaydan hareketle beni yıldırmak isteyen fırsatçılara, kendilerine boyun eğmeyeceğimi bir kere daha hatırlatmak isterim."
Kaynak:Haber Merkezi