Savaşların yeni hedefi altyapılar: Elektrik ve su sistemleri risk altında
Uzmanlara göre savaşlar artık yalnızca sahada değil, dijital sistemler üzerinden de yürütülüyor. Elektrik şebekeleri, su dağıtım sistemleri ve enerji tesisleri siber saldırıların en kritik hedefleri arasında yer alıyor.
GAZETE PENCERE - Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, ülkelerin kritik altyapılarını da daha kırılgan hale getiriyor. Uzmanlara göre modern savaşlar artık yalnızca askeri cephede değil, dijital sistemler üzerinden de yürütülüyor. Bu nedenle elektrik şebekeleri, su dağıtım sistemleri, enerji santralleri, ulaşım ağları ve telekomünikasyon altyapıları siber saldırıların öncelikli hedefleri arasında yer alıyor.
Kritik altyapı güvenliği alanında çalışan uzmanlar, bu sistemlerin büyük bölümünün endüstriyel kontrol sistemleri ve operasyonel teknoloji ağları üzerinden yönetildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle gerçekleştirilecek bir siber saldırının yalnızca veri kaybına değil, doğrudan fiziksel süreçlerin durmasına da yol açabileceği belirtiliyor.
CBERNET Genel Müdürü Gökay Türksönmez, bu riskin giderek büyüdüğünü belirterek “Bu sistemler operasyonel süreçleri doğrudan kontrol ettiği için gerçekleştirilecek bir siber saldırı yalnızca veri kaybına değil, fiziksel süreçlerin kesintiye uğramasına da yol açabiliyor” diyor.

ENERJİ VE ÜRETİM SİSTEMLERİ HEDEFTE
Uzmanlara göre enerji santralleri, su arıtma tesisleri ve enerji iletim altyapıları siber saldırılar açısından en kritik alanların başında geliyor. Bu tür sistemler genellikle uzun yıllar kesintisiz çalışacak şekilde tasarlandığı için klasik bilgi teknolojisi güvenliği yöntemleri çoğu zaman yeterli olmayabiliyor.
Türksönmez, bu tür saldırıların etkisinin yalnızca dijital alanla sınırlı kalmadığını vurgulayarak “Bir elektrik santraline, su arıtma tesisine veya enerji iletim altyapısına yönelik siber saldırı yalnızca veri ihlali anlamına gelmez. Bu tür saldırılar operasyonların durmasına, üretimin kesilmesine ve hatta fiziksel hasara yol açabilir. Bu nedenle kritik altyapı güvenliği artık ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.” ifadelerini kullanıyor.
Uzmanlara göre artan tehdit ortamı, kurumların yalnızca saldırıları engellemeye değil, saldırı sonrası hızlı toparlanmayı da içeren “siber dayanıklılık” yaklaşımına yönelmesini zorunlu hale getiriyor. Bu yaklaşım; saldırıları önleme, erken tespit etme, operasyonların kesintiye uğramasını engelleme ve saldırı sonrası hızlı toparlanma gibi süreçleri birlikte ele alıyor.
Kaynak:Haber Merkezi