Sendikalardan TÜİK önünde protesto: 2027 için belirlenen zamlar şimdiden yetersiz hale geldi
Enflasyon rakamlarının açıklaması sonrasında TÜİK önünde açıklama yapan ÜNİPERSEN ve KASK, "Kamu çalışanı enflasyona değil, refaha ortak olmalıdır. Kamu çalışanı borçla değil, emeğinin alın terinin karşılığıyla yaşayabilmelidir" dedi.
GAZETE PENCERE - Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK), Haziran ayı enflasyon verilerine göre, yılın ikinci yarısında SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 17,76, memur ve emeklileri için yüzde 13,52 oranında zam yapılacak.
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) ile Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu'nun (KASK), rakamların gerçeği yansıtmadığını belirterek, TÜİK Küçükçekmece Şubesi önünde protesto düzenledi.
Açıklamada, "Enflasyon farkı bir zam değildir. Enflasyon farkı, yalnızca geçmiş altı ayda cebimizden alınanın gecikmeli olarak geri verilmesidir. Bugün Türkiye'de 3.5 milyon devlet memuru, 446 bin sözleşmeli personel ve 17 milyon emekli, dul ve yetimin maaşı açıklanan enflasyon oranlarına göre belirlenmektedir. Yani bugün açıklanan her rakam; milyonlarca hanenin mutfağını, çocuklarının eğitimini ve geleceğini doğrudan etkilemektedir" denildi.
Milyonlarca kişinin yoksulluk sınırının altında yaşadığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"BU TABLO AYNI ZAMANDA GELİR DAĞILIMI VE SOSYAL ADALET SORUNUDUR"
"Bugün yoksulluk sınırı 116 bin liraya ulaşmıştır. Buna karşılık milyonlarca kamu çalışanı ay sonunu getirme mücadelesi vermektedir. Vatandaşın; 3 trilyon 319 milyar lira tüketici kredisi borcu, 3 trilyon 163 milyar lira kredi kartı borcu bulunmaktadır. 27 milyon vatandaşımız ise sosyal yardımlarla yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır.
Bu tablo yalnızca ekonomik bir sorun değildir; aynı zamanda gelir dağılımı ve sosyal adalet sorunudur. Sadece Mayıs ayında 129 milyar lira faiz ödemesi yapılırken, kamu personeline 408 milyar lira ödeme yapılmıştır. Faiz giderlerinin bu kadar yüksek olmadığı bir bütçe yapısında, kamu çalışanlarının ücretlerine çok daha güçlü artışlar yapılabilirdi."
"BELİRLENEN ZAMLAR DAHA UYGULANMADAN YETERSİZ HALE GELDİ"
"Kamu maliyesinin öncelikleri belirlenirken, ülkesine gece gündüz hizmet eden kamu çalışanlarının emeği mutlaka korunmalıdır. Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde yıllık enflasyon yüzde 1 ile yüzde 4 arasında seyrederken, ülkemizde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 26 seviyesindedir. Yani gelişmiş ülkeler fiyat istikrarını konuşurken, biz hâlâ yüksek enflasyonun oluşturduğu geçim krizini konuşuyoruz.
Böyle bir ekonomik tabloda kamu çalışanlarına yapılan yaklaşık yüzde 14'lük maaş artışının yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Üstelik 2027 yılı için toplu sözleşmeyle şimdiden belirlenen yüzde 5 ve yüzde 4 zam oranları, daha uygulanmadan yetersiz hale gelmiştir."
"BİZLER DEVLETİN YÜKÜ DEĞİL GÜCÜYÜZ"
"Kamu çalışanı enflasyona değil, refaha ortak olmalıdır. Kamu çalışanı geçim derdiyle değil, çocuklarının geleceğiyle ilgilenmelidir. Kamu çalışanı borçla değil, emeğinin alın terinin karşılığıyla yaşayabilmelidir. Bizler bu ülkenin memuruyuz. Bizler bu devletin yükü değil, gücüyüz. Devlet, kendi gücünü yoksullaştırarak büyüyemez.
Buradan çağrımız nettir. Temmuz ayında kamu çalışanlarına ilave maaş artışı yapılmalıdır. 2027 yılı için belirlenen yüzde 5 ve yüzde 4 toplu sözleşme zam oranları yeniden değerlendirilmelidir. Kamu çalışanı enflasyonu değil, refahı hak etmektedir."
Kaynak:ANKA