Soner Yalçın’ın yurt dışı çıkış yasağı kaldırıldı: Diğer gazeteciler hakkında değerlendirme yapılmadı!
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturma kapsamında ifadeleri alınan gazeteciler arasında sadece Soner Yalçın için adli kontrol kararı kaldırıldı. Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Batuhan Çolak hakkında tedbir kararları devam ediyor.
GAZETE PENCERE - Gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Soner Yalçın ve Batuhan Çolak, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik soruşturma kapsamında 6 Kasım 2025'te verdikleri ifadelerin ardından serbest bırakılmışlardı.
Avukat Hüseyin Ersöz, gazetecilerden sadece Soner Yalçın hakkındaki adli kontrol tedbirinin resen kaldırıldığını duyurdu.
Mahkeme, aynı davada adı geçen diğer gazeteciler Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş, Ruşen Çakır, Batuhan Çolak ve Yavuz Oğhan hakkında ise değerlendirme yapmadı.
"ADİL YARGILANMA HAKKI'NA DA AYKIRI BİR TUTUMDUR"
Hüseyin Ersöz sosyal medya hesabından konuya ilişkin şu paylaşımı yaptı:
"Kamuoyunda "İBB Davası" olarak bilinen yargılama sürecinde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, soruşturma aşamasında haklarında adli kontrol kararları verilen sanıklar hakkındaki bu tedbirlerin devamına karar vermişti. Bu kişiler arasında Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Batuhan Çolak ve Soner Yalçın gibi gazeteciler de vardı. 12 Aralık 2025 tarihli bu karara yapılan itirazlar da İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmişti.
Bugün dava dosyasını incelediğimizde ise adı geçen gazetecilerden sadece Soner Yalçın hakkındaki adli kontrol tedbirinin resen yani bir talep olmaksızın kaldırıldığını gördük. CMK'nın 110/4. Maddesi adli kontrol tedbirlerinin en geç 4 ay aralıklarla gözden geçirileceğini düzenlemektedir. Mahkemenin resen yaptığı inceleme 12 Aralık 2025 tarihinde gerçekleşmişti. Yani 4 aylık sürenin dolmasına oldukça uzun bir zaman var. Mahkeme Kararına baktığımızda, bir talep üzerine karar verilmediği, Mahkemenin kendiliğinden bir inceleme yaptığı, tek bir kişi yönünden dosyanın ele alındığı ve Savcılık Mütalasının dahi bulunmadığı anlaşılıyor.
Bir yargılama sürecinde tüm sanıklar eşit haklara sahiptir. Aynı mesleği icra eden, aynı suç isnatları yöneltilen gazeteci sanıklar arasında yapılan ayrım, Mahkemenin tarafsızlığına gölge düşürmesi yanında, "objektif bir kriter olmaksızın" sanıklar arasında ayrıma gidildiği izlenimi de yaratır. Tabii ki, bir gazeteci hakkındaki adli kontrol şartının kaldırılması olumlu bir durumdur. Ancak bu gazeteciyi diğerlerinden ayıran hususun ne olduğunun belirtilmesi şarttır. Bu yaklaşım Adil Yargılanma Hakkı'na da aykırı bir tutumdur.
Mahkemenin daha önce de Savcılığın mütalaası doğrultusunda bir sanığın dosyasını tefrik ettiğine (ayırdığına) şahit olmuştuk. O kişi hakkındaki dosya, kamuoyu dikkatinden uzak şekilde tek başına yürütülecek. Henüz daha yargılama başlamadan tesis edilen bu ve benzeri işlemleri Adil Yargılanma Hakkı çerçevesinde açıklayabilmenin mümkün olmadığını söylemekle yetinelim."

Kaynak:Haber Merkezi