Süleyman Soylu'ya "kalp işareti" yapan genci darp eden polise 150 gün adli para cezası

2023 Cumhurbaşkanlığı seçim döneminin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun içinde bulunduğu otobüse eliyle "kalp işareti" yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınan İsmail İshak Arslan'ı darp eden polis S.S. hakkında 150 gün adli para cezası verildi.

Süleyman Soylu'ya "kalp işareti" yapan genci darp eden polise 150 gün adli para cezası

GAZETE PENCERE - Olay, 26 Mayıs 2023'te Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Üsküdar'da yaşandı. Seçim çalışmalarına katılan dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun bulunduğu otobüse karşı "kalp işareti" yapan İsmail İshak Arslan gözaltına alındı. Ardından Arslan, kendisini gözaltına alan ve darp eden polisler hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, polis S.S.'nin "sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kasten yaralama" suçundan cezalandırılması talep edildi.

"POLİS MEMURU SANIK, YÜZÜNE YUMRUK ATMAK SURETİYLE KATILANI YARALDI"

Polis memuru S.S. hakkında İstanbul Anadolu 72. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın bugünkü duruşmasında karar açıklandı.

ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, iddia makamı esas hakkındaki görüşünde şu ifadelere yer verdi:

"Katılanın olay tarihinde düzenlenen mitingde yapılan konuşmayı dinlediği esnada ellerini birleştirerek 'kalp işareti' yapması üzerine kolluk görevlilerince katılana müdahale edildiği, katılanın ekip aracına binmemek için direndiği, akabinde özel harekât şube müdürlüğünde görev yapan polis memuru sanığın, yüzüne yumruk atmak suretiyle katılanı dosya kapsamında alınan adli kati rapora göre BTM ile giderilebilir şekilde yaraladığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan TCK 86/2-1. cümle, 86/3-d, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur."

MÜŞTEKİ AVUKATI: TAHKİKAT GENİŞLETİLMELİ

Arslan'ın avukatı Onur Cingil, "başkaca suçların ve sanıkların olduğundan bahisle dosyanın derinleştirilmesi, tahkikatın genişletilmesi taleplerini" yinelerken, sanık yönünden mütalaaya katıldıklarını ve sanığın cezalandırılmasını istediklerini belirtti.

POLİS MEMURUNA 150 GÜN ADLİ PARA CEZASI

Mahkeme, sanık polis S.S.'nin katılana yönelik "kasten yaralama" suçunu işlediğini sabit bularak, önce 120 gün adli para cezasıyla, ardından "kasten yaralama suçunu kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle işlediği" sabit görülmekle yarı oranda artırarak 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, akabinde sanığın sabıkasız geçmişi nedeniyle indirim yapılarak 150 gün adli para cezasıyla ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

"O SEÇİM DÖNEMİNİN EN ÖNEMLİ SİMGELERİNDEN BİRİYDİ BU HAREKET"

Katılan avukatı Onur Cingil, süreci ANKA Haber Ajansı'na şöyle değerlendirdi:

"İsmail, benim de ikamet ettiğim Üsküdar'da böyle bir olay yaşıyor. O anlarda alındığı yerden biri bana ulaştı. Ben de Üsküdar'da emniyet yetkilileri üzerinden İsmail'in izini sürdüm. Birkaç saat kendisinden haber alınamadı. En sonunda bana ulaşabilir mi diye sosyal medyadan yaptığım çağrıya, direkt mesaj atarak bana dönmüştü.

Sonra İsmail ile buluştuk. İnanılmaz korkmuş bir haldeydi. O zaman üniversite öğrencisiydi tabii. Kız arkadaşıyla buluşmaya gelmiş, aslında olay yerinden transit geçiyor. Metrodan çıkıyor, otobüse binip Kuzguncuk'a gidecek. Soylu o anda muhalefetin adayına oy verenlerin terörist olduğunu söyleyince o da, sadece otobüse doğru - kendisine de değil - kalp işareti yapıyor. O seçim döneminin en önemli simgelerinden biriydi bu hareket.

"BUGÜN BİR POLİSİN YAPTIĞI EYLEM SEBEBİYLE CEZA ALMASINDAN MUTLUYUZ"

Sonra işte o kara görüntüler ortaya çıkıyor. Otobüsten inen Cumhurbaşkanlığı Karşı Atak Timi, Polis Özel Harekât ve korumalar; videoya da yansıyan siyah bir minibüse, döve döve, gündüz gözü zorla bindirip bir bilinmezliğe götürdükleri o görüntüler ortaya çıkıyor. Üsküdar Meydanı'ndan köprüye kadar arabada polislerce dövülüyor. Sonra da kapıyı açıp bir kenarda indiriyorlar.

Biz de tabii görüntüler eşliğinde polislerin bulunması için hemen ertesi gün suç duyurusunda bulunduk. İşte yaklaşık üç yıldır da hukuk mücadelemiz devam etmekteydi. Bugün bir polisin yaptığı eylem sebebiyle ceza almasından mutluyuz. Cezasız kalmadı. Şimdi tazminat davası da açacağız, sonuna kadar gideceğiz.

"C.A.T. VE PÖH POLİSLERİ KORUNDU"

Fakat bizi üzen, C.A.T. ve PÖH polislerinin korunması, onların yargılanmaması ve onlarla ilgili dosyanın faili meçhule ayrılması. Yani korundular, dosyaları sümen altı yapıldı. Bu kişiler faili meçhul değil. Soylu ile her yerde görünen, binlerce video ve fotoğrafları bulunan faili 'meşhur' kişiler bunlar.

Ayrıca burada sadece yaralama suçu söz konusu edildi. Mahkeme emniyete sordu: Müvekkil hakkında bir ifade işlemi yapıldı mı, bir suçlama var mı? Hiçbir şey olmadığı ortaya çıktı. Buradan da hareketle denilebilir ki müvekkile gözaltında değilken, yani 'kişi hürriyetinden yoksun kılma' suçu da işlenmiş. Yani gündüz gözü resmen kaçırılıyor. 90'lı yılların faili meçhulleri gibi. O zaman beyaz Toroslar vardı, şimdi siyah Vito'lar var.

"SALDIRGANLARIN PEŞİNDEYİZ"

Bir diğer konu ise şu: Burada arabaya zorla alınıp içeride birden fazla polis tarafından dövülüyor; dakikalarca, kilometrelerce. Bu kişiler memur ve bu da aslında bir 'işkence' suçu işlendiğini gösteriyor. Basınla da fotoğraflarını paylaştığımız saldırganların peşindeyiz. Onlar da ceza alana kadar devam edeceğiz. Türkiye'de sokakta yürüyen ya da eyleme giden, ne olursa olsun hiçbir genç hukuksuzlukla karşılaşmayacak. Bu hususta İsmail'lerin her zaman yanındayız."

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar