Süleymancıların eski lideri hakkında karar verildi
10 yıl önce hayatını kaybeden Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yakınlarının suç duyurusuna ilişkin karar verildi.
HABER MERKEZİ - Süleymancılar cemaatinin 10 yıl önce hayatını kaybeden eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümündeki şüpheyi gizlemek için "sahte otopsi raporu" düzenlendiği iddiasıyla, Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında yürütülen soruşturmaya geçen eylül ayında takipsizlik kararı verildiği ortaya çıktı.
"CİNAYET" İDDİASI...
Süleymancılar cemaatinin kurucu lideri Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu olan ve cemaatin eski lideri olan Arif Ahmet Denizolgun, 2016 yılının Eylül ayında hayatını kaybetti. Denizolgun'un kardeşi eski İstanbul milletvekili Mehmet Beyazıt Denizolgun ve kendisi gibi milletvekilliği yapmış olan oğlu Fatih Süleyman Denizolgun, bu ölümün doğal ölüm değil cinayet olduğunu ileri sürdü.
Arif Ahmet Denizolgun’un yakınları suç duyurusu dilekçesinde, Denizolgun’un planlı bir cinayete kurban gittiğini ileri sürdü. Buna bağlı olarak dilekçede, Adli Tıp Kurumu’ndan verilen otopsi raporunun da bir şekilde ortadan kaldırıldığı iddia edildi. Dilekçede, savcılığa başka bir rapor sunulduğu ve bunun sonucunda cinayetin perdelendiği anlatıldı.
Habertürk’ten Ceylan Sever’in haberine göre, bu şikâyet üzerine daha önce söz konusu ölüme takipsizlik kararı veren Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı, şikâyet üzerine yeniden soruşturma başlattı. Cinayet soruşturması sürerken, Adli Tıp Kurumu yetkililerinin görevini kötüye kullandığı iddiası nedeniyle yürütülen soruşturma dosyası Temmuz 2025'te yetkisizlik kararıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
TAKİPSİZLİK KARARI
Savcılık, Adli Tıp Kurumu’ndan otopsiye dair kamera görüntüleri ve evrakları istedi. Gelen evraklar önceki dosyada var olanlarla aynıydı. Bunun üzerine ortada iddia edildiği gibi bir otopsi raporu bulunamadığı gerekçesiyle soruşturmaya Eylül 2025 tarihinde takipsizlik verilerek kapandı.
Savcılık takipsizlik kararında ihbarın soyut ve genel nitelikte olduğunu belirtti. İhbara ilişkin ilk otopsi raporunun şikâyetçilerce nereden ve nasıl öğrenildiği belirtilmedi. Ayrıca kim veya kimler tarafından düzenlendiği de izah edilmedi. İhbara ilişkin rapora ait herhangi bir somut veri, görüntü, evrak sureti sunulamadı. Dolayısıyla iddialara konu eylemin fiil ve fail bazında somutlaştırılamadığı vurgulandı.
Kaynak:Haber Merkezi