Süreç yasası tartışmalarında neler oluyor: Selvi'nin kaynağını bilmiyoruz ama bizim silah bırakma teyidimiz yok

CHP yönetimi, Meclis’te süreçle ilgili atılacak yasal adım konusunda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve AK Parti’nin sorumluluktan kaçtığı görüşünü paylaşıyor.

Süreç yasası tartışmalarında neler oluyor: Selvi'nin kaynağını bilmiyoruz ama bizim silah bırakma teyidimiz yok

ANKARA - Ankara kulislerinde; TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu yani kamuoyundaki adıyla Süreç Komisyonu aşaması sonrasında “Süreç Yasası” veya “Kod Kanun” olarak adlandırılan PKK’nın silah bırakmasına ilişkin “geçici ve müstakil yasa” tartışması sürüyor.

Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi’nin Mayıs ayında TBMM gündemine PKK’yla ilgili yasal düzenleme sunulacağı iddiasına karşılık AK Parti üst düzey yöneticisi “Abdülkadir beyin haber kaynağını bilmiyoruz. Ancak bizim sahada silah bırakma teyidimiz yok iken, silahlı örgüt varlığı devam ettikçe mevcut etkin pişmanlık hükümlerimiz var” tepkisini gösterdi.

AK Parti yönetimi, DEM Parti’ye nasıl bir yasal düzenleme beklentisi varsa bununla ilgili kendi teklif metnini TBMM’ye sunma çağrısını yineledi. “Süreçte riski MHP ve AK Parti, Cumhur İttifakımız aldı. Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Cumhurbaşkanımız aldı. Şimdi AK Parti ayak sürüyor diye biz suçlanıyoruz” diyen yönetici, “Terörsüz Türkiye” hedefine CHP’nin herhangi bir katkı sağlamadığını iddia etti. Mesela süreçte “umut hakkı” kavramını yine Cumhur İttifakı’nın ifade ettiğini ancak CHP’nin ise sessiz kaldığını söyleyen yönetici, “Bizim nasıl bir metin hazırlığı yaptığımızı biz anlatıyoruz. Bu yasal düzenleme için sahada silahlı örgüt varlığı sona erdiğinde yani hukuken somut maddi gerçeklik ortaya çıktığında teklifimizi getireceğimizi söylüyoruz” ifadesini kullandı. Yasa hazırlığında herhangi bir sıkıntı olmadığını zaten bunun yapıldığını vurgulayan yönetici, Abdülkadir Selvi’nin Mayıs ayında Meclis’e sunulmasıyla ilgili ise PKK’nın silahlı varlığıyla ilgili “sembolik adımlar dışında hukuki belirlilik sağlayacak somut bilgi bizde yok” yorumunu yaptı. Yönetici, “Şimdi PKK dediğimiz terör örgütü silahlı varlığıyla kendisini fesih kararı alması, silahlı olmaması ve tüm bileşenleriyle beraber ortadan kalkması aşamasına gelmişiz. Raporumuzda da açıkça yazmışız; silah bırakma izlenecek tespit ve teyidiyle de bunu güçlendirecek yasal mevzuat yapılacak. Hukuki maddi gerçeklik tanımı olacak. Amaç, terör örgütü kendini fesih ve kararıyla birlikte, dağılma kararıyla birlikte, tüm birleşenleriyle beraber örgüt mensupları silah bıraktığı için örgüt mensuplarıyla ilgili hukuki durumu belirlemek. Bakınız ‘silah bırakan’ diyoruz, ‘bırakacak’ değil. Bakınız, hukuk tarifi çok açık Hukuki belirlilik, açıklık olmazsa Anayasa Mahkemesi’ne gittiğinde iptal edilir. Amacım belli. Kapsam, içerisinde Türk Ceza Kanunu (TCK), Terörle Mücadele Kanunu (TMK), infaz sistemi istisnaları olacak. Neden istisna? Çünkü terörle mücadelemiz devam ediyor” diye konuştu.

“Biz şimdi bir şey getirmeyeceğiz, hukuki maddi gerçeklik bekliyoruz” diyen yönetici, Mayıs ayında sunulması ihtimaliyle ilgili ise bunun çok düşük ihtimal olduğunu belirterek, yeniden sahada PKK’nın adım atmasını beklediklerini yineledi.

CHP: DEMOKRATİK ADIMLARI BEKLİYORUZ

CHP yönetimi ise, AK Parti tarafınca iktidar sorumluluğuyla hareket edilmediği görüşünde.

Adalet Bakanlığı’nın mevcut terör örgütü üyeliği gibi suçlardan hükümlü veya haklarında yakalama kararları olan PKK mensuplarıyla ilgili etki analizi sahibi olması gerektiğini işaret CHP üst düzey yöneticisi, yine Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) başta olmak üzere İçişleri Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı’nın çalışmalarıyla sahadaki durum yanı sıra Türkiye’ye dönüşler gibi talepler, suça karışanlar ve suça karışmayanlar ayrımını AK Parti’nin Hükümet olarak yapması gerektiğini vurguladı.

CHP yönetimi, AK Parti’nin yasal düzenleme konusunda son dönemde muhalefet cephesini adres göstermesine ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un da siyasi parti gruplarınca çalışma yapılacağını söylemesine dikkat çekti.

“Biz komisyon çalışmasına ve komisyon raporuna bağlıyız. Bu konuda hazırlıklarımızı yapıyoruz” diyen CHP yöneticisi, rapordaki sadece süreç yasası bölümü değil demokratikleşme bölümünü unutmama çağrısı yaptı.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararlarına uyum gösterilmediğini vurgulayan CHP yönetici, en basit hukuki kurallara, ilkelere ve hatta CMK’ya dahi uyulmadığını belirterek, “Komisyon’un kurulduğu geçtiğimiz yıl Ağustos ayına kıyasla ülkede demokratik ortamda çok daha geriye gitmiş olduğumuzu görmeliyiz. Bu manzara bizim açımızdan çok umut kırıcı. Biz buna rağmen Komisyon’da cesaretli pozisyonumuzu koruduk, süreçle ilgili halen de koruyoruz. Demokratikleşme, hukuk devleti ve toplumsal barış talep ediyoruz. Ama bunları hep birlikte talep ediyoruz. Meclis’te atılacak yasal süreç adımıyla birlikte demokratikleşme adımları eş zamanlı atılmalı. Demokratikleşme için yasal düzenlemede olarak mevcut Anayasa’ya uyulmasıyla işe başlanmasını bekliyoruz. Eş zamanlı olarak harekete geçilmeli. Bütün bunları sorumluluk makamında oturanlar yapmalı, Hükümet iktidar olma sorumluluğu almalı. Meclis Başkanı da sorumluluk makamı gereğini Anayasa’yı uygulayarak yerine getirebilir mesela. İktidar sorumluluğunu yerine getirmeyenlerce şimdi son günlerde sorumluluğu muhalefete atmaya çalıştığını görüyoruz. Biz eş zamanlı adımlar atıldığında CHP olarak üzerimize düşeni yapacağız, öncesinde değil” diye konuştu.

Mesela kayyum uygulamasını işaret eden yönetici, “Sadece Ahmet’ler değil, Zeydan Karalar Adana’da görevine iade edilmedi. Bursa’da yapılan hukuksuzluk ise tamamıyle ortada. Gazeteciler İsmail Arı, Ali Can Uludağ başta olmak üzere sudan bahanelerle gazeteciler cezaevinde tutuluyorlar. Dezenformasyon yasası ifade ve basın özgürlüğü aleyhine kullanılıyor, gazetecilere ceza everiliyor. AİHM’in Can Kavala, Selahattin Demirtaş kararlarıyla AYM’nin Can Atalay, Tayfun Kahraman kararları uygulanmıyor. Bunun gibi pek çok örnek var. Burada sorumluluk alınmalı, Komisyon raporundaki uzlaşmaya sahip çıkılmalı, gereği yapılmalı” diye ekledi.

DEM PARTİ PKK YÖNETİCİ KADROSU İÇİN "KOLOMBİYA'DAKİ FARC MODELİ" ANIMSATMASI YAPTI

AK Parti yönetimince DEM Parti'ye yönelik “yasa teklifinizi hazırlayınız” çıkışı ise DEM Parti kulislerinde “Abdullah Öcalan’a Başmüzakereci statüsü”, “PKK yönetici kadrosunu kapsayacak düzenleme” boyutlarıyla gündemde. Ancak DEM Parti tarafı da öncelikle AK Parti iktidarınca yasal düzenleme önerisiyle Meclis’e gelinmesi ve siyasi partilerle ortaklaşa çalışma yapılması görüşünde. DEM Parti’ye göre; Komisyon raporunda olduğu üzere iktidar ve muhalefet partileri uzlaşmasıyla olabilecek en fazla “kabul” oyu ile TBMM’de süreci yasalaştırmak önemli.

Kürt sorununu çözme iddiasındaki süreçte ilerleme için nasıl bir yasal düzenleme yapılabileceğini DEM Partili bir milletvekili ise, hukuki zemin açısından DEM Parti'nin hali hazırda uluslararası örnekleri incelediğini kaydetti.

En yakın dönemde devlet ile örgüt arasında anlaşma sağlanması örneğini Kolombiya'da gördüklerini anlatan kaynak, şimdiki adıyla ülke siyasetinde Comunes Partisi olarak faaliyetteki FARC'ın (Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri) 2016'daki barış anlaşması sonrasında siyasi alana katılımı örneğini Türkiye'de uygulayabilecek bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu söyledi. FARC’ın 1964 yılından beri yürüttüğü silahlı mücadeleyi sonlandırması üzerine yönetici kadrosunu kapsayan düzenleme yapıldığını vurgulayan kaynak, anlaşmayla Kolombiya Kongresi'nde oy oranına bakılmaksızın 10 garanti parlamento sandalyesi (5 Senato ve 5 Temsilciler Meclisi) sağlandığını ve böylece örgütün silahlı değil siyasi alanda kaldığını aktardı. Oysa AK Parti iktidarınca PKK yönetici kadrosunu çözüm yasası dışında bırakma gibi görüşler ifade edildiğini anımsatan kaynak, bunun süreçteki hukuki belirsizliği arttırırken PKK'daki Türkiye'ye dönüşte siyasete katılma beklentisiyle örtüşmediğini dile getirdi.

Bu arada FARC için Kolombiya'da 2018 - 2026 dönemi için kongrede sabit kontenjan öngörüldü ve bu yıldan sonra Communes Partisi diğer partiler gibi seçim yarışında olacak.

Kaynak:Yıldız Yazıcıoğlu

Öne Çıkanlar