Türkiye yeni büyük hesaplaşmanın merkezine mi oturacak?
Emekli Amiral Cem Gürdeniz, ABD ile İran’ın anlaşmayı kabul etmesinden sonra dikkat çeken uyarılar yaptı. Gürdeniz “Türkiye'nin yeni büyük hesaplaşmanın merkezine oturmayacağını kimse garanti edemez” dedi.
GAZETE PENCERE - ABD Başkanı Donald Trump, 15 Haziran'da İran ile savaşı bitirmesi beklenen anlaşmanın halihazırda imzalandığını ve detaylarının "çok yakında" kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Ardından Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump'ın ön anlaşmayı Cuma gününden önce açıklamaya karar verebileceğini söyledi.
Vance, ABD ve İran arasındaki mutabakat zaptını (MOU) "yaklaşık bir buçuk sayfa" ve "çok genel" bir belge olarak tanımladı.
Dünya bu anlaşmayı konuşurken Emekli Amiral Cem Gürdeniz’den dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
Emekli Amiral Cem Gürdeniz, ABD ile İran’ın anlaşmayı kabul etmesinden sonra dikkat çeken uyarılar yaptı. Gürdeniz “Türkiye'nin yeni büyük hesaplaşmanın merkezine oturmayacağını kimse garanti edemez” dedi.
Emekli Amiral Cem Gürdeniz’in değerlendirmesi şöyle:
“Haftanın en önemli gelişmesi İran-ABD-İsrail dosyasında ortaya çıkan 60 günlük ateşkes ve müzakere sürecidir. Ancak bu sürecin önündeki en büyük engelin İran değil İsrail olacağını değerlendiriyorum.
İsrail yönetimi Lübnan'daki askeri faaliyetlerini sürdürmekte kararlı görünürken, Washington'un baskılarına direnen güçlü siyasi ve mali çevreler de mevcuttur. Bu nedenle önümüzdeki günlerde gerek Lübnan'da gerek ABD iç siyasetinde ateşkesi sabote edecek kışkırtmalar görmek şaşırtıcı olmayacaktır.
Özellikle Lübnan'da yaşanabilecek büyük bir saldırı ateşkesi rayından çıkarabilir ve bölgeyi yeniden savaş sarmalına sürükleyebilir.
Diğer tarafta Ukrayna ve Moldova'nın Avrupa Birliği üyelik müzakereleri başladı. Bugün Moskova bunu NATO üyeliği kadar büyük bir tehdit olarak görmeyebilir. Ancak ABD'nin Avrupa güvenliğindeki yükünü azaltmasıyla birlikte Almanya ve Fransa öncülüğünde hızla silahlanan ve kendi savunma kimliğini oluşturan bir Avrupa Birliği'nin gelecekte Rusya tarafından ciddi bir tehdit olarak algılanması kaçınılmazdır.
BUGÜN ATILAN ADIMLAR YARININ YENİ JEOPOLİTİK FAY HATLARI
Bugün atılan adımlar yarının yeni jeopolitik fay hatlarını oluşturuyor.
NATO Zirvesi'ne kadar Ukrayna cephesinde durulma değil tırmanma beklemek daha gerçekçidir. Rusya'yı doğrudan NATO ile karşı karşıya getirecek sahte bayrak operasyonları ve yeni kışkırtmalar ihtimal dışı değildir. Putin'in bugüne kadar gösterdiği temkinli yaklaşım da bu tuzakların farkında olduğunu göstermektedir.
Türkiye ise son derece hassas bir döneme giriyor. Yaklaşan NATO Zirvesi Karadeniz'de Rusya ile, Güney Kafkasya'da ise İran ile karşı karşıya getirebilecek yeni dayatmaların zemini olabilir.
BAĞIMSIZ DIŞ POLİTİKA ÇİZGİSİNDEN AYRILMAMALI
ABD ve Avrupa'nın amacı yalnızca Ukrayna veya İran değildir. Asıl hedef, çok kutuplu dünya düzenine geçiş sürecinde Türkiye gibi jeopolitik ağırlığı yüksek ülkeleri kendi saflarında tutmaktır.
Bu nedenle Türkiye yüz yıl önce olduğu gibi bugün de bağımsız dış politika çizgisinden ayrılmamalıdır. Karadeniz'de, Kafkasya'da ve Doğu Akdeniz'de kendi milli çıkarlarını esas alan bir strateji izlemeli, başkalarının jeopolitik hesaplarının aparatı haline gelmemelidir.
Çünkü Ukrayna-Rusya savaşı ve İran-İsrail krizi sona erdiğinde, Doğu Akdeniz ve Türkiye'nin yeni büyük hesaplaşmanın merkezine oturmayacağını kimse garanti edemez.
Kaynak:Haber Merkezi