Türkiye'de ofis açan sosyal medya şirketlerinin karnesi: Devlete bağlı aparat haline geldiler

İfade Özgürlüğü Derneği (“İFÖD”) tarafından sosyal medya şirketlerinin dijital karnesi çıkarıldı.

Türkiye'de ofis açan sosyal medya şirketlerinin karnesi: Devlete bağlı aparat haline geldiler

GAZETE PENCERE - İfade Özgürlüğü Derneği (“İFÖD”) tarafından, sosyal medya platformlarının Türkiye’deki internet sansüründeki rolünü inceleyen “Dijital İtaat Rejimi: Türkiye’de Sosyal Ağ Sağlayıcıları ve Şeffaflık Yanılsaması” başlıklı rapor yayımlandı.

Rapor, Facebook, X, TikTok ve YouTube gibi platformların Türkiye’de “kullanıcı haklarını” değil, “ticari çıkarlarını” korumak adına devletin sansür taleplerine nasıl boyun eğdiğini belgeleriyle ortaya koydu.

Prof. Dr. Yaman Akdeniz ve Uzman Araştırmacı Ozan Güven tarafından hazırlanan rapor, Türkiye’de ofis açan sosyal ağ sağlayıcılarının karnesini çıkardı. Raporun en çarpıcı tespiti ise, platformların Türkiye’deki yasal sürece şeklen uyum sağlarken, pratikte şeffaflıktan uzaklaşarak birer “dijital itaat mekanizmasına” dönüştükleri oldu.

Raporun Öne Çıkan Başlıkları:

Şeffaflık Yanılsaması ve Veri Karartma: Rapor, platformların yayımladığı şeffaflık raporlarını “işlevsiz veri yığınları” olarak nitelendiriyor. Meta (Facebook & Instagram) ve TikTok gibi devler, yasal zorunluluk olmasına rağmen, hangi içeriğin “kişilik hakları” hangi içeriğin “özel hayatın gizliliği” nedeniyle kaldırıldığını raporlamayarak kamuoyu denetimini imkânsız kılıyor.

BTK’nın “Ticari Sır” Kalkanı: Rapor, şeffaflık sorununun sadece şirketlerle sınırlı olmadığını, düzenleyici kurum BTK’nın da bu karartmaya ortak olduğunu ortaya koydu. BTK’nın, platformların sunduğu raporları “ticari sır” gerekçesiyle kamuoyuyla paylaşmayı reddettiği ve süreci sadece devletin görebildiği “kapalı devre bildirimlere” dönüştürdüğü belgelendi.

Algoritmik Gölge Sansür: Google başta olmak üzere platformların, içerikleri resmen kaldırmadan algoritmalar eliyle “görünmez” kıldığı (shadow banning) ve haber sitelerine yönelik keyfi trafik kısıtlamalarıyla “dijital sansürü” derinleştirdiği tespit edildi.

LinkedIn Skandalı: Raporda LinkedIn’e özel bir parantez açılıyor. Türkiye’ye sunduğu raporda “sıfır” talep aldığını beyan eden platformun, kendi küresel veri tabanında aynı dönemde Türk hükümetinden gelen taleplere %100 oranında işlem yaptığı raporlandı.

TikTok’tan “Yüksek İtaat”: Rapor, TikTok’un Türkiye’den gelen sansür taleplerine %90’ın üzerinde bir oranla uyum sağladığını ve içerikleri “yerel yasa” yerine giderek artan oranda “Topluluk Kuralları” gerekçesiyle kaldırarak sansürü perdelediğini vurguluyor.

Hukuki Geçerliliğini Yitirmiş Normların Uygulanması: Anayasa Mahkemesi’nin 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesini iptal etmesine rağmen, YouTube gibi platformların hukuken geçerliliğini yitirmiş bu maddeye dayanarak içerik kaldırmaya devam ettiği, dolayısıyla yürürlükte olmayan hükümlere istinaden halen işlem yapıldığı tespit edilmiştir.

DEVLETLE UYUMLU APARAT

Raporun sonuç bölümünde, Türkiye’deki mevcut yasal rejimin, platformları devletin sansür ve gözetim mekanizmasının birer “uyumlu aparatı” haline getirdiği vurgulanıyor. İFÖD, sosyal medya şirketlerini şeffaf olmaya, “bağlantısız veri setleri” yerine anlamlı veriler sunmaya ve Türkiye’deki sivil alanın daralmasına ortak olmamaya davet ediyor.

EngelliWeb verilerine göre, 2024 sonu itibarıyla Türkiye’de erişime engellenen web sitesi sayısı 1.2 milyonu aşmış durumda.

Raporun Web Adresi: https://ifade.org.tr/reports/SosyalMedyaRaporu.pdf

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar